Aşkın gözü kör olabilir. Ama roman aydınlatıcı da olmalı

Şiir ve denemeler yazıyordunuz. Romana yöneldiniz? Bu üç edebi tür, size ne ifade ediyor?

Şiir en cana yakın sanat. Ezberliyorsun ve onu zihninde taşıyorsun. Şiir, seninle birlikte yaşı­yor. Deneme kültürel, düşünsel canlılığın teminatlarından biridir. Roman, daha büyük bir saha­da oynanan bir oyun. Milan Kundera “Roman bilinçdışını Freud’dan önce, sınıf mücadelesini Marx’tan önce işaret etmiştir” der.

İlk romanınız Dublörün Dilemması ‘yla özgün bir tarz ortaya koydunuz. Korkma Ben Varım ‘da
bu tarzı sürdürdünüz. Roman stilinizin temel özellikleri neler?

Romanda hem anlatım, hem hikayeyle ilgili çok sayıda unsuru hesaba katmak gerekiyor. Metnin bazı düşünsel mesajları taşıması da söz konusu olabiliyor. Ben, okuru hep göz önünde tutuyo­rum. Onun işini kolaylaştırmaya, onu krallara layık bir şekilde ağırlamaya gayret ediyorum. Hızlı akan yani kısa cümlelerden oluşan, sanat­sal nitelikler barındıran, merak uyandırıcı, ko­mik, düşündürücü, sürprizli hikayelerin birbiri­ne eklendiği romanlar yazmaya bakıyorum. (daha fazla…)

Tags   devamını oku

Herkesi yormak istiyorum

ibrahimtenekeci

Uzun zamandır şiir kitabı yayınlamayan şair İbrahim Tenekeci, Giderken Söylenmiştir adını verdiği kitapla okuyucularını selamladı. Birun Yayıncılık’tan çıkan kitap, şairin dört yılının mahsulü, kimisi epeyce uzun 20 şiirini biraraya getiriyor. Tenekeci ile son kitabını merkeze alarak şiiri, hal ve gidişatı, hayat ve ölümü konuştuk.

AHMET S. YASİN
Dört yıl aradan sonra şiir kitabı yayınladınız. Bu uzun bir süre değil mi? Ve dört yılda yirmi iki şiir az değil mi?

Dört yıl, genç şairler için uzun bir süredir. Fakat şiirini oturtmuş, üslubunu bulmuş, okuyucusunu oluşturmuş ve yerini garantilemiş bir şair için uzun bir süre değildir. Hatta kısa bir süredir.

Kitabın adı Giderken Söylenmiştir. Böyle bir kitap ismi karşısında, mutlaka şunu sormak gerek: Hayırdır, yolculuk mu var?

Siz bana yolcu olmayan birini gösterin, ben de sorunuza cevap vereyim…

Giderken Söylenmiştir’e baktığınızda, bunu diğer şiir kitaplarınızın üstüne koyduğunuzu söyleyebilir misiniz?

Bunu benim değil okuyucuların ve eleştirmenlerin söylemesi gerekir. Yine de ‘kişi ne yaptığını bilmeli’ sözünü siper alarak şunları söylemek istiyorum: Ben dört şiir kitabımı da üst üste koydum. En altta Üç Köpük, en üstte Giderken Söylenmiştir. Nasıl “iki günü eşit olan ziyanda ise” iki şiiri eşit olan da öyledir. (daha fazla…)

Tags   devamını oku

‘Aslında çok matrak bir adamım’

ugurpolat

Gösterimdeki ‘Vali’de izlediğimiz hüzünlü rollerin adamı Uğur Polat, ‘Hüzünlü karakterler benim seçimim değil. Gelen teklifler üç aşağı beş yukarı birbirine benziyor. Ben çok matrak bir adamımdır aslında. Benden ne istenirse onu vermeye programlanmış bir aktörüm sonuçta’ diyor

Uğur Polat ünlü olduğunu unuttu! Korktum… İtiraf ediyorum… Oyunculuğa adanmış 30 senenin tutkusu ve derinliği altında kalmaktan… (daha fazla…)

Tags   devamını oku