Öğrenciye Layık Olmak
Elimizde iki CD’niz var: 2001 tarihli “Buluşmalar” ve yeni yayınlanan “Karışık Düşünceler -Buluşmalar 2″. İlk “Buluşmalar”, hem Türk sanat müziği, hem halk müziği albümü, aynı zamanda flamenkoyla iç içe geçmiş, caza da yakın duran bir deneysellik barındırıyor.
Mutlu Torun: Evet, bu albümü satıcının hangi rafa koyacağına karar vermesi epeyce zor. (gülüyor) Bu albüm aslında Türk müziğiyle klasik Batı müziğinin, cazın ve flâmenkonun ayrı ayrı birleşmesi. Ama sadece Türk müziği de var içinde. Türkiye nasıl yaşıyorsa, benim gitar ve udla ilişkim de öyle. Doğuyla Batı arasında bir oraya bir buraya kayan vaziyette yaşıyoruz. Türkiye’nin müziği de böyle.
Nasıl karar verdiniz ilk kaydı yapmaya?
“Buluşmalar”, benim 60. doğum yılıma rastladı. O tarihten dört-beş yıl Önce Kalan Müzik’ten Hasan Saltık bana istediğim müziği yapabileceğimi söylemişti. Öylece kaldı o konuşma. Daha sonra İş Bankasıyla “Toska’dan Heybeli’ye” diye bir albüm yaptık. Erol Uras’ın söylediği Serdar Yalçın’ın düzenleyip piyano çaldığı. Ruhi Ayangil’in kanun, benim ud çaldığım bir albümdü. Aynı grupla bir de Tango Turko” albümü yaptık. Daha sonra İş Bankası’na kendi projemi önerdim, kabul ettiler. Kendileri çıkaramadıkları için yapımcılığı Kalan Müzik üstlendi. (daha fazla…)
Ben ahlak peşindeyim…
Albümün kapağındaki "nefsime hakim olamayarak bazı düzenlemeler yaptım…" ifadesi dikkatimizi çekti…
Oğur: tam anlamıyla bozmak değil, ama bozulmuş bir şeye biraz daha bir şey katıyorsunuz! Kendi duygunuzu belki katıyorsunuz, yaklaşımınız belki safiyane. Bizimkinin öyle olduğunu sanıyoruz, belki yanılıyoruz, sevdiğimiz için .söylüyoruz ama hiçbir zaman,o türküyü yaşamadık. Örneğin, Pir Sultan Abdal’ın "derdim çoktur, hangisine yanayım…" türküsünü biz yaşamadık. Sadece bir şeyler hissediyoruz, "ne güzel" diyoruz, "makamı çok güzel, sözler ne güzel anlatıyor, ta ne zaman yazılmış, hâlâ aynı şey, değişmemiş…






