<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu &#187; röportaj</title>
	<atom:link href="http://msadik.com/tag/roportaj/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://msadik.com</link>
	<description>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Aug 2010 11:16:00 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Aşkın gözü kör olabilir. Ama roman aydınlatıcı da olmalı</title>
		<link>http://msadik.com/alti-cizili-satirlar/askin-gozu-kor-olabilir-ama-roman-aydinlatici-da-olmali.htm</link>
		<comments>http://msadik.com/alti-cizili-satirlar/askin-gozu-kor-olabilir-ama-roman-aydinlatici-da-olmali.htm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 18:26:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Altı Çizili Satırlar]]></category>
		<category><![CDATA[dergah dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[murat menteş]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=684</guid>
		<description><![CDATA[Şiir ve denemeler yazıyordunuz. Romana yöneldiniz? Bu üç edebi tür, size ne ifade ediyor?
Şiir en cana yakın sanat. Ezberliyorsun ve onu zihninde taşıyorsun. Şiir, seninle birlikte yaşı­yor. Deneme kültürel, düşünsel canlılığın teminatlarından biridir. Roman, daha büyük bir saha­da oynanan bir oyun. Milan Kundera &#8220;Roman bilinçdışını Freud&#8217;dan önce, sınıf mücadelesini Marx&#8217;tan önce işaret etmiştir&#8221; der.
İlk romanınız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://msadik.com/wp-content/uploads/2010/07/mmentess.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-685" style="margin: 5px;" title="mmentess" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2010/07/mmentess-251x300.jpg" alt="" width="199" height="237" /></a>Şiir ve denemeler yazıyordunuz. Romana yöneldiniz? Bu üç edebi tür, size ne ifade ediyor?</em></strong></p>
<p>Şiir en cana yakın sanat. Ezberliyorsun ve onu zihninde taşıyorsun. Şiir, seninle birlikte yaşı­yor. Deneme kültürel, düşünsel canlılığın teminatlarından biridir. Roman, daha büyük bir saha­da oynanan bir oyun. Milan Kundera &#8220;Roman bilinçdışını Freud&#8217;dan önce, sınıf mücadelesini Marx&#8217;tan önce işaret etmiştir&#8221; der.</p>
<p><strong><em>İlk romanınız Dublörün Dilemması &#8216;yla özgün bir tarz ortaya koydunuz. Korkma Ben Varım &#8216;da<br />
bu tarzı sürdürdünüz. Roman stilinizin temel özellikleri neler?</em></strong></p>
<p>Romanda hem anlatım, hem hikayeyle ilgili çok sayıda unsuru hesaba katmak gerekiyor. Metnin bazı düşünsel mesajları taşıması da söz konusu olabiliyor. Ben, okuru hep göz önünde tutuyo­rum. Onun işini kolaylaştırmaya, onu krallara layık bir şekilde ağırlamaya gayret ediyorum. Hızlı akan yani kısa cümlelerden oluşan, sanat­sal nitelikler barındıran, merak uyandırıcı, ko­mik, düşündürücü, sürprizli hikayelerin birbiri­ne eklendiği romanlar yazmaya bakıyorum.<img title="Daha fazla..." src="../wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /><span id="more-684"></span></p>
<p><strong><em>Dublörün Dilemması kült kitap mertebesine ulaştı. Bu size ne hissettiriyor ya da düşündürü­yor?</em></strong></p>
<p>Kült ilginç bir kelime. Bir anlamı tapınılan. Bir diğer anlamı da Allah dostu olan kişiye gösteri­len saygı. Tabii ki biz kült derken türünün özel bir örneği olan, sıra dışı bir etki uyandırmış ve benimsenmiş eseri kastediyoruz. <em>Easy Rider, They Live </em><strong>gibi filmleri, </strong><em>Şampiyonların Kahval­tısı, Yolda </em>gibi kitapları filan. Bu anlamda <em>Dubl</em><em>örün Dilemması </em>gerçekten bir kült roman mı emin değilim. Kitabın, bazı insanlar arasındaki dostluğu pekiştiren bir etkisi olduğunu biliyo­rum. Bundan ötürü de gizliden gururlanıyorum.</p>
<p><strong><em>Dublörün Dilemması &#8216;m okuyanlar, yeni ro­manınızı merakla beklemeye başladılar. Fakat bu bekleyiş dört yıl sürdü. Neden böylesine çok beklettiniz?</em></strong></p>
<p>İki sebebi var. Birincisi çok yoğun çalışıyor­dum, romana yeterince vakit ayıramıyordum. İkincisi ise, ilk romanı aşan bir kitap yazmak için uğraştım. Yani birilerinin &#8220;İlki daha iyiydi&#8221; demesini istemiyordum. Çok şükür, <em>Korkma Ben Varım&#8217;ın </em>bir irtifa kaybı olmadığı görüşü yaygın. Birkaç kişi &#8220;İlki daha iyiydi&#8221; dedi yine de.</p>
<p><strong><em>Korkma Ben Varım &#8216;in tanıtım cümlesi &#8220;Öl­dürdüğüm insanlarla iyi arkadaş olacağımızı düşünmüşümdür hep.&#8221; Romanda sahiden de birbirlerini tanısalar iyi arkadaş olabilecek ki­şilerin çatışması var. insanlar arasındaki kav­gaların tanımamaktan, bilmemekten ileri geldi­ğini mi düşünüyorsunuz?</em></strong></p>
<p>Elbette. Sizce de öyle değil mi? Anlamadan yar­gılamak kadar yaygın pek az şey var. Modern insanın insaf, merhamet stokları kısıtlı. Birey ol­ma maceramız, daha ziyade mücadele ve düş­manlık üzerinden yürüyor. Zaferlerimiz aslında çok fazla kaybın sonunda ortaya çıkıyor. Yani, <em>Korkma Ben Varım&#8217;</em>daki hesaplaşmada kimse kazançlı çıkmıyor ve bence günümüzde en yay­gın galibiyet biçimi bu. Bereketsiz, insana bir şey katmayan, hayatımızı zenginleştirmeyen, yozlaşmış zaferlerle sözümona yükseliyoruz.</p>
<p><strong><em>Türkiye Yazarlar Birliği 2009 roman ödülünü kazandınız. ESKADER de Korkum Ben Varım &#8216;ı yılın romanı seçti. Bu ödüllerin ve genel olarak ödüllerin sizin için anlamı ne?</em></strong></p>
<p>Ödül için herhangi bir yarışmaya katılmış, mü­racaatta bulunmuş değilim. Önemli bir kurumun &#8220;Sizin romanınız yılın en iyisiydi&#8221; demesi elbet­te hoşnutluk verici. Öte yandan bir romanın ödülü okulların &#8220;Verdiğim para, ayırdığım vakit helal olsun&#8221; demesidir.</p>
<p><strong><em>Korkma Ben Varım &#8216;da sadece Türkiye &#8216;de de­ğil dünya çapında bir ilk gerçekleştirdiniz: Kita­</em><em> bın bir bölümünü çizgi-roman olarak yayımladınız. Kitabın biçimsel olarak en dikkat çekici bö­lümü Ersin Karabulut&#8217;un çizdiği bu bölüm her­halde. Bu proje nasıl gerçekleşti?</em></strong></p>
<p>Einstein der ki: &#8220;Bir fikir ilk başta saçma gelmi­yorsa onda iş yok demektir.&#8221; Romanın bir bölü­münü Ersin Karabulut çizse diye düşündüm. Sonra bunun tuhaf olduğunu fark ettim. Sonra tam da bu nedenle iyi olacağı kararma vardım. Ersin Karabulut&#8217;a da bu fikir önce saçma geldi. Sonra o da &#8220;Aslında iyi fikir&#8221; dedi. Derken ben metni verdim, o da her zamanki gibi harikulade bir iş çıkardı.</p>
<p><strong><em>Atom Bombacıyan &#8216;in monologunun yer aldı­ğı Uzayda Her Namlu Tetiğin Emrinde isimli bölüm ile Atom Karınca duası başlıklı bölümlerde yer alan tüm sesli harfler, sırasıyla aynı. Bu cidden dünya çapında bir iş. Georges Perec&#8217;in Kayboluş &#8216;uyla mukayese edilebilir ancak. Bu bölümü yazmak sizin için zor oldu mu?</em></strong></p>
<p>Kolay olmadığı kesin. Yani afazisi olan adamın önce sabuklamaları, ardından asıl söylemek iste­dikleri yer alıyor. Bu iki bölüm, romanın en uzun kısımları sanırım. Okurların çoğu da her iki bö­lüm arasındaki örtüşmeyi fark edemiyor. Çünkü biraz dolaylı bir şekilde söylemiştim. Eğer gü­nün birinde kitap yabancı bir dile çevrilecek olursa, çevirmen de en az benim kadar zorluk çe­kecek demektir.</p>
<p><strong><em>Neden böyle ilginç bir biçimsel deneye kalkış­tınız?</em></strong></p>
<p>Aslında biçim ile içerik, zevahir ile mahiyet ara­sında net bir ayrım yapılamaz. Yüz ifademizi, hislerimizden bağımsız olarak ayarlayamayız. Hislerimizi belli etmemeye çalışmak bile, yine İlişlerimizle ilgilidir. Yani söz konusu bölümde, büyük bir mafya liderinin duyguları, düşüncele­ri ve içinde bulunduğu insanlık halini belirgin kılmaya çalıştım. Aklından geçen başka, ağzından çıkan başka. Bu ikisi arasındaki farkı anla­yamıyor üstelik. İnsanların söylediklerini işiti­yor ve anlıyor, fakat ağzından çıkanı kulağı du­yamıyor. 30 milyonda bir görülen hastalığı, onun trajedisini iyice keskinleştiriyor. Sonuç iti­bariyle yalnızca biçimsel bir deney yapmadım</p>
<p><strong><em>Modern </em><em>şiiri andıran bir yön vardı o bölüm­de. Roman yazarken şiir bilginizin belirgin bir faydasını görüyor musunuz?</em></strong></p>
<p>Şiir yazarken bütünlük, mısralar, kelimeler, ses­ler, hatta harfler üzerine düşünürsün. Ritmi, tempoyu, armoniyi, akışı gözetirsin. Her türlü uyumu inceden inceye araştırır, ayarlarsın. Şiir­de kuyumcu terazisi, kuyumcu matkabı kulla­nırsın, romanda ise 40 tonluk kantar ve ağır iş makinaları. Şaka şaka. Şiirdeki ince işçiliği ro­mana uygulamak elbette parlak sonuçlar doğu­ruyor. İyi şairlerin iyi romanlar yazmada özel biri avantajları olduğunu düşünüyorum. Oktay Rifat da Melih Cevdet de roman yazmıştır. Or­han Veli, ömrü vefa etseydi roman yazardı sanı­rım. Ahmet Hamdi ve Attilâ İlhan&#8217;ın romancılı­ğı ile şairliği arasında sıkı bir ilişki vardır. Ah Muhsin Ünlü, İbrahim Tenekeci ve Süleyman Çobanoğlu mesela, roman yazsalar, edebiyatı­mız bundan kârlı çıkar.</p>
<p><strong><em>Yazarken bir tretman oluşturup, daha sonra metinleri mi yazıyorsunuz, yoksa kafanızda ana<br />
hatlarıyla hikâyeyi belirleyip daha sonra mı ya­zıyorsunuz?</em></strong></p>
<p>İki romanı da tretmansız yazdım. Fakat iç içe geçmiş çok sayıda olayı anlatırken tretman çı­karmamak akıl kârı değil. Bundan sonra, önce sıralamayı yapacağım.</p>
<p><strong><em>Korkma Ben Var</em><em>ım &#8216;da tıpkı Dublörün Dilem­ması &#8216;nda olduğu gibi birkaç romanlık malzeme var. Her anlatının bölümü adeta bir roman mal­zemesi taşıyor. Hiç malzeme sıkıntısı çekmiyor musunuz?</em></strong></p>
<p>Kim olduğunu hatırlayamıyorum şu an, biri &#8220;Fi­kirler uzaydan gelir&#8221; diyor. Yani pek bir maliye­ti, zorluğu yok. Ben, roman kahramanlarının et­rafında çok büyük bir dünya olduğunu, aslında bir insana çok yakından baksak bile, onun irade­si, kontrolü dışında çok şey bulunduğunu gös­termeyi seviyorum. Bence bu durum gerçekliğin karakteristik bir niteliğidir. Yani sen birine âşık-san, başkası da bir başkasına âşıktır. Sen zekiy-sen, başkası da zekidir; başkası da adam vurur, gazete okur ve koşar. Herkes biriciktir ve herke­sin bir hayatı vardır&#8230; Bu dediğim, romanın do­ğal amaçlarından biri gibi görünmüyor, hatta bi­raz aykırı bir yöneliş, fakat bence doğrusu budur.</p>
<p><strong><em>Korkma Ben Varım &#8216;da kadın-erkek, evlat-ebeveyn, insan-hayvan, insan-cin, erkekler ara­sı dostluk, yaşlılar arası dostluk gibi ilişkiler yumağı var. ilişkilerin her türlüsüne değiniyorsu­nuz. Romana duyguları bu kadar karıştıracak ne var?</em></strong></p>
<p>İnsan, ünsiyet kuran, bağ kuran varlıktır. Edebi­yat bu bağların, ilişkilerin boyutlarını gösterir. İlişkilerimizin değer kazanmasına aracılık eder. İnsanın sınırları, ilişkilere nasıl yansır? Bir aşkı imkansız yapan nedir? Özürlü bir genç kızın ak­lından neler geçer? Bir evlat babasının kusurunu görse ne hisseder? Bir papağan, sahibine hangi duyguları besler? Suçlular arasındaki yakınlık­lar nasıldır? Bir baba, kızını nasıl korur? Terk edilmiş bir çocuk yıllar sonra annesine rastla­yınca ne yapar? Bir adam, hayatını kurtardığı birini niçin öldürür?.. Edebiyat bu gibi sorulan da, bu soruların cevaplarım da çoğaltma işidir.</p>
<p><strong><em>Romanlarınız polisiye roman sınırlarına uy­masa da, olay örgüsü ve trükleriniz sayesinde polisiye roman tadı veriyor. Buna karşılık siz ro­manlarınızın macera romanları olduğunu söylü­yorsunuz. Neden?</em></strong></p>
<p>Polisiye, Erol Üyepazarcı&#8217;nın da sık sık belirtti­ği gibi muamma içeren suçun öyküsüdür. Benim romanlarım polisiyenin standartlarının dışına ta­şıyor. Suç var. Muamma da var, fakat bunlardan başka öyle çok şey var ki, polisiye tadı geride kalıyor. Benim romanlarımı okuyanlar, suçlu­nun kim olduğundan ziyade başka şeyleri merak ediyorlar.</p>
<p><strong><em>Peki, sizin kendi kriterlerinize göre bir poli­siye roman yazmayı planlıyor musunuz?</em></strong></p>
<p>Daha rafine polisiyeler yazmayı düşünüyorum. Fakat iki üç tane macera romanı daha yazaca­ğım.</p>
<p><strong><em>Romandaki duygulardan bahsetmi</em><em>şken Müntekim Gıcırbey&#8217;in Şebnem Şibumi&#8217;ye yazdığı mektuplardan da anlaşıldığı üzere siz aşk roma­nı da yazabilirsiniz. Fakat bunu tercih etmiyor­sunuz sanki?</em></strong></p>
<p>Yetişme tarzıyla ilgili bir mesele bu. Maeve Binchy değilim. Aşkın da, aşk acısının da anla­tılması bana zor geliyor. Romanı aşka hasret­mek büyük mesuliyet, hatta vebal. Çünkü aşk aslında hayatın merkezî deneyimidir. Kapitalist bir çerçeve, atmosfer ya da renk taşıyan hayatın içinde aşk ister istemez bir çürüme süreci anla­mı taşıyor. Bilgeliğin eşlik etmediği bir deneyim yani. Ayrıca, yalan dünyada, ana karakteri fani­lik olan insanın, duygularındaki yücelikten bu kadar emin olması tuhaf değil mi?</p>
<p><strong><em>Kapitalizm, âşıkların arasına girebilir mi sa­hi?</em></strong></p>
<p>Temelde, insanın nefsiyle ilgili bir problem var gibi geliyor bana. Merak, heves, şehvet, iktidar heyecanı, açgözlülük, budalalık, vicdan sakatlı­ğı, cehalet, sersemlik, bencillik, eğlence düş­künlüğü, basiretsizlik&#8230; gibi birçok şeyin yede­ğinde ortaya çıkan bir duyguya dönüştü aşk. Ba­ra git ve yirmi dakikada ruh ikizini bul&#8230; La Rochefoucauld &#8220;İnsanların çoğu aşk diye bir şe­yin adını duymasalardı asla âşık olmazlardı&#8221; di­yor. Bernard Shaw&#8217;ın iğneleyici sözünü pek tut­muyorum: &#8220;Aşk, bir kişiyle dünyanın geri kala­nı arasındaki farkın abartılmasıdır&#8221; diyor. Sanki dünyanın geri kalanıyla baş edebilirmişiz gibi. Demek istediğim, gerçek bir aşk romanı, umulmadık incelikte ayrımlar gözetmeyi gerektirir. Aşkın gözü kör olabilir, fakat roman aydınlatıcı da olmalı. Tam anlatamadım.</p>
<p><strong><em>Kitapta müthiş bağlantılar var, örneğin Abdülcabbar </em>- <em>Hasan Turabi veya Gıcırbey &#8211; Abdülhamid Han bağlantısı gibi. Bu gibi bağlantı­larla okuru şaşırtırken bir yandan da romanda­ki gerçeklik duygusunu pekiştiriyorsunuz, haksızmıyım ?</em></strong></p>
<p>Haklısınız. Hatta gerçek kahramanlardan oluşan bir roman yazmayı da düşünüyorum. Kurmaca ile gerçeği kaynaştırırken, anlattıklarımın hem tutarlılık arzetmesine ama hem de kurmaca ol­duklarının belli olmasına özen gösteriyorum.</p>
<p><strong><em>Mario Levi diyor ki &#8220;Edebiyatta otobiyogra­fik olmayan bir ürün yoktur&#8221; Malraux ise &#8220;Her roman otobiyografiktir. &#8221; Sizin romanlarınız da hayatınızdan izler taşıyor mu?</em></strong></p>
<p>Maalesef hayır. Neden böyle bilmiyorum. Be­nim hayatım gayet monoton. Romanlarım ise hayatıma kıyasla çok hızlı ve renkli. Tabii ki ba­zı düşüncelerimi ya da hislerimi yansıtıyorum-dur. Karakterleri, bazı tanıdıklarımı düşünerek tasarladığım da oluyor. Fakat romanlarıma oto­biyografik denemez.</p>
<p><strong>A<em>ynalı Barikatlar isimli kitabınızda terör, Ka­osa Mütevazı Bir Katkı &#8216;daysa medya konusunu irdelediniz. Sizden yakın zamanda başka bir de­neme kitabı bekleyebilir miyiz?</em></strong></p>
<p>Aslında eğlence hakkında yazmayı düşünüyor­dum. İnsan neden, nasıl eğlenir, eğlenmek ma­sum ve iyi bir etkinlik midir, eğlenmezsek haya­tımız boşa mı geçer, eğlencenin dışında kalan tek seçenek can sıkıntısı mıdır?.. Fakat şu sıra gündemimde bu kitabı yazmak yok. Belki bir­kaç yıl sonra oturur yazarım.</p>
<p><strong><em>Edebiyat ortamında ilişkiler çoğunlukla yer­me, polemik, zıtlaşmaya dayalı, ama siz beğen­diğiniz yazarlarla dostluk kuruyorsunuz. Örne­ğin Alper Canıgüz, Emrah Serbes, Onur Ünlü, Murat Uyurkulak gibi yazarlarla arkadaşsınız. Bu işin sırrı nedir?</em></strong></p>
<p>Bence iyi yazar, okura &#8220;Bu adam beni anlar, onunla tanışsak iyi dost oluruz&#8221; dedirten kişidir. Yazdıklarını severek okuduğum yazarlar hak­kında ben öyle düşünüyorum. Dolayısıyla onlar­la tanışıyorum. Kimileri &#8220;Yazarlarla tanışma­mak gerek, insanı hayal kırıklığına uğratıyorlar&#8221; der. Bunu çok duydum. Fakat yazdıklarını sevip de kendisinden gıcık kaptığım tek yazar yok.</p>
<p><strong><em>Son yıllarda popülariteniz epey arttı. Eski rö­portajlarınızdan birinde şöhrete iyi gözle bak­madığınızı belirtmiştiniz. Hâlâ aynı fikirde misi­niz?</em></strong></p>
<p>Siz de biliyorsunuz ki bizim popülaritemiz, dar bir çevreyle sınırlıdır. Şöhret hakkında, aktör Tony Curtis&#8217;in harika bir tespiti var: &#8220;Ünlü ol­mak bunamaya benziyor, sen kimseyi tanımı­yorsun ama herkes seni tanıyor.&#8221;</p>
<p><strong><em>Romanlarınızda bahsi geçen Afili Filintalar çetesi, bir internet sitesinin adı oldu. Siz de ora­da yazıyorsunuz. Nedir bu Afili Filintalar oluşu­mu?</em></strong></p>
<p>Alper Canıgüz, Murat Zelan, Fatih Altmöz, Gökhan Özcan, Onur Ünlü, Emrah Serbes, Ha­kan Albayrak, Selçuk Orhan&#8230; gibi yazarlarla bir araya geldik. Dedik &#8220;Bir internet sitemiz ol­sun. Şiir, hikaye, değini, anı, eleştiri&#8230; türünde metinler yazabileceğimiz bir alan açalım. Bu hem bir yoğunluk bölgesi oluşturur, hem bir motivasyon sağlar. İnternet sitesi fikri Özcan Vurgun ve Resul Yılmaz adlı iki arkadaşımızın önerisiydi. Biz de içeriği oluşturduk. Henüz yo­lun başındayız. Afili Filintalar&#8217;m zamanla daha esaslı ve işlek bir yapıya kavuşacağını ümit edi­yorum.</p>
<p><strong><em>Bir röportajınızda aklınızda 8-9 roman proje­si olduğunu söylüyorsunuz. Bu artık daha sık ro­manlar yayımlayacağınız anlamına da geliyormu?</em></strong></p>
<p>İnşallah. Artık kendimi daha rahat hissediyorum. Vaktim de var. Roman yazmayı da az çok öğren­dim&#8230;</p>
<p><strong><em>Sıradaki romanın konusu belli mi? Yazmaya başladınız mı?</em></strong></p>
<p>Çok yaşlı bir adamla genç bir adamın hikayesi­ni yazıyorum. Bunlar birbirlerine çok acayip nu­maralar yapıyorlar. Yazmaya başladım evet. Tretmanı da hazır. İnşallah çok dallanıp budak­lanmadan yazıp bitiririm.</p>
<p><strong><em>Yeni şiir kitabınız Garanti Karantina &#8216;nın ya­kın zamanda neşredileceği doğru mu? Yayın ta­rihi belli mi?</em></strong></p>
<p>Evet, <em>Garanti Karantina, </em>Sel Yayıncılık tarafın­da neşredilecek. Kitap şu anda yayınevinde. Sa­nırım baharda çıkar. Yayınevinin programını tam bilmiyorum.</p>
<address><strong>MURAT MENTE</strong><strong>Ş. </strong><em>İstanbul&#8217;da doğdu. 1990&#8242;ların başından itibaren şiirler yayınladı. Dergi, yayı­nevi, gazete ve televizyon gibi yayın kuruluşlarında çalıştı. Kitapları: <strong>Kuzgun &#8216;un Gölgesi </strong>(şiir, Yedi İklim Yay. 1997), <strong>Kaosa Mütevazı Bir Katkı, Aynalı Barikatlar </strong>(deneme, Şule Yay), <strong>Dublörün Dilem­ması </strong>ve <strong>Korkma Ben Varım </strong>(roman, 2009, iletişim Yay). Türkiye Yazarlar Birliği, <strong>Korkma Ben Va­rım </strong>dolayısıyla yazara 2009 Roman Ödülü &#8216;nü verdi.</em></address>
<address>
</address>
<address><em>Yazı Dergah Edebiyat Sanat Kültür Dergisi&#8217;nin 242. sayısından alınmıştır.<br />
</em></address>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/alti-cizili-satirlar/askin-gozu-kor-olabilir-ama-roman-aydinlatici-da-olmali.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Herkesi yormak istiyorum</title>
		<link>http://msadik.com/siiriyet/herkesi-yormak-istiyorum.htm</link>
		<comments>http://msadik.com/siiriyet/herkesi-yormak-istiyorum.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 13:14:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiiriyet]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim tenekeci]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=372</guid>
		<description><![CDATA[
Uzun zamandır şiir kitabı yayınlamayan şair İbrahim Tenekeci, Giderken Söylenmiştir adını verdiği kitapla okuyucularını selamladı. Birun Yayıncılık&#8217;tan çıkan kitap, şairin dört yılının mahsulü, kimisi epeyce uzun 20 şiirini biraraya getiriyor. Tenekeci ile son kitabını merkeze alarak şiiri, hal ve gidişatı, hayat ve ölümü konuştuk.
AHMET S. YASİN
Dört yıl aradan sonra şiir kitabı yayınladınız. Bu uzun bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="İbrahim Tenekeci" href="http://msadik.com/wp-content/uploads/2009/11/ibrahimtenekeci.jpg"><img class="size-full wp-image-373 alignleft" style="margin: 8px;" title="ibrahimtenekeci" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2009/11/ibrahimtenekeci.jpg" alt="ibrahimtenekeci" width="158" height="220" /></a></p>
<p>Uzun zamandır şiir kitabı yayınlamayan şair İbrahim Tenekeci, Giderken Söylenmiştir adını verdiği kitapla okuyucularını selamladı. Birun Yayıncılık&#8217;tan çıkan kitap, şairin dört yılının mahsulü, kimisi epeyce uzun 20 şiirini biraraya getiriyor. Tenekeci ile son kitabını merkeze alarak şiiri, hal ve gidişatı, hayat ve ölümü konuştuk.</p>
<p>AHMET S. YASİN<br />
<strong>Dört yıl aradan sonra şiir kitabı yayınladınız. Bu uzun bir süre değil mi? Ve dört yılda yirmi iki şiir az değil mi? </strong></p>
<p>Dört yıl, genç şairler için uzun bir süredir. Fakat şiirini oturtmuş, üslubunu bulmuş, okuyucusunu oluşturmuş ve yerini garantilemiş bir şair için uzun bir süre değildir. Hatta kısa bir süredir.</p>
<p><strong>Kitabın adı Giderken Söylenmiştir. Böyle bir kitap ismi karşısında, mutlaka şunu sormak gerek: Hayırdır, yolculuk mu var? </strong></p>
<p>Siz bana yolcu olmayan birini gösterin, ben de sorunuza cevap vereyim&#8230;</p>
<p><strong>Giderken Söylenmiştir&#8217;e baktığınızda, bunu diğer şiir kitaplarınızın üstüne koyduğunuzu söyleyebilir misiniz? </strong></p>
<p>Bunu benim değil okuyucuların ve eleştirmenlerin söylemesi gerekir. Yine de &#8216;kişi ne yaptığını bilmeli&#8217; sözünü siper alarak şunları söylemek istiyorum: Ben dört şiir kitabımı da üst üste koydum. En altta Üç Köpük, en üstte Giderken Söylenmiştir. Nasıl &#8220;iki günü eşit olan ziyanda ise&#8221; iki şiiri eşit olan da öyledir.<span id="more-372"></span></p>
<p><strong>Peki şiirinizin nereye gittiği noktasında neler söyleyebilirsiniz? </strong></p>
<p>İlk şiirlerimi yazdığım yıllarda İsmet Özel ile Cemal Süreya arasında bir kapı açmak istiyordum. Şimdi ise, sadece iyi şiirler yazmak istiyorum. Tabii bu, iddiamdan vazgeçtiğim şeklinde değil, artık iddialı olduğum şeklinde okunmalı. Birinci dönemde yazdığım şiirlerde sözü yormamaya ve çapaksız bir üslup oluşturmaya gayret ediyordum. Şimdi ise derinlikli şiirler yazıp herkesi yormak ve düşündürmek istiyorum. Ben bu şiirleri yazarken nasıl yoruluyorsam, okuyucu da okurken yorulmalı. Bütün bunlar, şiirimin gittiği yeri değil, şairin geldiği yeri işaret ediyor.</p>
<p><strong>Şiirinizde tedirginlik, rahatsızlık ve neşemizi kaçıran bir şeylerin varlığı her fırsatta karşımıza çıkıyor. Şiirinizin hayatın çelişkilerinden beslendiğini söyleyebilir miyiz? </strong></p>
<p>Hayatın değil, insanın çelişkilerinden beslenen ve buluşa dayanan bir şiir yazıyorum. İşlerin yolunda gitmesi sadece kazanca endekslenince, hiçbir şey yolunda gitmemeye başladı: Ambalaj içindekini solladı, döneklik esneklik olarak yutturuldu, kapıya değil de kasaya yakın oturanlar itibar gördü, konusuzluk konu-anlamsızlık anlam oldu, kadınlar arzu nesnesine, erkekler ise birer manyağa dönüştürüldü. Şimdi ben, bunlardan şikayet etmeyeyim de ne yapayım?</p>
<p><strong>Dünyada gündem hayli yoğun. Savaşlar, ölümler, vahşet&#8230; Siz ise, şiirlerinizle dikkatleri içimize, içimizin derinliklerine yöneltiyorsunuz ısrarla. Bunu neden yapıyorsunuz? </strong></p>
<p>Şiir insanın özüdür. Özünden kopan, insanlığından da kopar. Bugün Amerika ve İngiltere halkının başına gelen de budur. Çevremize baktığımız zaman, insanların kendi sesine kulak vermediğini, habire başkalarının sesine dikkat kesildiğini görüyoruz. İstiyorum ki, insanlar kendi seslerine de kulak versinler. Beni dış dünyanın gündemi değil, daha çok iç dünyamızın gündemi ilgilendiriyor. İnsanların dışarıya doğru değil, içeriye doğru yolculuk yapmalarını öneriyorum. Tabii bu demek değil ki, dünyadan ve günlük hayattan kopsunlar. Aslında tam tersini söylüyorum: Dünya insanın içidir ve içine kapanan insan, aslında dünyaya açılmış olur. Dünya sadece manşetlerden, ana haber bültenlerinden, gazetecilerin yazdıklarından ibaret olmadığına göre; içine kapanan kişi, başkalarının gösterdiğini değil, kalbinin gösterdiğini görür.</p>
<p><strong>Bütün şiirlerinizde bariz bir şekilde kendini gösteren metafizik göndermelerin son kitabınızda artarak devam ettiğini görüyoruz. Mesela &#8220;Beni göresin diye yaşıyorum ey ölüm&#8221;, &#8220;Tekrar başa dönelim, evet ölüme&#8221; diyorsunuz. Ölüme neden bu kadar sık vurgu yapıyorsunuz? </strong></p>
<p>Ölümün adını her anışımda, insanlara uyarı atışı yapıyorum. Çünkü insanlar, maalesef ölümlü olduklarını unuttular. Bu unutuş, herkesi hırs kanseri yaptı. Dikkat ederseniz; artık mezarlıklarımızı şehrin çok uzaklarına taşıyoruz. Çünkü ölülerimizin yüzünü görmek istemiyoruz. Acıdır ki, &#8220;her canlı ölümü tadacaktır&#8221; ayeti bile günlerce tartışma konusu oldu. Bakın, ben Kağıthane&#8217;de oturuyorum ve Kağıthaneliler ölülerini Kağıthane&#8217;ye değil, Hasdal Mezarlığı&#8217;na gömüyorlar. Tesadüfe bakın ki, bütün bu bölgenin çöpleri de Hasdal çöplüğünde toplanıyor. Özetlersek; benim amacım, ölümü insanların gündemine sokmaktır.</p>
<p>Hüzün yüklü humor çizgisini geliştiriyor</p>
<p>ŞEHRİBAN ALTINDAĞ<br />
İbrahim Tenekeci Birun Yayınları&#8217;ndan çıkan yeni şiir kitabı &#8216;Giderken Söylenmiştir&#8217;de ilk kitabı &#8216;Üç Köpük&#8217;te yakaladığı ve sonraki kitaplarında yer yer hüzün yüklü o ince humor çizgisinden devşirdiği lirik soluğu geliştirerek sürdürüyor. Tenekeci&#8217;nin şiiri hep bir buluşun heyecanını uyandıran mısralarla ilerliyor. İlk kitabından beri okuduğum her şiiri, bende çok daha büyük ve henüz tamamlanmamış bir bütünün parçaları intibaını uyandırıyor. Kimi zaman bir iç çekiş var onda. &#8220;bir annenin elindeki pazar çantası/bilmezdim nasıl büker bir babanın belini&#8221;. Kimi zaman da &#8220;ah! bu kadar mezarı arasında ne büyür / ey ölüm, gel otur şuraya&#8221;. Tenekeci&#8217;nin şiirlerinde okurunda kolaycacık söylenivermiş duygusunu uyandıran bir akıcılık vardır. Ancak bu sadece görünüştedir. Derinmiş yanılsamasını uyandıran içi boş imajlar bataklığına rastlanmadığı için &#8216;zor olan&#8217; tercih kolaymış düşüncesini uyandırır zira. Bunun bir sebebi de pekçok mısrasının okurunda uyandırdığı &#8216;aşinalık&#8217;tır şüphesiz. Şair şiirinde kurduğu &#8216;ben&#8217;de &#8216;biz&#8217; diyebileceğim bir bütüne atıfta bulunarak, ortak duygusal haritamızı pafta pafta çıkarıyor. &#8220;iki kere yoruldum, ateşe atılırken bir / ismailin gözünü bağlarken bir de&#8221; Bu şiir teselli vermiyor okura. Aksine teselli aramamaya çağırıyor. Zorlu bir sefere yani. Ancak bu, yeryüzünü olağanüstü acılarla dolu bir mekan olarak görmesinden kaynaklanmıyor. Çok daha sahih, çok daha sahici bir imgelem dünyası var Tenekeci&#8217;nin. Hiç şüphesiz zaman ve kader karşısında bir isyanın sesi değil onun şiiri. Daha çok zamanın ve kaderin sahibine mütevekkil bir eda ile teslim oluş dile getiriliyor.</p>
<p>20/Haziran/2004 &#8211; Yenişafak Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/siiriyet/herkesi-yormak-istiyorum.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‘Aslında çok matrak bir adamım’</title>
		<link>http://msadik.com/alti-cizili-satirlar/kopyala-yapistir/%e2%80%98aslinda-cok-matrak-bir-adamim%e2%80%99.htm</link>
		<comments>http://msadik.com/alti-cizili-satirlar/kopyala-yapistir/%e2%80%98aslinda-cok-matrak-bir-adamim%e2%80%99.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Jan 2009 09:40:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kopyala-Yapıştır]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[uğur polat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=189</guid>
		<description><![CDATA[
Gösterimdeki ‘Vali’de izlediğimiz hüzünlü rollerin adamı Uğur Polat, ‘Hüzünlü karakterler benim seçimim değil. Gelen teklifler üç aşağı beş yukarı birbirine benziyor. Ben çok matrak bir adamımdır aslında. Benden ne istenirse onu vermeye programlanmış bir aktörüm sonuçta’ diyor
Uğur Polat ünlü olduğunu unuttu! Korktum&#8230; İtiraf ediyorum&#8230; Oyunculuğa adanmış 30 senenin tutkusu ve derinliği altında kalmaktan&#8230;
Söyleşi yerine ulaşmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://msadik.com/wp-content/uploads/2009/01/ugurpolat.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-190" style="margin: 8px;" title="ugurpolat" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2009/01/ugurpolat.jpg" alt="ugurpolat" width="200" height="150" /></a></p>
<p>Gösterimdeki ‘Vali’de izlediğimiz hüzünlü rollerin adamı Uğur Polat, ‘Hüzünlü karakterler benim seçimim değil. Gelen teklifler üç aşağı beş yukarı birbirine benziyor. Ben çok matrak bir adamımdır aslında. Benden ne istenirse onu vermeye programlanmış bir aktörüm sonuçta’ diyor</p>
<p>Uğur Polat ünlü olduğunu unuttu! Korktum&#8230; İtiraf ediyorum&#8230; Oyunculuğa adanmış 30 senenin tutkusu ve derinliği altında kalmaktan&#8230;<span id="more-189"></span></p>
<p>Söyleşi yerine ulaşmak için çıkmam gereken merdivenlerden mi yoksa heyecandan mı bu kadar hızlı atıyor kalbim henüz çözememişken zili çaldım&#8230; Elimi uzattım “Ömür” dedim&#8230; Elini uzattı “Uğur” dedi. Çarpıntım geçti. Ama yine karar veremedim, ‘mütevazı’lığından mı ‘sahici’liğinden mi? Karar sizin&#8230;</p>
<p><strong>İçinde yer aldığınız projeleri seçerken çok özenli davranıyorsunuz. ‘Vali’ filminde yer alma sebebiniz neydi?</strong></p>
<p>Film ele aldığı hikâye itibarıyla beni çok ilgilendiriyordu. Bu ülkenin toprakları altında bir sürü maden var ve biz onlara sahip olmalıyız. Nasıl ki Irak halkı kendi topraklarının altında olan petrolün doğal sahibiyse, biz de öyleyiz. Buna ne Amerika ne de başka emperyalist güçler karışabilir. Filmin bunu savunan bir hikâyesi var.</p>
<p>Bir de yapımcı Ata beyle (Türkoğlu) daha önce çalıştık. Yönetmeni benim arkadaşım, Çağatay (Tosun), onunla daha önce çalışmıştık. Kasttaki hemen herkes arkadaşımdı. Böyle bir ekibin olması da etkili oldu.</p>
<p><strong>Filmde Vali Faruk Yazıcı ve sizin oynadığınız Ömer’in çok tartışılan nükleer enerji kullanımını destekleyen replikleri dikkat çekiyor. Sizin görüşünüz nedir bu konuda?</strong></p>
<p>Nükleer enerjiyi kuracak, işletecek teknolojinin kurulmasına izin verilmiyor Türkiye’de. Çünkü biliniyor ki, çok zengin bor ve uranyum yatakları var. Nükleer enerjiye ve termik santrallara ben de karşıyım ama bu fosil enerji de bir gün tükenecek.</p>
<p><strong>‘Vali’ filmindeki Ömer’in sonu ‘Bir Erkeğin Anatomisi’ndeki Taner’in sonunu hatırlatıyor. İki filmde de İsmet İnönü’nün “Namuslular da namussuzlar kadar cesur olduğunda&#8230;” sözü var. İki karakteri karşılaştırsanız&#8230;</strong></p>
<p>‘Bir Erkeğin Anatomisi’ndeki kahramanın çok zaafları var. Bir seçim yapıyor ve o seçim onun sonu oluyor. Ömer ise, zaten seçimini yapmış bir kahraman. Bu yolda ilerliyor, yurdunu seviyor, işini çok seviyor, proje geliştiriyor. Ama ikisi de yok ediliyor.</p>
<p><strong>Sizi dizilerde de takip ediyoruz. Kimilerinin küçümsediği dizi oyunculuğuyla ilgili bir vicdan muhasebesi yapıyor musunuz kendinizle?</strong></p>
<p>Aksine hiç küçümsememek lazım orada yapılan işleri. Oyunculuğu sinemada, tiyatroda, TV’de yapabilirim. Nasıl sinemaya sorumlulukla yaklaşıyorsam, orada da aynı disiplini, sorumluluğu sergilemek zorundayım; çünkü bu benim mesleğim, mesleğim de benim onurum, gururum.</p>
<p><strong>Neden hep hüzünlü biri olduğunuzu düşünüyor izleyici?</strong></p>
<p>O hüzün meselesi, benim seçimim değil açık söyleyeyim. Bana gelen tekliflerin içinden seçtiğim karakterler üç aşağı beş yukarı birbirine benziyor. Böyle denk geliyor. Açıkçası yönetmenlerin de işine geliyor. Bir de benim oynadığım filmlerin çoğu düşük bütçeli bağımsız yapımlar. Böyle olunca da belki benzer insanların hikâyeleri anlatılıyor.</p>
<p><strong>Bu hüzünlü adam etiketi güldürüyor mu sizi aynaya baktığınızda?</strong></p>
<p>(Gülüyor.) Ben çok matrak bir adamımdır aslında, gerçekten çok matrak. Benden ne istenirse onu vermeye programlanmış bir aktörüm sonuçta. Tabii ki içimde hüzün, romantizm, duygusallık yanı sıra matrağı da barındırıyorum.</p>
<p><strong>‘Ben Ruhi Bey. Nasılım?’ tam yedi yıl sürdü. Bir oyunu bu kadar uzun oynamak nasıl bir his?</strong></p>
<p>Benim için tiyatro ‘prova sürecinde yapılan iş’tir. Tiyatro dediğimiz kısım prova ve prömiyer. Ondan sonrası seyirci için tiyatro olarak devam ediyor, ama oyuncu için farklı bir sürece bürünüyor. 400 oyun, yedi yıla yayılan bir süreç. Her gün aynı şeyi yapmak, aynı ses tonuyla, aynı vurguyla, aynı yerde susup, aynı yerde nefes alıp vererek 1.5 saat boyunca 400 kere yapmak çok zevkli bir iş değil oyuncu için, açık söylüyorum. Ama Edip Cansever öyle bir şiir yazmış ki, metaforlarla dolu. Bir 400 oyun daha devam etseydi, çok farklı bir yere varırdı. Her oynadığımda yeni bir şey keşfettim.</p>
<p><strong>“Derdi olan filmlerde oynamak isterim” diyorsunuz. Bunu içinizdeki muhalif mi söylüyor.</strong></p>
<p>Evet, elbette. Her sanatçının olması gerektiği kadar muhalifim. Politik bir süreçten geçtim. Ankara’daydım, 77’den 12 Eylül’e. Elimden geldiğince, inandığım için, o çabanın içinde oldum. İstanbul’da Gazetecilik Yüksek Okulu’nda okurken Ankara’da oyunlarda oynuyordum. Sonra ailecek İstanbul’a geldik. Grevlere giderek, sendikaların gösterilerine katılarak, bağlı bulunduğumuz örgütler içinde tiyatro yaparak gelişen başlayan bir süreçti. O yıllar çok belirleyici oldu hayatımda. Benim bugünkü seçimimi dahi o yıllar etkiliyor. Acılı bir süreçti, çok arkadaşımı kaybettim. Çok arkadaşımı. Evet kaybettim. Çok yakın arkadaşlarımı kaybettim.</p>
<p><strong>Geriye dönüp o yıllara baktığınızda, neler değişti bu ülkede?</strong></p>
<p>Bir kuşak gitti, yok oldu. Yeni bir kuşak geliyor. Amaç o yeni kuşağı elde edebilmek. Kendi tarafımıza çekebilmek. Sanata topluma insan haklarına duyarlı, gerçekten bu ülkenin ve dünyanın sıkıntılarını dert eden, bana dokunmayan yılan bin yaşasından uzak insanların tarafı.</p>
<p>O kayıp şey geldi geçti. Hemen Özal’ın, 12 Eylül’ün sonrasında, apolitize edilen, okumayan, düşünmeyen, üretmeyen, sadece tüketen. Onlardan kurtulduk çok şükür. Şimdi üreten, dert eden bir nesil geliyor. Üzerimize düşen görevler var. Onlara yalan söylememeliyiz.</p>
<p><strong>Gençler için bu umutlu düşünceleriniz, üniversitede hocalık yapmış olmanızdan mı?</strong></p>
<p>Onun da çok büyük etkisi var. Şimdi öğrencilerimden biriyle de aynı oyunda oynuyorum. Çok yetenekli, çok akıllı, geleceği çok parlak bir oyuncu kardeşim Tuğrul Türek.</p>
<p><!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal"><big><small> </small></big></p>
<p><big><small><!--[if gte mso 9]><xml><br />
<w:WordDocument><br />
<w:View>Normal</w:View><br />
<w:Zoom>0</w:Zoom><br />
<w:TrackMoves /><br />
<w:TrackFormatting /><br />
<w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone><br />
<w:PunctuationKerning /><br />
<w:ValidateAgainstSchemas /><br />
<w:SaveIfXMLInvalid>false</w:SaveIfXMLInvalid><br />
<w:IgnoreMixedContent>false</w:IgnoreMixedContent><br />
<w:AlwaysShowPlaceholderText>false</w:AlwaysShowPlaceholderText><br />
<w:DoNotPromoteQF /><br />
<w:LidThemeOther>TR</w:LidThemeOther><br />
<w:LidThemeAsian>X-NONE</w:LidThemeAsian><br />
<w:LidThemeComplexScript>X-NONE</w:LidThemeComplexScript><br />
<w:Compatibility><br />
<w:BreakWrappedTables /><br />
<w:SnapToGridInCell /><br />
<w:WrapTextWithPunct /><br />
<w:UseAsianBreakRules /><br />
<w:DontGrowAutofit /><br />
<w:SplitPgBreakAndParaMark /><br />
<w:DontVertAlignCellWithSp /><br />
<w:DontBreakConstrainedForcedTables /><br />
<w:DontVertAlignInTxbx /><br />
<w:Word11KerningPairs /><br />
<w:CachedColBalance /><br />
</w:Compatibility><br />
<w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel><br />
<m:mathPr><br />
<m:mathFont m:val="Cambria Math" /><br />
<m:brkBin m:val="before" /><br />
<m:brkBinSub m:val="&#45;-" /><br />
<m:smallFrac m:val="off" /><br />
<m:dispDef /><br />
<m:lMargin m:val="0" /><br />
<m:rMargin m:val="0" /><br />
<m:defJc m:val="centerGroup" /><br />
<m:wrapIndent m:val="1440" /><br />
<m:intLim m:val="subSup" /><br />
<m:naryLim m:val="undOvr" /><br />
</m:mathPr></w:WordDocument><br />
</xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml><br />
<w:LatentStyles DefLockedState="false" DefUnhideWhenUsed="true"<br />
DefSemiHidden="true" DefQFormat="false" DefPriority="99"<br />
LatentStyleCount="267"><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="0" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Normal" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="9" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="heading 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 7" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 8" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 9" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 7" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 8" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 9" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="35" QFormat="true" Name="caption" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="10" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Title" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="1" Name="Default Paragraph Font" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="11" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtitle" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="22" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Strong" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="20" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Emphasis" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="59" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Table Grid" /><br />
<w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Placeholder Text" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="1" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="No Spacing" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light List" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Revision" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="34" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="List Paragraph" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="29" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Quote" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="30" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Quote" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 1" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 2" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 3" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 4" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 5" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 6" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="19" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Emphasis" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="21" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Emphasis" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="31" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Reference" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="32" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Reference" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="33" SemiHidden="false"<br />
UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Book Title" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="37" Name="Bibliography" /><br />
<w:LsdException Locked="false" Priority="39" QFormat="true" Name="TOC Heading" /><br />
</w:LatentStyles><br />
</xml><![endif]--></small></big></p>
<p><big><small><!--[if gte mso 10]></p>
<p><mce:style><!  /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin-top:0cm; mso-para-margin-right:0cm; mso-para-margin-bottom:10.0pt; mso-para-margin-left:0cm; line-height:150%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri","sans-serif"; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} --> </small></big></p>
<p><!--[endif]--><big><small> </small></big></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/alti-cizili-satirlar/kopyala-yapistir/%e2%80%98aslinda-cok-matrak-bir-adamim%e2%80%99.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
