<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd"
xmlns:rawvoice="http://www.rawvoice.com/rawvoiceRssModule/"
>

<channel>
	<title>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu &#187; şebnem ferah</title>
	<atom:link href="http://msadik.com/tag/sebnem-ferah/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://msadik.com</link>
	<description>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Jan 2012 11:03:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
<!-- podcast_generator="Blubrry PowerPress/2.0.4" -->
	<itunes:summary>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</itunes:summary>
	<itunes:author>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu</itunes:author>
	<itunes:explicit>no</itunes:explicit>
	<itunes:image href="http://msadik.com/wp-content/plugins/powerpress/itunes_default.jpg" />
	<itunes:subtitle>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</itunes:subtitle>
	<image>
		<title>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu &#187; şebnem ferah</title>
		<url>http://msadik.com/wp-content/plugins/powerpress/rss_default.jpg</url>
		<link>http://msadik.com</link>
	</image>
		<item>
		<title>Şebo&#8217;nun dönüşü</title>
		<link>http://msadik.com/sebonun-donusu.html</link>
		<comments>http://msadik.com/sebonun-donusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2008 22:25:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kopyala-Yapıştır]]></category>
		<category><![CDATA[can dündar]]></category>
		<category><![CDATA[şebnem ferah]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/kopyala-yapistir/sebonun-donusu.html</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;Deli kız&#8217; ilk kez 15 yaşında sahneye &#231;ıktı. Şimdi 30&#8242;ların olgunluğunu yaşıyor. &#34;45&#8242;ime geldiğimde yine m&#252;zik yapacağım ama giderek yalınlaşacağım&#34; diyor Kaldığı otelin lobisinde buluştuğumuzda başında rengarenk bir kukuleta, y&#252;z&#252;nde muzip bir g&#252;l&#252;c&#252;k vardı. T&#252;rkiye&#8217;nin rock yıldızı olduğuna inanmakta zorlanırdınız. 1997 başında onu bir m&#252;zik şirketinin b&#252;rosunda ilk kez g&#246;rd&#252;ğ&#252;mde de aynı şaşkınlığı yaşamıştım. Yine devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img height="135" align="top" width="423" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/image/sebnemf.jpg" alt="" /><br />
&#8216;Deli kız&#8217; ilk kez 15 yaşında sahneye &ccedil;ıktı. Şimdi 30&#8242;ların olgunluğunu yaşıyor. &quot;45&#8242;ime geldiğimde yine m&uuml;zik yapacağım ama giderek yalınlaşacağım&quot; diyor<o:p></o:p><o:p><br />
</o:p><br />
Kaldığı otelin lobisinde buluştuğumuzda başında rengarenk bir kukuleta, y&uuml;z&uuml;nde muzip bir g&uuml;l&uuml;c&uuml;k vardı. T&uuml;rkiye&#8217;nin rock yıldızı olduğuna inanmakta zorlanırdınız. 1997 başında onu bir m&uuml;zik şirketinin b&uuml;rosunda ilk kez g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;mde de aynı şaşkınlığı yaşamıştım. Yine başında g&uuml;ndelik bir bere vardı. Tanıyamadım. Oysa ilk klibi Yağmurlar &ccedil;ıkmış, şarkı dillerde gezer olmuştu.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Sonraki aylar boyunca Kadın dışında alb&uuml;m dinlemeyecek, nerede bir Şebnem Ferah konseri yakalarsam gidip izleyecektim.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Adı televolelerde hi&ccedil; gezinmedi ama kısa zamanda rock denince akla gelen isim oldu.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Kemancı&#8217;da, Saklıkent&#8217;te, ODT&Uuml;&#8217;de defalarca izledim onu&hellip;<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Ve her &ccedil;ıkan alb&uuml;m&uuml;nde Kadın&#8217;ın tadını aradım.<o:p></o:p><span style=""><span id="more-53"></span><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"><b>Siyah deriler i&ccedil;inde</b><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">&#8216;Kukuletalı muzip kız&#8217;, s&ouml;yleşimizden &uuml;&ccedil; saat sonra Saklıkent&#8217;in sahnesindeydi ve &uuml;&ccedil; saat &ouml;nceki &ccedil;ocuksu halinden eser yoktu. D&uuml;md&uuml;z sa&ccedil;ları asice dalgalandırılmış, v&uuml;cudu adeta siyah ikinci bir deri ile kaplanmış, elindeki gitarla bir Suzy Quatro g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;ne b&uuml;r&uuml;nm&uuml;şt&uuml;.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Baş, orta ve ser&ccedil;e parmaklarını havada dalgalandıran, cep telefonlarıyla fotoğraf &ccedil;ekip, ses kaydı yapan gen&ccedil;lerin &quot;Şebo sen bizim her şeyimizsin&quot; tezah&uuml;ratı ve kırmızı-mor ışıkların huzmesi altında elektro gitarının tellerine vurdu Şebnem; gitarın uğultusuna &ccedil;ığlığıyla eşlik etti:<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">&quot;&Ccedil;ocukken sahip olduğum kırmızı rugan ayakkabılar/ onlar da senin gibi &ccedil;ok tatlıydılar/ama canımı yakardılar, acıtırdılar.&quot;<o:p></o:p><span style=""><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Kırmızı rugan ayakkabılar<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">&#8216;Kırmızı rugan ayakkabılı kız&#8217;, bir tatil kasabasında doğmuştu.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Ailesi Yalova&#8217;ya &Uuml;sk&uuml;p&#8217;ten gelmişti. Tam bir sokak &ccedil;ocuğuydu, &#8216;deli kız&#8217;&hellip; Dersleri de iyiydi ama, okul d&ouml;n&uuml;ş&uuml; &ouml;nl&uuml;ğ&uuml; atıp top peşine koşanlardandı. &Ouml;ğretmen olan babası bağlama, mandolin, piyano &ccedil;alar, arada annesiyle d&uuml;et yapıp Rumeli t&uuml;rk&uuml;leri s&ouml;ylerlerdi.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">K&uuml;&ccedil;&uuml;k Şebnem&#8217;i m&uuml;zisyenliğe sevk eden, biraz da ailedeki m&uuml;zik sevgisi oldu.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">İlkokulu bitirince Bursa kolejine yatılı kaydoldu. 13 kızla bir arada kaldığı yatakhanesinde tek mutluluğu m&uuml;zik dinlemekti. Ablası evde Abba dinlerdi. Okulda volkmeninin kulaklığında ise Bon Jovi gibi pop&uuml;ler rock&ccedil;ılar vardı. Artık kararını vermişti:<o:p></o:p><span style=""><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Şarkı s&ouml;ylemek istiyordu.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Lise 1&#8242;de Yalova&#8217;daki bir akrabasına bisikletini verdi, gitarını aldı. Şimdi deli gibi gitar &ccedil;alıyor ve İngilizce şarkı s&ouml;zleri yazıyordu.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Yatılı okuldan izinli olduğu &Ccedil;arşambaları akustik gitar dersleri alıyor ve hafta sonları Yalova&#8217;daki odasında klasik gitarı ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k keyboard&#8217;uyla Scorpions&#8217;un Still Loving You&#8217;su gibi balatları &ccedil;almaya &ccedil;alışıyordu. O yıllarda bir Londra gezisinde Soho&#8217;da bir m&uuml;zik mağazasından Seth Riggs&#8217;in CD ve kitaplarını aldı. Riggs, Madonna&#8217;dan, Pavarotti&#8217;ye kadar pek &ccedil;ok m&uuml;zisyen yetiştirmişti. Onun CD&#8217;lerinden gırtlağını nasıl kullanması gerektiğini &ouml;ğrendi. H&acirc;l&acirc; her konser &ouml;ncesi Seth Riggs&#8217;in CD&#8217;leri ile et&uuml;d yapmadan sahneye &ccedil;ıkmıyor.<o:p></o:p><span style=""><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"><b>Volvox d&ouml;nemi</b><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Lise 2&#8242;de Bursa&#8217;daki bir st&uuml;dyoda kiralık enstr&uuml;manlarla ilk grubunu kurdu:<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Pegasus.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">1987&#8242;de Bursa&#8217;da d&uuml;zenlenen bir rock festivalinde ilk kez sahneye &ccedil;ıkıp şarkı s&ouml;yledi. &quot;M&uuml;kemmel bir histi.&quot;<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Hen&uuml;z 15 yaşındaydı.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Bir s&uuml;re sonra Pegasus dağıldı. Şebnem, birlikte m&uuml;zik yapacağı grupla arkadaş olmanın &ouml;nemini keşfetmişti. O y&uuml;zden yeni grup i&ccedil;in en yakınlarını topladı. Gitarcı Duygu, davulcu G&uuml;l, bas&ccedil;ı Ebru bir de keyboard&#8217;cu bulup birleştiler. Bu, T&uuml;rkiye&#8217;nin kadınlardan kurulu ilk rock grubuydu.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Aradıkları ismi biyoloji dersinde buldular:<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Volvox (Latince &#8216;B&uuml;t&uuml;n Sesler&#8217;)<o:p></o:p><span style=""><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"><b>Mutsuz s&ouml;zler</b><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">&quot;Hafta sonları eve gittiğimde odama kapanıyor, yemek bile yemeden &ccedil;alışıyordum. Kafamda bir şeyler &ccedil;alıyor, i&ccedil;imden sesler geliyordu. Onları mırıldanarak teybe kaydediyordum. Notist değildim hen&uuml;z, teyptekileri arkadaşlarımın anlayabileceği şifrelere d&ouml;k&uuml;yordum. Sonra gitarımla &ccedil;alıp, &uuml;zerine İngilizce s&ouml;z yazıyordum. Karanlık, mutsuz s&ouml;zlerdi &ccedil;oğu&hellip; Ya i&ccedil;imden &ouml;yle geliyordu, ya da dinlediğim yabancı par&ccedil;alardan kulağıma yapışmış klişelerdi. Rock raconu &ouml;yleydi yani&hellip;&quot;<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">&quot;Yarınlar kadar yakın i&ccedil;imde fırtına<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Bu dalgasız deniz durgun aldatır inanma<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Yaslanıp gururumun kambur sırtına<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Kendime rağmen durmam basar giderim&quot;<o:p></o:p><span style=""><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"><b>ODT&Uuml; &ouml;ğrencisi</b><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">80&#8242;lerin sonunda ODT&Uuml; Ekonomi&#8217;yi kazanıp ablasıyla birlikte &quot;&Ccedil;ok mutlu zamanlarım ge&ccedil;ti&quot; dediği Ankara&#8217;ya yerleşti.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Artık yatılı okulun ancak volkmenle m&uuml;zik dinleyebildiği kısıtlı ortamından kurtulmuş, teybinin sesini dilediği kadar a&ccedil;ıp, g&ouml;nl&uuml;nce gitar &ccedil;alabileceği bir mek&acirc;na ve sosyal faaliyeti y&uuml;ksek bir okula kavuşmuştu.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Bu arada amat&ouml;r gruplarda şarkıcılık yapan konservatuarlı &Ouml;zlem Tekin&#8217;le tanışmış, onu da Volvox&#8217;a katmıştı.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Ama grubun diğer &uuml;yeleri İstanbul&#8217;daki &uuml;niversitelere gitmişti. Volvox 1,5 yıl hi&ccedil;bir yerde &ccedil;alamamış, dağılmaya y&uuml;z tutmuştu. Şebnem i&ccedil;in karar vakti gelmişti:<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Ekonomist olmak istemiyordu, oysa &#8216;şarkıcılıkta yol katetmeye m&uuml;sait olduğunun farkında&#8217;ydı.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">&quot;Hayır, sen hi&ccedil; korkma/yarın senin yanında/yeniden koş yollarda/durma, durma!&quot;<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Kararını verdi. İkinci sınıfın sonunda ODT&Uuml;&#8217;y&uuml; bırakıp, Ankara&#8217;ya &#8216;emekliliğinde d&ouml;nmek &uuml;zere&#8217; veda etti ve İstanbul&#8217;a, m&uuml;ziğin kollarına koştu.<o:p></o:p><span style=""><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"><b>Kemancı d&ouml;nemi</b><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">İstanbul barlarında rock furyası yeni başlamıştı. 18 yaşlarında d&ouml;rt kız, Sıraselviler&#8217;de Kemancı&#8217;da, Ortak&ouml;y&#8217;de Sis Bar&#8217;da, arada Ankara&#8217;da şimdiki Manhattan&#8217;da, A-Bar&#8217;da haftanın beş g&uuml;n&uuml; sabaha kadar &ccedil;alıyorlardı. Yorgunluktan perişan, ama mutlulardı. M&uuml;zik yapıp kiralarını &ouml;deyebiliyorlar, bir yandan da sahne performansını, disiplinini, &#8216;dinleyiciyi ısıtmayı&#8217; &ouml;ğreniyorlardı.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Ancak, iki yıl sonra bu tempodan yoruldular. Volvox, sekiz yaşına gelmişti. Sahnede aynı (cover) şarkıları s&ouml;ylemekten ne kendilerini yenileyebiliyor ne beste yapıp s&ouml;z yazabiliyorlardı.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">1994&#8242;te dağıldılar. &Ouml;zlem Tekin ayrılıp bir alb&uuml;m yaptı. Şebnem de &#8216;artık kendi şarkısını s&ouml;ylemek istiyor&#8217;du. <o:p></o:p><span style=""><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"><b>Sezen devrede</b><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Beklenen fırsat tam bu aşamada kapıyı &ccedil;aldı.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Hazırladıkları İngilizce s&ouml;zl&uuml; bir demo, TRT&#8217;de Kokteyl programında yayınlandı. O klipte gitar &ccedil;alıp vokal yapan Şebnem, Sezen Aksu&#8217;nun dikkatini &ccedil;ekti. Sezen &quot;Bulun bu kızı bana&quot; dedi. Kız bulundu. Sezen&#8217;in alb&uuml;m&uuml;nde vokalistlik yaptı. L&acirc;kin o, rock yapmak istiyordu. İyi de nasıl?<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Şebnem&#8217;in de okuduğu &#8216;Lanet&#8217; gibi fotokopiyle &ccedil;oğaltılan fanzinler aracılığıyla yeraltında &uuml;reyen bir rock k&uuml;lt&uuml;r&uuml; varsa da, T&uuml;rk&ccedil;e rock bug&uuml;nk&uuml; kadar pop&uuml;ler değildi.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">O d&ouml;nem iki gelişme rock&ccedil;ıların &ouml;n&uuml;n&uuml; a&ccedil;tı:<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Biri Metallica&#8217;nın İstanbul&#8217;daki stadyum konserinde g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; muhteşem ilgiydi. Metallica&#8217;yı bile şaşırtan bu ilgi b&uuml;y&uuml;k bir potansiyelin işaretini verdi.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">İkinci gelişme ise Batılı dev m&uuml;zik firmalarının T&uuml;rkiye pazarına girmesiydi.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Şebnem, tam bu gelişmelerin ortasında, hem de donanımını tamamlamış, &ccedil;evre edinmiş olarak, &ccedil;antasında bestelerle hazırdı.<o:p></o:p><span style=""><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"><b>İlk alb&uuml;m</b><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Raks&#8217;ta Sezen Aksu ve Onno Tun&ccedil;&#8217;a Deli Kızım Uyan&#8217;ı dinletti.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Bir g&uuml;n odasına kapanıp yatağına oturmuş ve bu şarkıyı &uuml;&ccedil; dakika i&ccedil;inde hem bestelemiş hem de s&ouml;z&uuml;n&uuml; yazmıştı. Gitarla en ilkel halinde &ccedil;aldı:<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">&quot;Deli kızım uyan/S&ouml;ylenenler yalan/<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Deli kızım uyan/bir tek sensin duyan.&quot;<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Harikaydı. Sezen, Şebnem&#8217;i karşısına oturtup s&ouml;z yazarken teknik anlamda nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı, birka&ccedil; m&uuml;dahale yaptı; işte tamamdı. Hazır olan 4-5 şarkıya hi&ccedil; dokunmadan alb&uuml;me giriştiler.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">&quot;Benim m&uuml;zikal anlamda aldığım ilk kıymetli hediyedir. Buna prestij alb&uuml;m&uuml; olarak bakıyorlardı. Ben iyi şarkı s&ouml;ylediğimi biliyordum. Yaptığım şeye inanıyor, g&uuml;veniyordum. Ama satılır mı satılmaz mı, belli olmazdı. Yoktu hi&ccedil; &ouml;rneği. Benden biraz &ouml;nce &Ouml;zlem &ccedil;ıkmıştı ama benimki başka bir kulvardı. Hi&ccedil; daha &ouml;nce b&ouml;yle bir şey yapılmamıştı, dolayısıyla maddi bir risk alıyorlardı.&quot;<o:p></o:p><span style=""><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"><b>Boşuna yaşanmamış</b><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">&Ccedil;ocukken har&ccedil;lıklarından, sonraları konserden kalan zamanlarından kısıp &ccedil;alıştıkları st&uuml;dyo emirlerindeydi artık&hellip;<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">İskender, Hakan, Demir, b&uuml;y&uuml;k bir şevk ve enerjiyle işe koyuldular. Beş ay gece g&uuml;nd&uuml;z &ccedil;alıştılar. &quot;Teknik anlamda da &ccedil;ok başarılı bir alb&uuml;m oldu. İlk kez davul ve bas sesi duydu T&uuml;rkiye&hellip;&quot;<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Sonu&ccedil;, inanılmazdı:<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Kadın, 400 bin sattı.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">24 yaşında, hem de taviz vermeden hedefine ulaşmıştı Şebnem&#8230; Artık yolu a&ccedil;ıktı. Altı yıl sonra d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; alb&uuml;m&uuml;ne Deli Kızım Uyan&#8217;ın ikinci b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; şu s&ouml;zlerle yazacaktı:<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">&quot;&Ccedil;ok par&ccedil;alandım/ par&ccedil;alandık&ccedil;a &ccedil;oğaldım diye inanmazsam/<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Nasıl yaşarım, nasıl yaşarım?<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Hi&ccedil;bir şey boşuna yaşanmamıştır diye inanmazsam/<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Nasıl yaşarım, nasıl yaşarım?&quot;<o:p></o:p><span style=""><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"><b>Olgunluğa dair</b><o:p></o:p><o:p><br />
</o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">&quot;Acılardan &ouml;ğrendim m&uuml;ziğe verdim&quot;<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Ablandan 11 ay sonra depremde babanı kaybettin. Uzun bir aradan sonra d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde, s&ouml;zlerin &ccedil;ok daha olgunlaşmış bir kadının s&ouml;zleriydi.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Deprem sonrası bomboş geldi her şey&#8230; Hi&ccedil;bir şey yapmak gelmedi i&ccedil;imden&hellip; Babam, hayatımın &ccedil;ok &ouml;nemli bir karakteriydi. Depremde onunla birlikte mahallem de gitti. &#8216;Ben hangi sokakta top oynuyordum&#8217; diye gidip bakmak istesem artık yok &ouml;yle bir şey. B&ouml;yle şeyler yaşadığında tabii m&uuml;ziğine de yansıyor bu&#8230; Bir s&uuml;re sessiz durdum. &#8216;Ne oluyor&#8217; diye anlamaya &ccedil;alıştım. Ama m&uuml;zik bunu atlatmama yardımcı oldu. Sonra onu bir şekilde &uuml;retime &ccedil;evirebildim. Hatta, garip bir denge ama, m&uuml;ziğime, insanlığıma &ccedil;ok şey kattığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Acı, insana kısa zamanda &ccedil;ok şey &ouml;ğretiyor.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">&quot;Sevgilim ve dostum; babam, oğlum&hellip;/ arkadaşım, aşkım; her şeyimdin sen&quot; diyen s&ouml;zlerle d&ouml;nd&uuml;n. O deli kız, hızla b&uuml;y&uuml;m&uuml;şt&uuml; sanki&hellip;<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">&Ccedil;ok hızlı olgunlaşıyor insan&hellip; Ve yalınlaşıyor. Ablamın hastalığı &ccedil;ok uzun s&uuml;rd&uuml;. Evde kahkaha attığım zaman kendimi k&ouml;t&uuml; hissederdim. B&ouml;yle bir gen&ccedil;lik d&ouml;nemi yaşadığın zaman sorumluluk duygun o kadar ağır basıyor ki, i&ccedil;inden deli doluluk gelse de yapamıyorsun; bir tarafın hep nahoş bir şey d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor. Ben yeni yeni &#8216;Ya Şebocum g&uuml;l biraz&#8217; diyorum kendi kendime.<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Sessizliğe dair<o:p></o:p><o:p><br />
</o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"><b>Savaşta rock&ccedil;ılar neredeydi?</b><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Rock, doğası itibarıyla d&uuml;nyaya kafa tutan, protest, muhalif bir m&uuml;zik&hellip; Paul Simon ırk&ccedil;ılığa karşı, Bruce Springsteen ter&ouml;re karşı alb&uuml;m yapıyor. Bizde niye mesela savaş karşıtı bir &ccedil;alışma &ccedil;ıkmıyor?<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Aslında &ccedil;ok hissediyorum bunu&hellip; Kendimi eğitmeye &ccedil;alışıyorum. B&ouml;yle sosyal meselelerle ilgili bir tavır i&ccedil;inde bulunmak ve bunu estetik bir şekilde sunabilmek de hakikaten &ccedil;ok zaman ve &ccedil;ok iyi donanım isteyen bir şey. <o:p></o:p><span style=""><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Bir deprem alb&uuml;m&uuml; yapabilirdin mesela&hellip; Niye olmuyor bu..?<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Bence olmalı&hellip; Ama T&uuml;rkiye&#8217;de zaten profesyonel şirketlerle kontratlı rock m&uuml;zik yapmak o kadar yeni ki, herkes ayağını yorganına g&ouml;re uzatmaya &ccedil;alışıyor.<o:p></o:p><span style=""><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Batılı m&uuml;zik şirketleri bu t&uuml;rden &ccedil;ıkışlara sıcak bakmıyor olabilir, ama bir toplu konser de d&uuml;zenlenemez mi?<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Zaten biz bu toplu tepki konularında &ouml;z&uuml;rl&uuml;y&uuml;zd&uuml;r; sadece rock grupları i&ccedil;in s&ouml;ylenecek birşey değil. <o:p></o:p><span style=""><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Ama sanat&ccedil;ılar toplumun sinir u&ccedil;larıdır. İlk refleksin onlardan gelmesini bekliyor insan&hellip;<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Bu konuda sonuna kadar haklısın&hellip; Savaş, deprem gibi durumlarda birilerinden m&uuml;zikal bir tepki bekliyorsa insanlar, bu, ilk rock&ccedil;ılardan gelmelidir.<o:p></o:p><span style=""><br />
</span><o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">Oysa tepki bir yana, tersine belli markaların amblemi altında g&ouml;r&uuml;yoruz sizleri&hellip; Bu, işin &ouml;z&uuml;nden taviz vermenizi gerektirmiyor mu?<o:p></o:p></p>
<p style="text-align: justify;" class="MsoNormal">O işi neden yaptığına bağlı. Benim kendi koşullarımla kendi sahnemi Erzurum&#8217;a g&ouml;t&uuml;rme imkanım yok. Yaş ilerledik&ccedil;e bazı şeyleri heyecanla değil, daha planlayarak yaparken buluyorsun kendini&hellip; &#8216;Estetik olarak ben bunu da g&uuml;zel anlatabilirim, boyumu aşmaz&#8217; diye hissettiğim g&uuml;n, b&ouml;yle şeyler yapma d&uuml;ş&uuml;ncesi beni &ccedil;ok heyecanlandırıyor. Biraz daha zamanı var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/sebonun-donusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

