Yıldızlar Orkestrası

Songlines Dergisi en iyi 50 enstrümanist orkestra sanatçısını  2008 yılında seçmişti. Songlines etnikmüzik araştırmaları yapan dünyanın en güvenilir ve en iyi dergisi diyebilirim. O zamanlar listeyi gördüğümde tektek dinlerim, yeni sanatçılar keşfederim diye  hepsini bi şekilde dinlemiştim. Türkiye’den Kudsi Erguner ve Erdal Erzincan var. Shankar, Rabih, Kayhan, Abdullah, Ghulam Hussain, Boban Markoviç, Gasparyan gibi birçoğunu daha önce keşfetiğim sanatçılarda vardı.  Bu liste kişiden kişiye değişecektir. Benim gibi merak edenlere kaynak olsun diye internet ortamına aktarayım dedim. Sevdiğiniz enstrüman varsa Dünyada onu en iyi kimin çaldığını öğrenmek hakkınız. Benim gibi bütün sanatçıları tektek araştırarak ta keyifli bir Dünya turuna çıkabilirsiniz. Aslında benim siteye biraz müzik yazısı eklemem lazım. Mesela Bir Türkiye yıldızları listesi yapabilirim. Yaparım yani…

(daha fazla…)

Tags   devamını oku

Felsefeye dansla vücut veren usta: Maurice Béjart

Dansçı/koreograf Maurice Bejart, 22 kasımda, Lozan’da mavi gözlerini hayata kapattı. Öyle bir dünya vatandaşına Fransız demeye dilim varmıyor ama Marsilya’da doğmuş, işte. Bejart’ın "tamamıyla tesadüf" dediği dans serüveninin, vücudunun zayıflığı  nedeniyle doktorunun dans dersi almasını önerdiği 14 yaşında başladığı söylenir. Oysa tarih daha eskidir. 1927′de Marsilya’da doğan Bejart’ın dansa ruh işlemesinin temeli filozof olan babası  Gaston Berger’in etkisiyle başlar. Babası gibi felsefe eğitimi alır. Daha sonra din değiştirerek Sufi olmasında bu felsefi etkinin rolü büyük olacaktır.

maurice bejart
(daha fazla…)

Tags   devamını oku

Ayrılık Çeşmesi

Adamın biri, derin bir kuyuya düşmek üzereyken, son anda kuyunun ağzındaki kuru dala tutunmayı başarmış. Ama ağırlığına dayanamayarak çatırdamaya başlayan dalın kırılması an meselesiymiş.

Korku içinde düşeceği kuyunun dibine doğru bakınca, aşağıda koca bir canavarın onu ayaklarından yakalamak üzere olduğunu fark etmiş.

Durumunun dehşetinden sıyrılıp kendini toparlamaya çalışan adam, boşlukta sallanırken kendisini taşıyan kuru dalın dibindeki bal peteğini fark etmiş. Bir eliyle yakaladığı dalı sımsıkı tutup, diğer eliyle baldan bir parmak alarak ağzına atmış. Keyifle bal tutan parmağını yalarken de:

“Oh!!!” demiş. “Hayat ne güzel!”

Feriduddin Attar

Bu kitabı hayatımın balları eşim Arzu ile çaocuklarım Selman, Sinan ve Merve’ye ithaf ediyorum…

(daha fazla…)

Tags   devamını oku