<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd"
xmlns:rawvoice="http://www.rawvoice.com/rawvoiceRssModule/"
>

<channel>
	<title>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu &#187; söyleşi</title>
	<atom:link href="http://msadik.com/tag/soylesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://msadik.com</link>
	<description>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Jan 2012 11:03:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
<!-- podcast_generator="Blubrry PowerPress/2.0.4" -->
	<itunes:summary>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</itunes:summary>
	<itunes:author>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu</itunes:author>
	<itunes:explicit>no</itunes:explicit>
	<itunes:image href="http://msadik.com/wp-content/plugins/powerpress/itunes_default.jpg" />
	<itunes:subtitle>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</itunes:subtitle>
	<image>
		<title>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu &#187; söyleşi</title>
		<url>http://msadik.com/wp-content/plugins/powerpress/rss_default.jpg</url>
		<link>http://msadik.com</link>
	</image>
		<item>
		<title>Emrah Serbes&#8217;le Sözünü Sakınmadan</title>
		<link>http://msadik.com/emrah-serbesle-sozunu-sakinmadan.html</link>
		<comments>http://msadik.com/emrah-serbesle-sozunu-sakinmadan.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Dec 2011 08:20:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Altı Çizili Satırlar]]></category>
		<category><![CDATA[emrah serbes]]></category>
		<category><![CDATA[ömer türkeş]]></category>
		<category><![CDATA[sabit fikir]]></category>
		<category><![CDATA[semih gümüş]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=1449</guid>
		<description><![CDATA[Emrah Serbes&#8217;le Sözünü Sakınmadan (Video) from Sabit Fikir on Vimeo.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe src="http://player.vimeo.com/video/32963193" frameborder="0" width="590" height="302"></iframe></p>
<p>Emrah Serbes&#8217;le Sözünü Sakınmadan (Video) from <a href="http://vimeo.com/sabitfikir">Sabit Fikir</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.<!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/emrah-serbesle-sozunu-sakinmadan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benim Okulum Elazığ&#8217;ın Köy Düğünleri</title>
		<link>http://msadik.com/benim-okulum-elazigin-koy-dugunleri.html</link>
		<comments>http://msadik.com/benim-okulum-elazigin-koy-dugunleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 May 2008 12:39:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[erkan oğur]]></category>
		<category><![CDATA[Kopuz Dede]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[&#34;Neden Geldim İstanbul&#8217;a&#34;nın Burhan &#199;a&#231;an tarafından meşhur edildiği sıralarda uzun uzun konuştuk Erkan Oğur&#8217;la&#8230; Sonra, &#34;Bir &#214;m&#252;rl&#252;k Misafir&#34; yayınlanınca bir kere daha&#8230; Ge&#231;en zaman i&#231;inde Oğur, &#34;Eşkıya&#34; filminin m&#252;ziklerini yaptı, yakında bağlama sanat&#231;ısı İsmail Demircioğlu&#8217;yla birlikte yeni alb&#252;m&#252; yayınlanacak&#8230; Son g&#252;nlerde gazetelerde adı sık sık ge&#231;en, listelere giren bir t&#252;rk&#252; var: &#34;Neden Geldim İstanbul&#8217;a&#34;. Bu devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><o:p></o:p>&quot;Neden Geldim İstanbul&#8217;a&quot;nın Burhan &Ccedil;a&ccedil;an tarafından meşhur edildiği sıralarda uzun uzun konuştuk Erkan Oğur&#8217;la&#8230; Sonra, &quot;Bir &Ouml;m&uuml;rl&uuml;k Misafir&quot; yayınlanınca bir kere daha&#8230; Ge&ccedil;en zaman i&ccedil;inde Oğur, &quot;Eşkıya&quot; filminin m&uuml;ziklerini yaptı, yakında bağlama sanat&ccedil;ısı İsmail Demircioğlu&#8217;yla birlikte yeni alb&uuml;m&uuml; yayınlanacak&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p></o:p>Son g&uuml;nlerde gazetelerde adı sık sık ge&ccedil;en, listelere giren bir t&uuml;rk&uuml; var: &quot;Neden Geldim İstanbul&#8217;a&quot;. Bu t&uuml;rk&uuml; aslında. Sizin adınız hi&ccedil; ge&ccedil;mese de, sizin orijinal yorumunuz ve olduk&ccedil;a ilgin&ccedil; de bir hik&acirc;yesi var. T&uuml;rk&uuml;y&uuml; nasıl buldunuz, hik&acirc;yesini anlatır mısınız?</p>
<p class="MsoNormal">Erkan Oğur : T&uuml;rk&uuml;n&uuml;n aslı &quot;Neden Geldim Amerika&#8217;yadır. Bir Ermeniye ait. Bu adam 1920&#8242;lerde memleketi Harput&#8217;ta Amerika&#8217;ya g&ouml;&ccedil; ediyor. &Ouml;nce Bandırma&#8217;ya geliyor, gemiye binip New York&#8217;a gidiyor. Orada yaşamaya başlıyor. Amerika&#8217;ya &ccedil;ok da uyum sağlayamıyor. Memleketi &ouml;zl&uuml;yor. Ve orada, yine bu b&ouml;lgeden m&uuml;zisyenlerle Harput y&ouml;resi folkloruyla bir beste yapıyor. Anonim değil yani, bir beste. 0 y&ouml;renin folklorundan etkilenerek, &quot;Neden Geldim Amerika&#8217;ya&quot;nın hik&acirc;yesini yapıyor. Hem y&ouml;renin aksanı, hem Ermeninin T&uuml;rk&ccedil;e konuşmasını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n, koyu bir aksanla, &ccedil;ok g&uuml;zel bir sesle s&ouml;yl&uuml;yor. Taş plak olarak kaydediliyor. Ben 89-90 yılları arasında Amerika&#8217;dayken Jerry Silverman adlı bir m&uuml;zikolog sayesinde farkettim bu t&uuml;rk&uuml;y&uuml;. &Ccedil;ok hoşuma gitti. Ben de Amerika&#8217;dayım, memleketi &ccedil;ok &ouml;zl&uuml;yorum, bir-iki kere &ouml;yle s&ouml;yledim. Sonra bir baktım, &quot;Neden Geldim İstanbul&#8217;a&quot; lafı &ccedil;ıktı ağzımdan. Birdenbire bizim İstanbul&#8217;daki durumumuza ne kadar denk d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;rd&uuml;m. G&ouml;&ccedil;&uuml; anlatan bir şey&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;<span id="more-20"></span></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Siz bu t&uuml;rk&uuml;y&uuml; s&ouml;ylemediniz ama, başkaları s&ouml;yledi, hatta listelere girdi, gazetelere haber oldu, adınız bile ge&ccedil;medi. Buna ne diyorsunuz?</p>
<p class="MsoNormal">Ben hi&ccedil; bu isimler hakkında konuşmak istemiyorum. Yalnızca şu kadarını s&ouml;yleyebilirim: Son d&ouml;nem T&uuml;rkiye&#8217;de yapılan m&uuml;ziklerin neredeyse tamamı, &ccedil;alma, araklama, esinlenme yoluyla ortaya &ccedil;ıkmıştır. &quot;Neden Geldim İstanbul&#8217;a&quot;nın başına gelen de bu işte. Ge&ccedil;en sene bu t&uuml;rk&uuml;y&uuml; bir CD &ccedil;alışmasının i&ccedil;ine koymayı d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m ve yaptık. G&ouml;t&uuml;rd&uuml;m birka&ccedil; firmaya. Hepsi ticari boyutlarda Şeylerle uğraştıkları i&ccedil;in, &quot;bu sıfır satar, sen bunu, en iyisi yurt dışında yap&quot; dediler, akıllar verdiler. B&uuml;t&uuml;n masrafları bana ait olmak &uuml;zere, bazı kayıtları burada, bazı kayıtları Amerika&#8217;da. Bazılarını da Almanya&#8217;da yaptım. O CD&#8217;de yer aldı bu t&uuml;rk&uuml; ge&ccedil;en sene. Burada yayınlanmadı. Tutmayacağı s&ouml;yleniyordu. Bu olaylardan sonra ilgilenmeye başladılar.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bu durumda o CD&#8217;nin T&uuml;rkiye versiyonunu &ccedil;ıkaracak mısınız?</p>
<p class="MsoNormal">Şimdi, bir firmayla anlaştım. D&ouml;rt par&ccedil;ayı şu anda kaydettim. Diğerlerini yılbaşından sonra kaydedip bitireceğim.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Almanya&#8217;da piyasaya &ccedil;ıkan CD&#8217;nin aynısı mı olacak?</p>
<p class="MsoNormal">Bu CD&#8217;nin biraz daha az enstr&uuml;mantal olanı. Orada daha enstr&uuml;mantal, emprovizeye y&ouml;nelikti&#8230; Ben aslında perdesiz gitarı tanıtmak i&ccedil;in yapmıştım bu CD&#8217;yi.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Perdesiz gitar ilk kez sizin yaptığınız ve &ccedil;aldığınız enstr&uuml;man galiba&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Perdesiz gitar yeni bir enstr&uuml;man ve T&uuml;rk gitarı olarak tanıtıyorum, hakikaten T&uuml;rkiyeli bir &ccedil;algı. Şimdi pazarı oluşmaya başlarsa, belki aletin &uuml;retimi, patentini alma s&ouml;z konusu olabilir. Ben &ccedil;eşitli modellerini yaptım. İşte klasik, akustik, altı telli, sekiz telli&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Kendi m&uuml;zik aletlerinizi kendiniz mi yapıyorsunuz?</p>
<p class="MsoNormal">Evet, genellikle kendim yapıyorum. T&uuml;rk m&uuml;ziği konservatuarında okuduğum sırada, enstr&uuml;man yapımı dersleri de aldım. M&uuml;hendislik yanım filan da var. Daha &ouml;nceki yıllarda fizik okumuştum Almanya&#8217;da. Ordan kalan bir etki var. Biraz akustik bilgisiyle, biraz m&uuml;zik bilgisiyle, biraz el becerisiyle enstr&uuml;man yapımını ilerlettim. Mesela, bunun adı &quot;Telli Baba&quot;&#8230; Sekiz telli. Beş oktav ses sahası var.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Perdesiz gitar nasıl bir ihtiya&ccedil;tan doğdu?</p>
<p class="MsoNormal">Perdesiz gitar i&ccedil;in esas ihtiya&ccedil;, tamperaman dışı sesler ve T&uuml;rk m&uuml;ziğinin seslerinin &ccedil;alınabileceği bir enstr&uuml;mana olan ihtiya&ccedil;tı. Esas maksat, perdesiz enstr&uuml;manlarda, aslında b&uuml;t&uuml;n enstr&uuml;manlarda, insan sesini taklittir. Buna da en ideal bi&ccedil;imde, insan sesinin kendisi gibi, perdesiz, sınırlandırılmamış bir aletle ulaşılabilir ya da yaklaşılabilir. B&ouml;yle bir ihtiya&ccedil;tan, T&uuml;rk m&uuml;ziği seslerine olan ihtiya&ccedil;tan doğdu. Perdesiz gitar, caz i&ccedil;in, blues i&ccedil;in, rock i&ccedil;in, hatta heavy metal i&ccedil;in &ccedil;ok m&uuml;sait bir alet&#8230; Eğer o pazara enstr&uuml;man olarak girerse ticari boyutu olabilir.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Gitarla mı başladınız m&uuml;ziğe?</p>
<p class="MsoNormal">Benim ilk sazım c&uuml;mb&uuml;ş ve bağlamadır. C&uuml;mb&uuml;ş de perdesiz bir sazdır. Bizim y&ouml;remizde &ccedil;ok yaygındır. Oradan bir doğal alışkanlığımız, yatkınlığımız var. Yirmi yaşından sonra gitar &ccedil;almaya başladım. Gitarı &ccedil;ok sevdim. Bir yerden sonra, i&ccedil;imizde olan bir şeyden, buranın getirdiği ihtiya&ccedil;tan, yetmedi alet. Perdelerini s&ouml;kerek, &ouml;yle bir arayış i&ccedil;erisinde bu alete ulaştım. T&uuml;rk m&uuml;ziği ses sistemiyle ilgili, tamperaman dışı seslerin kullanıldığı akorlar d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Elazığlısınız, siz de orada bulundunuz mu, yoksa aileniz daha &ouml;nceden mi gelmişti?</p>
<p class="MsoNormal">Ailem oralı, ben de orada b&uuml;y&uuml;d&uuml;m. 15 yıl &ccedil;ocukluğum orada ge&ccedil;ti. Lise &ccedil;ağlarında ayrıldım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">M&uuml;zikle ilgilenmeye oradayken mi başladınız?</p>
<p class="MsoNormal">Evet, ben beş yaşından beri m&uuml;zikle uğraşıyorum. Oyun şeklinde&#8230; Ailem &ccedil;ok destek olmamıştır bu konuda.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Ailede hi&ccedil; &ccedil;alan, s&ouml;yleyen, kendinize &ouml;rnek aldığınız yakınlarınız var mıydı?</p>
<p class="MsoNormal">Yok hi&ccedil;, ne amat&ouml;r, ne profesyonel kimse yok&#8230; Ben &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir yalnızlık altında, kendi kendime bu yola girdim. Ve &ccedil;ok zaman kaybettim tabi bu y&uuml;zden. Standart aile şablonları nedeniyle, okunacaktır, m&uuml;hendis olunacaktır, doktor olunacaktır&#8230; Ama benim i&ccedil;in hep m&uuml;zik vardı. 0 yaşlarda bir m&uuml;zik eğitimi g&ouml;rmedim. Sokaklar, dağlar, kuşlar, civarın m&uuml;ziği, y&ouml;re m&uuml;ziği&#8230; Benim okulum aslında, Elazığ&#8217;ın k&ouml;y d&uuml;ğ&uuml;nleri oldu. K&ouml;y d&uuml;ğ&uuml;nlerinde duyduğum m&uuml;zikler&#8230; Ve sonra &ccedil;almaya başladım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">S&ouml;yleyerek mi, &ccedil;alarak mı başladınız?</p>
<p class="MsoNormal">&Ouml;nceleri s&ouml;ylerdim. Sesim g&uuml;zeldi. Ama &ccedil;ok utanırdım, yalnızken s&ouml;ylerdim. &Ccedil;ok zorlarlardı, arkamı d&ouml;ner, duvarın k&ouml;şesine sıkışıp iki satır duvara doğru s&ouml;yler, sonra heyecandan ağlardım, s&ouml;yleyemezdim. 0 y&uuml;zden s&ouml;yleme sorunum vardır hala. Hala halkın &ouml;n&uuml;nde s&ouml;yleyemem, st&uuml;dyolarda ka&ccedil;amak bi&ccedil;imde s&ouml;yl&uuml;yorum.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">M&uuml;ziğinden &ccedil;ok etkilendiğiniz, &ccedil;ok beğendiğiniz kişiler oldu mu?</p>
<p class="MsoNormal">Genelde m&uuml;zik olarak ilgilendiğim kişiler var. Gitarla ilgili olduğum i&ccedil;in bazı gitaristler var hoşuma giden, beğendiğim. John Mc Laughlin&#8217;i severdim, hala da seviyorum. Jimi Hendrix beni &ccedil;ok etkilemişti. Gitar heyecanımı o uyandırmıştı. Radyoda ilk defa Elazığ&#8217;da duydum onu. Bu nedir diye şaşırdım. Bunu ben &ouml;ğrenmeliyim dedim. İ&ccedil;imde hala Hendrix unsurları vardır. Onun tonuna kimse ulaşamadı daha hala&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bug&uuml;n rock barları Hendrix&#8217;i yorumlamaya meraklı gen&ccedil;lerle dolu&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Hendrix&#8217;i yorumlamak cesaret işi veya cehalet mi demeli. Kendi m&uuml;ziğini yapmalı insanlar. Ama Hendrix &ouml;nemli bir etkileyici unsur. Amerika&#8217;da her sene Hendrix yarışmaları oluyor. Bir s&uuml;r&uuml; gitarcı onun par&ccedil;alarını &ccedil;alıp &ouml;d&uuml;ller filan alıyorlar. &Ccedil;ok komik.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">A&ccedil;ıkhava&#8217;daki konserinizde altı telli bas &ccedil;alan bir gen&ccedil; vardı. 0 alet de sizin tasarımınız mı?</p>
<p class="MsoNormal">Haa, ilkin. Benim tasarımım değil. Yıllar &ouml;nce, Fender marka bir gitarımın tellerini değiştirip bas gitar telleri takarak onu kalın ses veren bir alete d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rm&uuml;şt&uuml;m. Altı telli bas, bas bas bağıran bir alet oldu. Hatta yaşayan bir konser vermeye kalktık. İki davul ve o gitarla birlikte. Bir s&uuml;r&uuml; Marshall anfiyi arkamıza koydum, hepsini paralel bağladık. Davulcular da &ccedil;ok iyi davul &ccedil;alan iki arkadaşım: Cem ve Turgut. Onlar, biri sağda, biri solda, ben de ortada &ccedil;ıktık &ccedil;almaya başladık, 15-20 dakika sonra yukarıdaki albay rahatsız oluyormuş, konser durduruldu. Konserin bir ilgin&ccedil; yanı daha vardı, gelip dinleyenlere biner lira veriyorduk.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yine geriye d&ouml;nelim isterseniz&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Ailede destek pek yoktu ama, annem &ccedil;abalamıştır. Sonunda ben altı yaşındayken bir keman getirdiler. Kemanın boyu benim kadardı. M&uuml;mk&uuml;n değil &ccedil;almam. Ben bu enstr&uuml;manla cebelleşip durdum. Bir yıl kadar kemanla uğraştım. Nasıl yaptım hatırlamıyorum ama, sonunda &ccedil;&ouml;zm&uuml;şt&uuml;m aleti. Ben &ccedil;ok &uuml;st&uuml;ne gider oldum aletin, dağlara ka&ccedil;ıyordum. Harput&#8217;ta bir u&ccedil;urum vardı, yankı yapıyordu. Ben orada yay &ccedil;ekerek oynuyordum, dııın, dıııın diye&#8230; Orkestram yankılardı. Sonra ben kemanla yok olmaya başlayınca, bizimkiler rahatsız olmaya başladılar. Kaldırıp y&uuml;ksek bir yere koydular aleti. Sonra, &uuml;niversite yıllarında fizik okumak i&ccedil;in Almanya&#8217;ya gittim. &Uuml;&ccedil; sene okudum, terkettim. 0 d&ouml;nemlerde gitar ilgimi &ccedil;ekmeye başlamıştı. Klasik gitar plakları alıp dinlerken, o plaklarda &ccedil;alan par&ccedil;aların k&uuml;t&uuml;phanelerden notalarını bulup &ccedil;alarak &ouml;ğreniyordum. Bu tabi &ccedil;ok uzun s&uuml;ren bir &ouml;ğrenme y&ouml;ntemi. &Ccedil;ok daha kısa zamanda bir hocayla &ouml;ğrenilebilir ama, benimki oto didaktik oldu.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">0 ilk kemandan &uuml;niversite yıllarımdaki gitara kadar hi&ccedil;bir &ccedil;alışmanız olmadı mı?</p>
<p class="MsoNormal">Bağlama, c&uuml;mb&uuml;ş, ud&#8230; Daha &ccedil;ok bağlama &ccedil;aldım. Gitar &ccedil;ok sonra yani. Bağlama merakımdan dolayı altı telli bağlama yaptım. Prototip bir enstr&uuml;man&#8230; &Ccedil;ok sesli halk m&uuml;ziğinin doğru şeklini yapabilmek i&ccedil;in, nasıl Batı m&uuml;ziği i&ccedil;in piyano ana enstr&uuml;mansa, bu da T&uuml;rk m&uuml;ziğinin piyanosu olabilir. Akor d&uuml;ş&uuml;nmek i&ccedil;in bir imk&acirc;n. Bunu yaptıktan sonra, &uuml;&ccedil; telli bağlamanın ne kadar kıymetli bir alet olduğunu daha da iyi anladım. Altı tellide onun yapamayacağı bir s&uuml;r&uuml; şey yapılıyor ama, bazı sihirli şeyler de yapılamıyor.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bu aletin kabul g&ouml;receğini sanıyor musunuz?</p>
<p class="MsoNormal">Sanmıyorum. Bir iddiam yok ve &ccedil;ok erken, &ouml;nce aletin m&uuml;zik yapabilirliğini inceleyip tekniğini geliştirmek gerekli. Hen&uuml;z emekliyor. İnsanlarımız &ccedil;ok tutucu, &ccedil;ok reaksiyon da g&ouml;rebilir&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Sizin bu tutuculuğu kırmak, onunla m&uuml;cadele etmek gibi bir derdiniz var mı?</p>
<p class="MsoNormal">Ben pasif bir insanım. İ&ccedil;e d&ouml;n&uuml;k yaşayan birisiyim. Bir şeyler yaparım sunarım, kabul g&ouml;r&uuml;r g&ouml;rmez veya eleştirilir filan, onlara &ccedil;ok kulak asmıyorum. Kapılar da a&ccedil;ık, isteyen, merak eden gelip inceler, eleştirir. Ben insanları eğitmek istemiyorum. Ders veren insanlardan olmak istemiyorum. Ş&ouml;yle yapılmamalıdır, bunun doğrusu budur, k&ouml;t&uuml;s&uuml; şudur gibi&#8230; M&uuml;zik &ccedil;ok &ouml;zel bir konu. Bana sorarsanız, yalnız yapan kişiyi ilgilendiren bir konu. İnsanların gece g&ouml;rd&uuml;kleri bir r&uuml;ya gibi. Birisi ondan hoşlanıyor, birisi &ouml;b&uuml;r&uuml;nden hoşlanıyor. Bir şey diyemezsin, sınırlayamazsın. M&uuml;zikle ilgili standartlar var tabi. Matematiksel sınırlamalar getirebilirsin. Estetik i&ccedil;in de matematik sınırlamalar getirebilirsin ama, yine de acayip bir &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; var. Ben sadece kendim i&ccedil;in yapıyorum. Civarımdakiler, insanlar hoşlanınca mutlu oluyorum.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">M&uuml;ziğiniz nelerden besleniyor, kaynağınız hala Elazığ mı?</p>
<p class="MsoNormal">Hala oradan besleniyor. 0 kadar b&uuml;y&uuml;k bir kaynak ki. Elazığ y&ouml;resinin seksene yakın t&uuml;rk&uuml;s&uuml;n&uuml; topladım. D&ouml;rt kasetlik bir materyal var bende. Onları dinliyorum işte. Orijinim Elazığ ama, Karadeniz&#8217;e kadar, Ege&#8217;ye kadar uzanabiliyorum.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">M&uuml;ziğinizin b&uuml;t&uuml;n&uuml;nde mistik bir hava var sanki. Tasavvufla, dinle, mistisizmle ilgili misiniz?</p>
<p class="MsoNormal">Evet. M&uuml;ziğim pek eğlenceli, neşeli değildir. Hep uzak bir şeye, ulaşılmaz bir hedefe &ouml;zlem vardır. Dingindir, h&uuml;z&uuml;nl&uuml;d&uuml;r, enerjisi vardır ama. Bir şeyler anlatmak ister, ama bunun ne olduğunu ben de tam bilemiyorum, ama bir şey s&ouml;ylemek isteyen bir m&uuml;zik bu; s&ouml;zle değil de m&uuml;zikle, duyguyla&#8230; S&ouml;z benim i&ccedil;in m&uuml;ziğin bir unsuru sadece. İnsan sesi doğal olarak, direkt kontak a&ccedil;ısından kullanılan bir unsur bence. 0 bakımdan anlatım m&uuml;ziğidir benimki. Benim yaşam bi&ccedil;imimde tasavvufa eğilim var. Herkes bunu s&ouml;yler de, ben temizlikten, hem i&ccedil; hem dış temizlikten, doğru olmaktan, d&uuml;r&uuml;st olmaktan, inanmış olmaktan yanayımdır. M&uuml;zikte de &ouml;yle, birebirdir. Ben bir emprovizasyon yaptığım veya bir şey &ccedil;aldığım zaman bir kere &ccedil;alarım, olursa olur, olmazsa olmaz. Israr yoktur. 0 andaki duygu odur. Olduğu zaman yaparım. Kadercilik vardır bende.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Hi&ccedil; s&ouml;z yazıyor musunuz ya da yazmayı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor musunuz?</p>
<p class="MsoNormal">D&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum, yazmadım hen&uuml;z ama. Halk m&uuml;ziği donanımının getirdiği mani d&uuml;zme veya tekerleme ya da beyit gibi yolda y&uuml;r&uuml;rken filan kendi kendime garip garip şeyler mırıldanırım, ama onlar &ccedil;ok amat&ouml;r sayılır. D&uuml;ş&uuml;ncemi s&ouml;zle tam olarak ifade edemiyorum hen&uuml;z. G&uuml;nl&uuml;k lisanla konuşuyorum ben hep. G&uuml;nl&uuml;k lisanın biraz &uuml;zerinde şeyler s&ouml;ylesem de, onları o kadar yeterli bulmuyorum. Biraz da ka&ccedil;amak var tabi. M&uuml;zikle ifade etmenin soğukluğu var. Ka&ccedil;abiliyorsunuz, onun arkasına sığınabiliyorsunuz.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Şarkılarının s&ouml;zlerini kendileri yazan m&uuml;zisyenler var. &Ouml;rneği Nejat Yavaşoğulları ve B&uuml;lent Orta&ccedil;gil. Onları nasıl buluyorsunuz?</p>
<p class="MsoNormal">Nejat&#8217;ın s&ouml;zleri biraz kafaya vurur gibi, dan dan&#8230; Ben Yunus&#8217;u tercih ederim. Ve B&uuml;lent Orta&ccedil;gil&#8217;i tercih ederim. G&uuml;zel s&ouml;yl&uuml;yor. Bizim s&ouml;ylemek isteyip de s&ouml;yleyemediğimiz bir s&uuml;r&uuml; şeyi dıng diye s&ouml;yleyiveriyor. Onun &ouml;yle bir &ouml;zelliği var.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bir de mesela eskilerden &Uuml;nol B&uuml;y&uuml;kg&ouml;nen&ccedil; var, hala Nazım Hikmet besteliyor&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">0 yanlış bir şey. Tabi, benim kendi fikrim. Bir başkasının şiirini bestelemeyi benim aklım almıyor. İstese kendi bestelerdi zaten. Veya onu yazarken bestelemiş zaten. Her şiirin bir m&uuml;ziği vardır, ama, o yapan kişiye aittir. o duyguyu da en iyi anlar. o s&ouml;yler. Bir başkası onu s&ouml;ylediği zaman doğru olmaz. Bestelensin diye, baştan şarkı s&ouml;z&uuml; olarak yazılan par&ccedil;alar da var, mesela; Yeni T&uuml;rk&uuml;&#8217;n&uuml;n bazı şarkıları gibi&#8230; Bestecilik oynamak &ccedil;ocuk saflığında ve temizliğinde olursa, g&uuml;zel bir oyun olabilir. Ama ge&ccedil;icidir. M&uuml;zikle uğraşan bir&ccedil;ok insanın, ben de dahil hepimizin &ccedil;ok eksikleri var. Benim kendi eksikliğim mesela, ritmim &ccedil;ok zayıf. Teknik eksikliklerden bahsediyorum. Duygu konusu zaten tartışılamaz. B&uuml;t&uuml;n insanlar duyguludur.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Siz halk m&uuml;ziğini, yerel m&uuml;zikleri yorumluyorsunuz. Bu konuda &ccedil;ok farklı başka yaklaşımlar da oldu. Mesela, &quot;T&uuml;rk beşleri&quot; gibi resmi bir uygulama vardı bir zamanlar. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?</p>
<p class="MsoNormal">T&uuml;rk beşleri bir d&ouml;nemin &ccedil;abalamasıydı. Ben doğrusunun o olduğunu sanmıyorum. T&uuml;rk beşleri, Rus beşlerinin bir taklidinden &ouml;teye ge&ccedil;medi. Ziya G&ouml;kalp&#8217;in fikrinden etkilenerek girişilmiş bir politika. Bayağı emek verdiler. Bazı yetenekli insanlar, o beş kişi eğitildiler. Burada eğitileceklerine, gidip oralarda eğitildiler. Sonra oralı olup geldiler. Buradaki halk m&uuml;ziğini inceleyip derlemeler yaptılar. Aslında yaptıkları en yararlı &ccedil;alışma o oldu. Yalnız, aynı zamanda da yozlaşıp yok olmasına neden oldular: Turist gibi gidiyorsun, k&ouml;y k&ouml;y, t&uuml;rk&uuml; s&ouml;yleteceksin adamlara&#8230; İnsanlar &ccedil;ok sevecenler, hemen yakınlık kuruyorlar ama, t&uuml;rk&uuml; s&ouml;ylemekte &ccedil;ok sakınımlılar. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; binlerce yıldır gelen bir şey, &ccedil;ok kıymetli. Bilin&ccedil;altında herhalde &ouml;yle bir koruma kaygısıyla, hazine gibidir işte, kolay kolay s&ouml;ylemiyorlar. Bizde k&ouml;y d&uuml;ğ&uuml;nlerinden hatırlıyorum. Oralarda, aşiret hayatı. ya da b&uuml;y&uuml;k aileler diyelim. Yaşantıları vardır. K&ouml;y d&uuml;ğ&uuml;nlerine herkesi almazlar. Mesela, T&uuml;rkmensen T&uuml;rkmenler gelir. K&uuml;rtsen K&uuml;rtler gelir, Kırımlıysan Kırımlı, Aleviysen Aleviler gelir, G&uuml;rc&uuml;ysen G&uuml;rc&uuml;ler&#8230; Bizim orası hakikaten bir mozaiktir. Ermeni, Rum, Yahudi, Azeri. G&uuml;rc&uuml;, S&uuml;ryani, herkes vardır. &Ccedil;ok karışık, Amerika gibi bir yer. Birbirleriyle &ccedil;ok yakın ilişki vardır, uyumludurlar.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yine m&uuml;ziğe d&ouml;nelim mi?</p>
<p class="MsoNormal">Bug&uuml;n kendi m&uuml;ziğimizle ilgili hi&ccedil;bir şey yok ortada. Bizim klasik m&uuml;ziğimiz, 1920&#8242;lerde filan bitti. Tamburi Cemil Bey ile. Eserler veren, &ccedil;alan eden, eğiten son kişi odur. Halk m&uuml;ziği de Veysel&#8217;le son bulmuştur. 0 d&ouml;nemden sonra sadece tekrar var.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Anadolu folk vs. adlarla m&uuml;zik yapan &ccedil;eşitli gruplar oldu, onlara ne diyorsunuz?</p>
<p class="MsoNormal">Anadolu folk zaten olup bitmiş bir şey. Bin senede oluşmuş bir m&uuml;zik artık son şeklini almıştır. 0 en y&uuml;ksek seviyesine ulaşmıştır. Klasik Batı m&uuml;ziği de mesela, &ccedil;ok ciddi bir &ccedil;ıkmazda. Sistem iflas etti. Tamperaman sistem bitti. Atonal m&uuml;zik gibi denemeler yaptılar. Şu anda egzotik &uuml;lkelerin folklorlarına y&ouml;nelik &ccedil;alışmalar reva&ccedil;ta. 0 da bir arayış işte. Hatta d&uuml;nya pop m&uuml;ziğine de sı&ccedil;radı bu. Birileri gitti Afrika&#8217;ya&#8230; Beatles bile gitti Hindistan&#8217;a, John Mc Laughlin gitti Hindistan&#8217;a, Paul Simon Afrika&#8217;ya gitti. T&uuml;rk m&uuml;ziği de dışarıda akademilerde, bazı yerlerde inceleniyor. Bence T&uuml;rk m&uuml;ziği ithal olarak gelecek bize. &Ouml;yle olacak gibi bir fikrim var. Biz burnumuzun dibinde yaşayan, olan şeyi g&ouml;remiyoruz. T&uuml;rkiye&#8217;de pop m&uuml;zikle uğraştığını iddia edenler, isim vermek istemiyorum, ne enstr&uuml;manlarını doğru d&uuml;r&uuml;st &ccedil;alabiliyorlar, ne T&uuml;rk m&uuml;ziğini tam olarak biliyorlar, ne Batı m&uuml;ziğini tam olarak biliyorlar, bir cehalet &ouml;rneğidir. Tam yarı aydın insanın verdiği bir zarar vardır ya, onun tipik bir &ouml;rneğidir.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Beğendiğiniz, takdir ettiğiniz hi&ccedil; m&uuml;zisyen yok mu T&uuml;rkiye&#8217;de?</p>
<p class="MsoNormal">Sazını iyi &ccedil;alan birka&ccedil; kişi var, sesini iyi kullananlar var. Bu kişilerin de eksikleri vardır tabi. Tamamen eleştiri oldu ama&#8230; Eleştiri de yapılmalı bence. Bekir Sıtkı Sezgin var mesela sesini kullanan. Kani Karaca var, Kibariye var sesini kullanan; İbrahim Tatlıses var ses olarak, kafa olarak değil de. Sazını &ccedil;alanlar var, bir tanesi benim, Necdet Yaşar tambur, neyzen Şenol Filiz var, iyi bağlama &ccedil;alan birka&ccedil; arkadaşımız var, Arif Sağ var, Talip &Ouml;zkan var yurtdışında yaşayan, klasik gitar &ccedil;alan Erdem S&ouml;kmen var&#8230; Klasik Batı m&uuml;ziği dalında &ccedil;ok &ouml;nemli yorumcularımız var, isimleri hepimizce mal&ucirc;m. Onların &ccedil;alışma disiplinleri &ouml;n&uuml;nde saygıyla eğilmek gerek. İyi isim saymak m&uuml;mk&uuml;n; adını bilmediğimiz yerel sanat&ccedil;ılar var &ccedil;ok sayıda. Sonra, &ccedil;ingeneler var. Onlar &ccedil;ok yetenekliler. Sokaktan &ccedil;evir bir tanesini, ortalıkta g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z b&uuml;t&uuml;n m&uuml;zisyenlerden daha iyi &ccedil;alarlar, duyarlı &ccedil;alarlar, eğitimleri yoktur. Onların doğal bir okulları var. Destek g&ouml;rseler &ccedil;ok daha fazlasını yapabilirler. Eğitilseler belki&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Ama eğitilirken, ehlileştirip, harcanıp hi&ccedil;bir şey yapamaz hale getirilmek de var&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Doğru, eğitilirken &ouml;ğ&uuml;t&uuml;lmek diyorsunuz. Genellikle de &ouml;yle olur. Ben mesela, T&uuml;rk m&uuml;ziği konservatuarında okudum. D&ouml;rt yıllık eğitim g&ouml;rd&uuml;m. 0 d&ouml;rt yıllık eğitim d&ouml;rt ayda biterdi. Ben kendi kendimi yetiştirdim. Kendi y&ouml;rem olan Elazığ&#8217;ın m&uuml;ziğini veya bir&ccedil;ok &uuml;lkenin m&uuml;ziğini, S&uuml;mer m&uuml;ziğini de, &Ccedil;in m&uuml;ziğini de inceledim. Gittim Mississippi y&ouml;re sanat&ccedil;ılarını da inceledim. Bir aşağı bir yukarı dolaşarak blues&#8217;i de inceledim. Orada &quot;Mississippi&#8217;yi 12 defa ge&ccedil;ersen, bir tane blues &ccedil;alabilirsin&quot; diye bir deyiş var.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">12 kere ge&ccedil;tiniz mi?</p>
<p class="MsoNormal">Ben 60 kere ge&ccedil;tim. Beş blues &ccedil;alabilirim yani. Şaka şaka. Sormak ve doğru cevabı bulmak lazım. Demek istediğim, Anadolu m&uuml;ziğine dokunurken onu yapabilir miyim, yapamaz mıyım diye de d&uuml;r&uuml;st&ccedil;e kendine sormak ve doğru cevabı bulmak gerekir.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Beste yapıyor musunuz?</p>
<p class="MsoNormal">Ben beste yapamıyorum. Bir s&uuml;r&uuml; m&uuml;zik var kafamda, ama her şey bir şeye benziyor. Bir şey &ccedil;aldığım zaman, a bu diyorum, bu y&ouml;renin tavrı oldu. Şu filan par&ccedil;anın bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; m&uuml;yd&uuml; acaba diyorum. Onun i&ccedil;in ben yalnızca emprovizasyonlar yapıyorum. &Ouml;yle saf bir eser &uuml;retmiş değilim&#8230; Neyse, ben 74 senesinde Almanya&#8217;ya gittim, fizik okumak i&ccedil;in. Bir miktar okudum. Sonra, iki yıl kadar, g&uuml;nde on saat kendi kendime gitar &ccedil;alıştım. 0 d&ouml;nemde fiziği tamamen bıraktım. T&uuml;rk m&uuml;ziğine y&ouml;nelip perdesiz gitar yaptım 76&#8242;da Almanya&#8217;da. Bir anda her şey değişti. Başka bir y&ouml;ne kanalize olmaya başladım. Zaten Almanya&#8217;da olmaktan dolayı biraz daha bu tarafın &ouml;zlemini &ccedil;ekiyordum, bazı şeyleri daha iyi anlıyordum. Almanya&#8217;ya hi&ccedil;bir zaman uyum sağlayamadım. Altı sene kaldım, hi&ccedil; bira i&ccedil;medim. &Ccedil;ok kaba saba, m&uuml;ziksiz bir &uuml;lke, donuk, soğuk renkler&#8230; Altı sene ailevi nedenlerle, onların baskısıyla direndim. Sonra 79 sonunda T&uuml;rk M&uuml;ziği Devlet Konservatuan&#8217;nın a&ccedil;ıldığını &ouml;ğrendim. Onu &ouml;ğrenince, &ccedil;ok heyecanlandım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Nihayet bana bir okul a&ccedil;tılar diye mi d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;n&uuml;z?</p>
<p class="MsoNormal">Bana bir okul a&ccedil;tılar, evet, bak b&ouml;yle aklıma gelmemişti. &Ouml;yle bir heyecanla geldim. Buradaki konservatuara girdim. Bir-iki ay sonra, o okulun tabi benim i&ccedil;in a&ccedil;ılmadığını g&ouml;rd&uuml;m. Fakat ortamı sevmiştim, bir m&uuml;zik ortamı vardı. Kimse bir şey bilmiyordu. Herkes birbirinden bir şey soruyordu. Her şeye rağmen, benim i&ccedil;in keyifli bir ortamdı. Kendime ayıracak &ccedil;ok zamanım oluyordu. Ayrıca, enstr&uuml;man yapımıyla ilgileniyordum. D&ouml;rt yıl okudum orada, mezun oldum. Daha sonra, Mazhar Fuat &Ouml;zkan grubuyla &ccedil;alıştım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">İlk profesyonel &ccedil;alışmana o muydu?</p>
<p class="MsoNormal">T&uuml;rkiye&#8217;de ilk profesyonel &ccedil;alışmam Kibariye ile oldu. Stardust&#8217;da, o yeni meşhur oluyordu, ben de onun orkestrasında gitar &ccedil;alıyordum. Perdesiz gitarı ilk defa Mazhar&#8217;larla kullandım. Onları tanımıyordum. İlk plaklarında &quot;G&uuml;llerin İ&ccedil;inden&quot; ve &quot;Bu Sabah Yağmur Var İstanbul&#8217;da&quot; diye iki par&ccedil;a var, orada kullandım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Birbirinizi nasıl buldunuz?</p>
<p class="MsoNormal">0 zamanlar Kalamış&#8217;ta K&ouml;hne diye bir yer vardı. Deniz kenarında bir kahve, m&uuml;zisyenler, ressamlar filan gelirdi. &Ccedil;ay i&ccedil;erdik, denize bakardık, orada bahsetmişler. Onlar da beni st&uuml;dyoya &ccedil;ağırdı. Sonra enteresan geldi insanlara. Konserler sırasında onu &ccedil;alacak kimse &ccedil;ıkmadı. Mecburen beni gruba almak zorunda kaldılar. Bir d&ouml;nem &ccedil;alıştık.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Onları nasıl buluyorsunuz?</p>
<p class="MsoNormal">G&uuml;zel vokal yapıyorlar. Mazhar iyi s&ouml;z yazıyor. Ama m&uuml;zik son derece tanıdık. Aslında b&uuml;t&uuml;n bu tarz gruplar &quot;Sergent Pepper&quot; alb&uuml;m&uuml;n&uuml; yeniden yapmaya &ccedil;alışıyorlar. Yapılmış bitmiş, &uuml;stelik Beatles yapmış bunu.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Peki Mazharlardan sonra?..</p>
<p class="MsoNormal">0 d&ouml;nemde, onların bana bu aletin tanınması a&ccedil;ısından b&uuml;y&uuml;k katkısı oldu. Ben onların yanın da iş&ccedil;iydim. 0 d&ouml;nemlerde başkalarının kayıtlarında da &ccedil;almaya başladım. 0 arada biz B&uuml;lent&#8217;le (Orta&ccedil;gil) &ccedil;alışıyorduk. Sonra &Ccedil;ekirdek Sanatevi&#8217;nde bir şeyler yaptık. Orada kayıt kalitesi &ccedil;ok y&uuml;ksek olmayan ama m&uuml;zik a&ccedil;ısından y&uuml;ksek seviyeli bir şeyler yaptık. 86&#8242;da askere gittim, o d&ouml;nem bir &ccedil;atlak olarak duruyor hayatımda. Hi&ccedil;bir şey yok hayatımda. T&uuml;feği gitar gibi tutup &ccedil;alıyordum. D&ouml;nd&uuml;kten sonra, bir yıl konservatuarda ud hocalığı yaptım. Sonra, o ortamı pek sevmedim. 0 g&uuml;n bug&uuml;nd&uuml;r, piyasada para kaygısıyla bazı insanlarla &ccedil;alışıyorum. Ajda Pekkan&#8217;ın dan Z&uuml;lf&uuml; Livaneli&#8217;sine, Sezen Aksu&#8217;suna kadar bazı insanlarla kayıt veya konserlerde &ccedil;alışıyorum. Ama yapmak istediğim m&uuml;zik de, yaşam tarzı da bu değil.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yıpratıcı olmuyor mu?</p>
<p class="MsoNormal">&Ccedil;ok yıpratıcı oluyor. Bug&uuml;nlerde bırakmak &uuml;zereyim. Sonumuz sessizlik nasıl olsa.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">S&ouml;yleşi: Siren İdemen, Melih Katıkol</p>
<div style="page-break-after: always;"><span style="display: none;">&nbsp;</span></div>
<p><!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/benim-okulum-elazigin-koy-dugunleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

