<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd"
xmlns:rawvoice="http://www.rawvoice.com/rawvoiceRssModule/"
>

<channel>
	<title>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu &#187; ismail hakkı demircioğlu</title>
	<atom:link href="http://msadik.com/tag/ismail-hakki-demircioglu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://msadik.com</link>
	<description>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Feb 2012 15:06:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
<!-- podcast_generator="Blubrry PowerPress/2.0.4" -->
	<itunes:summary>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</itunes:summary>
	<itunes:author>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu</itunes:author>
	<itunes:explicit>no</itunes:explicit>
	<itunes:image href="http://msadik.com/wp-content/plugins/powerpress/itunes_default.jpg" />
	<itunes:subtitle>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</itunes:subtitle>
	<image>
		<title>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu &#187; ismail hakkı demircioğlu</title>
		<url>http://msadik.com/wp-content/plugins/powerpress/rss_default.jpg</url>
		<link>http://msadik.com</link>
	</image>
		<item>
		<title>Erkan Oğur &#8211; İsmail H.Demircioğlu</title>
		<link>http://msadik.com/erkan-ogur-ismail-h-demircioglu.html</link>
		<comments>http://msadik.com/erkan-ogur-ismail-h-demircioglu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 14:21:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basından]]></category>
		<category><![CDATA[erkan oğur]]></category>
		<category><![CDATA[ismail hakkı demircioğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=453</guid>
		<description><![CDATA[Sessiz sedasız, ama derinden çalışmayı seven bir sanatçı Erkan Oğur. Titiz çalışmalarını fazla reklâm etmeden sürdürüyor, neyse ki belli bir dinleyici kitlesi de onun hakkını veriyor. Elimize ulaşan albümü son çalışması; Anadolu Beşik. İsmail Hakkı Demircioğlu ile birlikte Anadolu&#8217;nun halk ozanlarından derlenen türkülere yeni bir soluk vermişler. Türküler, bildiğimiz bağlama, divan, cümbüş ve bendirin yanında devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sessiz sedasız, ama derinden çalışmayı seven bir sanatçı Erkan Oğur. Titiz çalışmalarını fazla reklâm etmeden sürdürüyor, neyse ki belli bir dinleyici kitlesi de onun hakkını veriyor. Elimize ulaşan albümü son çalışması; Anadolu Beşik. İsmail Hakkı Demircioğlu ile birlikte Anadolu&#8217;nun halk ozanlarından derlenen türkülere yeni bir soluk vermişler.</p>
<p>Türküler, bildiğimiz bağlama, divan, cümbüş ve bendirin yanında Erkan Oğur&#8217;un çaldığı klasik gitar ve perdesiz klasik gitarla, orjinalliklerini yitirmeden zengin bir tınıya sahip oluyorlar. Hasan Saltık&#8217;ın yapımcılığını üstlendiği Kalan Müzik Yapım&#8217;dan çıkan albümdeki türkülerin düzenlemeleri Erkan Oğur&#8217;a ait.</p>
<p>Erkan Oğur klasik gitar, perdesiz klasik gitar, kopuz, cura, balta, cümbüş, davul ve kemençenin yanında vokalde;</p>
<p>İsmail H. Demircioğlu divan ve bağlamanın yanında vokalde;</p>
<p>İzzet Kızıl bendir, tabla, djembe&#8217;de;</p>
<p>Ferruh Yarkın, Bekir Sakarya davulda;</p>
<p>Cengiz Özkan bağlamada;</p>
<p>Ertan Tekin mey ve düdükte;</p>
<p>Süren Asaturyan düdükte Anadolu Beşik&#8217;e emek verenler.</p>
<p>ntvmsnbc.com ©<!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/erkan-ogur-ismail-h-demircioglu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben ahlak peşindeyim&#8230;</title>
		<link>http://msadik.com/ben-ahlak-pesindeyim.html</link>
		<comments>http://msadik.com/ben-ahlak-pesindeyim.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 May 2008 12:30:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[erkan oğur]]></category>
		<category><![CDATA[ismail hakkı demircioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Kopuz Dede]]></category>
		<category><![CDATA[roll]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[&#34;G&#252;l&#252;n Kokusu Vardı&#34;yı dinleyenlere anlatmaya hacet yok, dinlemeyenlere alb&#252;mdeki imzaların Erkan Oğur-İsmail Demircioğlu olduğunu s&#246;ylemek yeterli herhalde. Erkan Oğur&#8217;la bu &#252;&#231;&#252;nc&#252; s&#246;yleşimiz; her seferi bir başka &#34;durum&#34;. İsmail Demircioğlu&#8217;yla ise ilk kez y&#252;z y&#252;ze geldik, Oğur&#8217;un aksine, konuşkan bir g&#252;n&#252;nde değildi, daha &#231;ok dinlemekle iktifa etti&#8230; Yaklaşık beş saat s&#252;ren s&#246;yleşide Erkan Oğur&#8217;la epey meşakkatli devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><o:p></o:p>&quot;G&uuml;l&uuml;n Kokusu Vardı&quot;yı dinleyenlere anlatmaya hacet yok, dinlemeyenlere alb&uuml;mdeki imzaların Erkan Oğur-İsmail Demircioğlu olduğunu s&ouml;ylemek yeterli herhalde. Erkan Oğur&#8217;la bu &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; s&ouml;yleşimiz; her seferi bir başka &quot;durum&quot;. İsmail Demircioğlu&#8217;yla ise ilk kez y&uuml;z y&uuml;ze geldik, Oğur&#8217;un aksine, konuşkan bir g&uuml;n&uuml;nde değildi, daha &ccedil;ok dinlemekle iktifa etti&#8230; Yaklaşık beş saat s&uuml;ren s&ouml;yleşide Erkan Oğur&#8217;la epey meşakkatli bir yolculuk yaptık&#8230; .</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Alb&uuml;m&uuml;n kapağındaki &quot;nefsime hakim olamayarak bazı d&uuml;zenlemeler yaptım&#8230;&quot; ifadesi dikkatimizi &ccedil;ekti&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Oğur: tam anlamıyla bozmak değil, ama bozulmuş bir şeye biraz daha bir şey katıyorsunuz! Kendi duygunuzu belki katıyorsunuz, yaklaşımınız belki safiyane. Bizimkinin &ouml;yle olduğunu sanıyoruz, belki yanılıyoruz, sevdiğimiz i&ccedil;in .s&ouml;yl&uuml;yoruz ama hi&ccedil;bir zaman,o t&uuml;rk&uuml;y&uuml; yaşamadık. &Ouml;rneğin, Pir Sultan Abdal&#8217;ın &quot;derdim &ccedil;oktur, hangisine yanayım&#8230;&quot; t&uuml;rk&uuml;s&uuml;n&uuml; biz yaşamadık. Sadece bir şeyler hissediyoruz, &quot;ne g&uuml;zel&quot; diyoruz, &quot;makamı &ccedil;ok g&uuml;zel, s&ouml;zler ne g&uuml;zel anlatıyor, ta ne zaman yazılmış, h&acirc;l&acirc; aynı şey, değişmemiş&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;<span id="more-18"></span></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Ama&ccedil; m&uuml;mk&uuml;n olduğunca o saf hale ulaşmak mı?</p>
<p class="MsoNormal">Hayır, &ouml;yle bir hedef yok. Bir nefs meselesi. Biz seviyoruz, hoşumuza gidiyor, ama benim kafamda, herhalde İsmail&#8217;in de &ouml;yle, bir k&ouml;şede t&uuml;rk&uuml;n&uuml;n ulaşılmaz bir yeri var. T&uuml;rk&uuml;n&uuml;n birde yaşanmışlığı var. Yapan kişiler, o anki olaylar, bir kişinin onu ortaya &ccedil;ıkarması&#8230; Biz onun gibi yapamayız. Dilden dile, zamandan zamana ge&ccedil;iyor, coğrafyalar değiştiriyor, tarih ge&ccedil;iyor&#8230; Orasına burasına herkes bir şey katıyor, derken başka bir şekle b&uuml;r&uuml;n&uuml;yor. Bizim elimize gelen şekli hi&ccedil;bir zaman saf değil.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Peki bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mler, değişimler ki ka&ccedil;ınılmaz herhalde illa ki olumsuz, k&ouml;t&uuml; bir şey mi?</p>
<p class="MsoNormal">Bunun olumsuz yanlan da var, s&ouml;ylediğim negatif algılanmasın, ben o anlamda s&ouml;ylemiyorum. İnsanların yaşantılarının birikimi, kattıkları duygular, bir şekle sokuyor tabii. Ama ilk saflık yok hi&ccedil;-bir zaman, onu gayet rahat g&ouml;rebiliyorsunuz.</p>
<p class="MsoNormal">İsmail Demircioğlu: Bir t&uuml;rk&uuml; &ouml;rneğin, Erzurum&#8217;da hayatiyet kazanmış, ama elli sene sonra Sivas&#8217;ta s&ouml;ylenmeye başlanmış. O s&uuml;re&ccedil; i&ccedil;inde insanlar yaşadıklarına g&ouml;re belki adapte ediyorlar o t&uuml;rk&uuml;y&uuml;, kendileri yine, bir şeyler katmışlarsa bile, gene o tarz bir hayatın i&ccedil;indeler. Şimdi &ouml;yle olmuyor, İstanbul&#8217;da yaşıyor insanlar, t&uuml;rk&uuml;n&uuml;n doğduğu ortamla hi&ccedil; alakası yok yaşantılarının. Duyuyor, hoşuna gidiyor, s&ouml;yl&uuml;yor. Burada bir farklılık var.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bu size daha &ccedil;ok bozmak gibi mi geliyor?</p>
<p class="MsoNormal">Bir bakıma belki biraz bozuyor da&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Oğur: Tam anlamıyla bozmak değil, ama bozulmuş bir şeye biraz daha bir şey katıyorsunuz! Kendi duygunuzu belki katıyorsunuz, yaklaşımınız belki safiyane. Bizimkinin &ouml;yle olduğunu sanıyoruz, belki yanılıyoruz, sevdiğimiz i&ccedil;in .s&ouml;yl&uuml;yoruz ama hi&ccedil;bir zaman, o t&uuml;rk&uuml;y&uuml; yaşamadık. &Ouml;rneğin, Pir Sultan Abdal&#8217;ın &quot;derdim &ccedil;oktur, hangisine yanayım&#8230;&quot; t&uuml;rk&uuml;s&uuml;n&uuml; biz yaşamadık. Sadece bir şeyler hissediyoruz, &quot;ne g&uuml;zel&quot; diyoruz, &quot;makamı &ccedil;ok g&uuml;zel, s&ouml;zler ne g&uuml;zel anlatıyor, ta ne zaman yazılmış, h&acirc;l&acirc; aynı şey, değişmemiş&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Peki size nefsinize hakim olamayıp bazı d&uuml;zenlemeler yapma ihtiyacını duyuran neydi?</p>
<p class="MsoNormal">&Ccedil;ok basit, m&uuml;zikle olan ilişkimiz, g&uuml;ncel, d&uuml;nyevi kısmımız&#8230; M&uuml;zik yapma ihtiyacımız: Armoni duyuyorsun, başka sesler &ccedil;ağırıyor, bir sazı &ouml;ğreniyorsun bir , par&ccedil;a , onunla ilgili bir şeyler &ccedil;almak istiyorsun, ritim duygusu &quot;alıyorsun&quot; şurasına haşmet verecek bir şey koysam mı&quot; diyorsun, &ccedil;ocuksu oyun gibi bir nefis hik&acirc;yesi var işin i&ccedil;inde. Onlara hakim olamadım ben.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Hakim olabilmeyi ister miydiniz?</p>
<p class="MsoNormal">Evet. &Ccedil;ok isterdim, hi&ccedil; ses &ccedil;ıkmasın!</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Şarkı, t&uuml;rk&uuml; bir kere &ccedil;alınmalı, havaya gitmeli dediniz. Ama bir yandan da kaydetmek gerekiyor, bu m&uuml;zikler saklanabilsin, korunabilsin, daha sonraki kuşaklara aktarabilsin diye&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">0 işin bir başka tarafı. Tabiatın kanunu bu: Hitit m&uuml;ziği şu anda yok ortada, S&uuml;mer&#8217;den bir şey bilmiyoruz&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Kalsa &ccedil;ok iyi olmaz mıydı?</p>
<p class="MsoNormal">&Ccedil;ok iyi olurdu ama&#8230; &Ouml;ld&uuml;&#8230; Gelenek, g&ouml;renek, &ouml;rf, adet, bunlar kalmadı. Maalesef hepsi de yok olacak. Belki yıllar &ouml;nce on tane Neşet Ertaş vardı, bilmiyoruz. İleride o da yok olacak, bozlak sesi tarihe karışacak. Hafızalarda hatırlanabilir belki. Kokusu gelir mi bilmiyorum. Ama arkeolojik olma durumunda.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Peki buna rağmen siz t&uuml;rk&uuml;leri niye kaydettiniz? Mumyalamak deyimini kullandınız, yani son hale getirip o şekilde korumak mı?</p>
<p class="MsoNormal">&Ouml;ld&uuml;r&uuml;yorsun yani, &ouml;ld&uuml;r&uuml;p bir kenara koyuyorsun, &quot;seyredin bu leşi&quot; diyorsun&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">M&uuml;zeye kaldırmak gibi&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">M&uuml;zeye kaldırıyorsun.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Demircioğlu: Yalnız t&uuml;rk&uuml;lerin ş&ouml;yle bir yanı da var: Herkes bir şeyler katabiliyor, y&uuml;zyıllar İ&ccedil;inden bug&uuml;ne geliyor, Bu da olumlu bir şey. Bug&uuml;n yapılanlar &ouml;yle olmayabilir ama, sanayi &ouml;ncesinde o t&uuml;rk&uuml;lerde b&ouml;yle bir şey var, &ouml; y&uuml;zden &ccedil;ok g&uuml;zel kalmış. &quot;</p>
<p class="MsoNormal">Oğur: Ş&ouml;yle bir durum var Benim kardeşim mesela bir kan davasında &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmedi, veya bilmem ne savaşına gidip ailemden &uuml;&ccedil;-beş &quot; şehit vermedim, bir zelzele yaşamadım, sevgilim Fırat&#8217;ta| boğulmadı&#8230;B&ouml;yle şeyleri yaşamadım ben. Ama bunların t&uuml;rk&uuml;s&uuml;n&uuml; s&ouml;ylemek hoşumuza gidiyor.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yine de ortak bir şey yok mu, bu saydıklarınız sizin başınıza gelmedi ama, başkalarının başına geldi, h&acirc;l&acirc; geliyor&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Tam anlamıyla aynı şey değil. Başkasının ne hissettiğini hi&ccedil;bir zaman anlayamazsınız. Bu biraz derin bir konu, bilmiyorum nasıl yazacaksınız. Ya da b&ouml;yle konuşalım mı?</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">B&ouml;yle iyi, b&ouml;yle konuşalım&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Tamam o zaman, benim ilk başta s&ouml;yleyeceğim şey, d&uuml;r&uuml;st olmak, sanat konusunda, ya da sanat demeyelim de, bizim yaptığımız işlerde: m&uuml;zikler, sazlar, s&ouml;zler vesairede&#8230; &Ouml;nce bunu ortaya koymak lazım: D&uuml;r&uuml;st olmak. Biraz bunun ifadesiydi, o nefsine hakim olmak, olmamak meselesi. Biraz da bir g&ouml;nderme, m&uuml;zikle uğraşan arkadaşlarımıza, insanlarımıza&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bir reaksiyon mu?</p>
<p class="MsoNormal">&Ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir reaksiyon değil, ama bir g&ouml;nderme, bazıları i&ccedil;in &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir reaksiyon g&ouml;r&uuml;nebilir, bilmiyorum&#8230; Su&ccedil;lama değil de, belki kızgınlık olabilir. &Ccedil;&ouml;p &uuml;retmenin manası yok. Alb&uuml;m&uuml;n adı &quot;G&uuml;l&uuml;n Kokusu Vardı&quot;, ni&ccedil;in bu kadar kesin ge&ccedil;miş zaman&#8230; G&uuml;l unutuldu &ccedil;&uuml;nk&uuml;, kokuyu hatırlıyorsun sadece. &quot;G&uuml;l kokar&quot; diye biliyorsun. Plastik artık&#8230; &quot;G&uuml;l&uuml;n kokusu vardır&quot; demek, &quot;artık farkına varılmıyor, onu unutuyoruz, ama tekrar ortaya &ccedil;ıkabilir&quot; demek ile &quot;g&uuml;l&uuml;n kokusu vardı, artık kesin olarak yok ve bir daha olmayacak&quot; demek arasında &ouml;nemli bir fark var&#8230; Artık yok. Bu &ouml;nemli bir nokta. Ge&ccedil;miş yok, gelecek de yok, şu an var, &ccedil;ok yakın gelecek var&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Sizi dinlerken, Anadolu&#8217;da bir d&ouml;nem bir şeyler sanki &ccedil;ok g&uuml;zel yaşanmış ve bir daha geri gelmemek &uuml;zere yitirilmiş gibi bir duygu oluşuyor&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Anadolu&#8217;yu dolaşırsanız, h&acirc;l&acirc; o g&uuml;zel dediğiniz şeyleri bulabilirsiniz. Ama insanlarımız maalesef kirletilmiş vaziyette: politikalar, dış d&uuml;nyayla olan ilişkiler; televizyon, radyo vs. Bunların zaman i&ccedil;erisinde ortaya &ccedil;ıkardığı bir insan kirliliği var. Bu tabii m&uuml;ziğe de yansıyor.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Anadolu&#8217;da o g&uuml;zel zaman neydi, ne zamandı, nasıldı, onu g&uuml;zel kılan neydi?</p>
<p class="MsoNormal">G&uuml;zel zaman demeyelim de, başka bir zaman diyelim. Bu t&uuml;rk&uuml;ler yakıldığında, t&uuml;rk&uuml;lere baktığınız zaman, t&uuml;rk&uuml;n&uuml;n i&ccedil;inden kan akıyor. Pek g&uuml;zel bir zaman olduğunu sanmıyorum. Ama bu m&uuml;zik cinsinin, salt m&uuml;zik a&ccedil;ısından baktığımızda, makamının, ritminin, tavrının, nağmesinin, han&ccedil;eresinin, &ccedil;arpmasının vs. ortaya &ccedil;ıkması, bu insanların belli bir estetik seviyeye ulaştıklarını g&ouml;steriyor. Bu nasıl bir zaman ya da nasıl bir s&uuml;re&ccedil; i&ccedil;inde oluştu, . onu s&ouml;ylemek benim bilgimin &uuml;st&uuml;nde. Bir g&uuml;zellik yaşanmış olabilir. Bu t&uuml;rk&uuml;leri ortaya o g&uuml;zellik &ccedil;ıkartıyor olabilir, duyguların samim&icirc;liği, o yaşanmışlık, haykırış belki b&uuml;t&uuml;n bunları ortaya &ccedil;ıkardı&#8230; Ben bug&uuml;n b&uuml;y&uuml;k bir fark g&ouml;r&uuml;yorum, konuşma lisanımız değişti, insan sesinin tınısı bile değişti. Eski zamandaki ağız yapısıyla, han&ccedil;ereyle, kelimelerin artik&uuml;lasyonuyla b&uuml;y&uuml;k bir fark var bug&uuml;n&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Zaman, hayat değişiyor fakat ihtiya&ccedil; baki kalıyor&#8230; O t&uuml;rk&uuml;y&uuml; yapmadaki ruhsal, toplumsal ihtiya&ccedil;&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Bu ihtiya&ccedil; insanın yapısında olan bir şey. T&uuml;rk&uuml; sadece burada yok, b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada var. Orada blues demişler, biz t&uuml;rk&uuml; demişiz, başka yerlerde başka adlar vermişler. Bu ihtiya&ccedil; tabii hep olacaktır. Ama o zaman t&uuml;rk&uuml;leri yapan insanların zek&acirc;larıyla, bug&uuml;nk&uuml; t&uuml;rk&uuml;leri yapan insanların zek&acirc;ları arasında b&uuml;y&uuml;k bir fark g&ouml;r&uuml;yorum ben. Duygu farkı zaten &ccedil;ok a&ccedil;ık&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Sebep ne sizce, insanların o zamanlar doğayla i&ccedil;i&ccedil;e yaşamaları mı?</p>
<p class="MsoNormal">&Ccedil;ok aptalca buluyorum bug&uuml;n yapılan m&uuml;zikleri. Ben pop m&uuml;ziğini de t&uuml;rk&uuml; t&uuml;r&uuml;ne sokuyorum. Burada T&uuml;rkiye&#8217;de yapılan caz m&uuml;ziğini de t&uuml;rk&uuml; olarak g&ouml;r&uuml;yorum&#8230; Bu &uuml;lkede yaşayan insanların yaptığı her t&uuml;r m&uuml;zik t&uuml;rk&uuml; aslında. Sanat m&uuml;ziği dedikleri şey de t&uuml;rk&uuml;. Genelde bir harmanın i&ccedil;indeler. Ama &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir zek&acirc;&quot; seviyesi ve niteliksizlik var.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Peki bu zek&acirc; seviyesi farkının sebebi ne, &quot;protein meselesi&quot; mi?..</p>
<p class="MsoNormal">(G&uuml;l&uuml;yor)&#8230; Onu bilemem ama, aptal bir toplum haline d&ouml;n&uuml;şm&uuml;ş durumdayız.</p>
<p class="MsoNormal">Demircioğlu: insanların paylaşma duyguları azaldı,, Eski d&ouml;nemlerdeki insanlar daha &ccedil;ok yardımlaşıyorlardı, daha duyarlıydılar, bana .g&ouml;re. Ben uzunca bir s&uuml;re Rize&#8217;de yaşadım, &ccedil;ocukluğumdan hatırlıyorum..O dayanışma, o duygu yoğunluğu insanları belki daha geniş d&uuml;ş&uuml;nmeye itiyordu.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">T&uuml;rkiye&#8217;de &ccedil;ok az s&ouml;z &ccedil;ıkıyor&#8230; Siz de s&ouml;ze y&ouml;netmiyorsunuz. &Ouml;te yandan bakıyorsunuz, 17-18. yaşında &ccedil;ocuklar MCM kanalında bir s&uuml;r&uuml; s&ouml;zler &#8216; s&ouml;yl&uuml;yorlar, dertlerini anlatıyorlar. &Ccedil;ok y&uuml;ksek bir seviye değil belki ama, sonu&ccedil;ta s&ouml;z var&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Oğur: T&uuml;rkiye&#8217;de ne &uuml;retiliyor diye kendi kendimize bir soralım bakalım, karşımıza ne &ccedil;ıkıyor? &Uuml;retim diye bir şey yok ki. Salt t&uuml;ketim var, edebiyat da &ouml;yle; teknoloji de, tıp da, araba da &ouml;yle:.. Bir şey &uuml;retmiyoruz. Tekrar var ve t&uuml;ketim var. M&uuml;zik de &ouml;yle. Toplumları, insanları etkileyecek s&ouml;z hi&ccedil;bir zaman &uuml;retilmiyor. Ben sırf kendi adıma konuşayım: Beste falan yapamam ben, m&uuml;mk&uuml;n değil &ouml;yle bir şey. Hatırlıyorum belki bazı şeyleri, ama bu benim bestem diyemem onlara, onun i&ccedil;in beste yapan arkadaşlara şapka &ccedil;ıkarıyorum (g&uuml;l&uuml;yor)..Enstr&uuml;man &uuml;retiyorum, kendimce yontuyorum, bir şeyler yapıyorum, o da &uuml;retim değil, sadece &ccedil;ocuk&ccedil;a basit bir heyecanın arkasından gitmekten: başka bir şey değil.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bu durumu nispeten T&uuml;rkiye&#8217;ye &ouml;zg&uuml; olarak mı g&ouml;r&uuml;yorsunuz, yoksa b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada benzer bir s&uuml;re&ccedil; mi yaşanıyor?</p>
<p class="MsoNormal">G&uuml;&ccedil;ler ortada. &Uuml;retenle &uuml;retmeyenler diye bir ayrım oluşmuş vaziyette. Biz ne &uuml;retiyoruz diye kendi kendimize sorduğumuzda; yoğurt falan &uuml;retiyoruz, belki kimi y&ouml;relerde gizli kalmış &ouml;zel yiyecekler &uuml;retiyoruzdur; belki bazı giysiler &uuml;retiyoruzdur&#8230; Başka &uuml;lkelerde olmayan toprak altı zenginliklerimiz var, titanyum gibi Onlar &uuml;retilmiyor, orada &ouml;ylece duruyor&#8230; Ben fazla iyimser değilim; negatif de değilim ama&#8230; Gelecek i&ccedil;in bir tahminde bulunabilirim: Globalleşme kır alışverişleri, ekonomik alışverişler, ticaretler, silah ticaretleri &uuml;zerine d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde, &uuml;lkeler arasındaki ilişkiler artık kontrolden &ccedil;ıkmış: D&uuml;nyanın sorunu ne ekonomik olacak; ne savaşlarla ilgili, ne siyasetle ilgili, ne de tabiatla ilgili. D&uuml;nyanın sorunu insanlığın ahlakında diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Giderek cinnet ge&ccedil;irme durumuna doğru gidiliyor. Sorun artık ne ekonomik, ne siyasi, tamamen ahlaki.&#8217; Herkes ; ahlaksız. B&uuml;y&uuml;k bir kirlilik var, denizin, havanın kirliliği gibi. İnsanlarımızın i&ccedil;inde ahlaki problemler giderek b&uuml;y&uuml;yor; Bunun nedeni, ekonomik olabilir, politik olabilir,&quot;o şekilde başlamış olabilir bu ahlaksızlık&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">M&uuml;ziğin sağaltıcı bir rol oynayabilir mi?</p>
<p class="MsoNormal">M&uuml;ziğin o kadar g&uuml;c&uuml; olabilir mi? Kirlenmemiş bir m&uuml;zik &ccedil;ıkarılabilirse ortaya, &ccedil;ok doğal sesler, m&uuml;zikler &uuml;retilebilirse ve bu insanlar arasında bir kontakt sağlayabilirse, bir anlaşma sağlayabilirse olabilir tabi.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Ama m&uuml;ziğin kendisi de kirli diyorsunuz&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">İnsanın kendisi ahlaksız olduğu i&ccedil;in artık; ben &ouml;yle diyorum. Sokakta g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z her insanda bu bir şekilde vardır: ahlaksızlık unsuru. Satıcısından alıcısına, taksi şof&ouml;r&uuml;nden doktoruna, politikacısından cumhurbaşkanına kadar herkeste bu var. B&uuml;t&uuml;n &uuml;lkelerde belki var. Pigmesinde bile vardır. Bu olduğu s&uuml;rece, bir m&uuml;zik par&ccedil;asının halini de tahmin edebilirsiniz.</p>
<p class="MsoNormal">Demircioğlu: Karamsar bir tablo!</p>
<p class="MsoNormal">Oğur: Karamsar belki &acirc;ma, negatif değil;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Negatif olmaması nasıl, pozitif yanı ne?</p>
<p class="MsoNormal">Pozitif olan yanı şu: İnsanlar bebek olarak d&uuml;nyaya geliyor; s&uuml;t kokuyorlar, &ouml;ld&uuml;kleri, zaman leş, k&ouml;t&uuml; kokuyorlar. Bu arada ge&ccedil;en zaman İ&ccedil;erisinde k&ouml;t&uuml;l&uuml;kler geliyor i&ccedil;imize, sonunda k&ouml;t&uuml; kokuyoruz. Dolayısıyla insan kokarak geziyor, bu s&uuml;reci biraz azaltabilirsek, bir par&ccedil;a temizliğe y&ouml;nelirsek; bedensel, ruhsal olarak bu ahlaksızlıktan belki kurtulabiliriz. Size tavsiye ederim, : ahlak &uuml;zerine d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n; Başkasıyla, bir işle varolan ilişkinizi kendi kendinize sorun.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Siz kendinizi nasıl buluyorsunuz?</p>
<p class="MsoNormal">Bende de ahlaksızlık var. Ama kendimi &ccedil;ok ahlaksız g&ouml;rm&uuml;yorum. Yani bu benim egom değil, b&ouml;yle bir şeyi kanıtlama durumum yok, ama s&ouml;yl&uuml;yorum; kendimi &ccedil;ok ahlaksız bulmuyorum. Kirliliklerim, su&ccedil;larım olmuştur, ama ahlaksız değilim. En azından b&ouml;yle bir isteğim var.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Atv&#8217;de, &quot;Ali Kırca&#8217;yla Ana Haber&quot;e &ccedil;ıktığınızda, konuşmanızın bir yerinde neyzenlerden bir &ouml;z&uuml;r dileme ihtiyacı hissettiniz.</p>
<p class="MsoNormal">Ben neyzenlerden &ouml;z&uuml;r dilemedim aslında&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Biz yanlış anladık herhalde&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Yoo, yoo. Neyzenlere bir g&ouml;nderme vardı. Nefse hakim olma meselesinden s&ouml;z ederken, ben persona olarak kendim i&ccedil;in s&ouml;yl&uuml;yorum. Genellemiyorum.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bu nefs meselesini biraz daha a&ccedil;sak&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">İnsanlar &ouml;l&ccedil;&uuml;y&uuml; ka&ccedil;ırmasın manasında&#8230; &Ouml;rneğin dinliyorsun, bağlamalar, kemanlar vs., b&ouml;yle aranjmanlarda &ouml;l&ccedil;&uuml; ka&ccedil;mış demektir. Ben şuna inanıyorum, mesele enstr&uuml;man değil de, insan&#8230; Mesele siyasetin, ekonominin &uuml;st&uuml;nde bir şey. Demin de s&ouml;yledim, ben ahlak peşindeyim.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Biraz &ouml;nce m&uuml;zik d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml; olduğunuzu s&ouml;ylediniz; felsefeyle ilişkiniz m&uuml;zikle sınırlı değil galiba. Ge&ccedil;enlerde sizinle yapılan bir r&ouml;portajda &quot;telvin&quot; kavramından s&ouml;z ediyorsunuz&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Telvinin tasavvufta bir manası var. Kelime manası renk, renkler demek. Ama bu renkler karakter anlamında. Kırmızı, yeşil ama&#8230; Bu yeşilin ya da kırmızının i&ccedil;indeki ton farkı ona karakter veren &ouml;zellik, o manada renk. Tasavvufi anlam da bununla</p>
<p class="MsoNormal">i, halden hale ge&ccedil;me, insan olarak sıfırdan yok olmaya kadar halden hale ge&ccedil;me: Her saniyen, yaşadıkların, &ouml;ğrendiklerin, yaptıkların, karakterin, ilişkilerin; hallerden hallere ge&ccedil;me olayının adı &quot;telvin&quot;. Bir gidişat, durağan değil. Bir hedefi var, ama ulaşılmayan bir hedef. Onun da adı var: o da &quot;temkim&quot;. Kararlılık demek, karar hali: son. Ondan sonra her şey siliniyor.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">O nasıl bir hal?</p>
<p class="MsoNormal">O hale ulaşamıyorsun hi&ccedil;bir zaman. Ama hayatın ya da tabiatın gidişatı. Telvin s&uuml;recinin hedefi kararlılıktır.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Nasıl bir kararlılık?</p>
<p class="MsoNormal">Bu &ccedil;ok m&uuml;zik olabilir, hi&ccedil; m&uuml;zik olmayabilir; tamamen hi&ccedil; olabilir; kişiye g&ouml;re değişir. Dini anlamda da izah edebilirsiniz bunu, Allah&#8217;a doğru olan hareket telvin olabilir, Allah&#8217;ın kendisi de kararlılık hali.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Siz bu kavramla ne zaman karşılaştınız? Nasıl benimsediniz?..</p>
<p class="MsoNormal">Bunu ben hep hissettim, ama isimlendiremedim. Sonra tasavvufta g&ouml;rd&uuml;m. Yunus&#8217;un insan karakterlerini renklerle anlatan bir şiirinin adı &quot;Telvin&quot;di. Bu şiir bildiğimiz Yunus&#8217;un da olmayabilir, biliyorsunuz, bir&ccedil;ok Yunus var&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Hayatınızın hangi d&ouml;nemleriydi?</p>
<p class="MsoNormal">80&#8242;li yıllardı herhalde&#8230; Ama oldum olası tasavvufa bir eğilim vardı bende, tabiatla olan ilişkim nedeniyle. Ben de İsmail gibi dağda bayırda b&uuml;y&uuml;d&uuml;m. Orada şekillendim, toprakla, ağa&ccedil;la, kuşla&#8230; &Ccedil;amurla oynadım, bizim oyuncağımız &ccedil;amurdan yaptığımız şeylerdi.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Enstr&uuml;manlarınızı kendiniz yapmanız da biraz bunun devamı gibi mi?</p>
<p class="MsoNormal">Evet, onun devamı.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Enstr&uuml;man yapmak da nefsi aşan bir şey değil mi?&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Sonu &ccedil;ıkmazdır bunun. Ben sonu s&ouml;yleyeyim: sonumuz toprak. Enstr&uuml;man bana hız veriyor. Ben bir alet yapıyorum, &uuml;&ccedil; ay kazanıyorum onunla, &uuml;&ccedil; ay beni acayip dinlendiriyor, meşgul ediyor&#8230; M&uuml;zikle olan ilişkimde, o varolmayan, yok olan, o &ccedil;ok abstrakt olan ilişkiyi kurması a&ccedil;ısından bana &ccedil;ok fayda sağlıyor, &ccedil;ok rahatlatıyor. Bir şeye ulaşmış oluyorum.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">O ulaştığınız doyum mu?</p>
<p class="MsoNormal">Yine nefs sorunu; tatmin, evet. Bir şey tahayy&uuml;l ediyorsun ama, yok ortada, o sesi veya tınıyı tahayy&uuml;l ediyorsun, ona ulaşmak i&ccedil;in bir şey yapman lazım, enstr&uuml;man, adı &uuml;st&uuml;nde ara&ccedil; olarak bu tahayy&uuml;le yaklaştırıyor. Nefse hakim olsak, enstr&uuml;mana ihtiya&ccedil; duymayız. Son nokta, hi&ccedil;liktir, total sessizlik, hareketsizlik&#8230; Bu her şeyi &uuml;retmiş olmaktır ayrıca, hepsini arkada bırakmak, &uuml;retimsizlik hedeftir&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Sembolik bir suskunluk mu?</p>
<p class="MsoNormal">Her şeyi konuşmuş, s&ouml;ylemiş olmak demektir&#8230; Artık konuşacak bir şeyin yoktur, &uuml;retmişsindir&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bir m&uuml;zisyen İ&ccedil;in suskunluğa ulaşmak ne anlama gelir, nasıl bir noktadır.</p>
<p class="MsoNormal">Bilinebilen frekanslar i&ccedil;ersindeki seslerle ilişkini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n zaman, sıfır ile 3000 frekansı arasındaki b&uuml;t&uuml;n ilişkini bitirdiğin zaman, o noktaya ulaşmış olursun. Sonumuz sessizliktir.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Peki siz kendinizi &quot;m&uuml;zisyen&quot; olarak g&ouml;r&uuml;yor musunuz?</p>
<p class="MsoNormal">Hayır. Pasaportumda &quot;mesleği m&uuml;zisyen&quot; diye yazıyor. Ama ben m&uuml;zisyen değilim. M&uuml;zikle ilgiliyim, m&uuml;zik bana yardımcı oluyor, gitarist hi&ccedil; değilim veya bir enstr&uuml;mana&#8230; Ben tabiatın bir par&ccedil;asıyım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">&quot;M&uuml;zisyen&quot; neye, kime denir sizce?</p>
<p class="MsoNormal">Tarifler &ccedil;eşitli olabilir&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">&quot;Ben m&uuml;zisyen değilim&quot; derken yaptığınız tarife g&ouml;re&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Bir kere eğitim olması lazım, m&uuml;zisyenlik bir meslek olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yorsa, bu işin bir eğitim tarafı var, bu hem senin dışından gelen hem de senin i&ccedil;inden gelen bir s&uuml;re&ccedil;&#8230; Okullar, hocalar vs. ya da kendi kendini geliştirmek&#8230; Bu olmak zorunda, g&uuml;ncel yaşam i&ccedil;inde para kazanmak, evini ge&ccedil;indirmek anlamında&#8230; Bunları yapıyorsan, m&uuml;zikler &uuml;retiyorsan, faaliyetin varsa, sen de başkalarını eğitiyorsan&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bunların hepsi sizde var&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">(G&uuml;l&uuml;yor)&#8230; Mesela eğitim yok</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Olmaz olur mu, yılların i&ccedil;inden gelen&#8230;.</p>
<p class="MsoNormal">Kendi i&ccedil;imden gelen bir eğitim var. Ama ben &ccedil;ok profesyonel anlamda konuşuyorum, bizim aldığımız, m&uuml;zik eğitiminin &quot;e&quot;si bile değil. Mesela, nota okumak, m&uuml;ziği d&uuml;ş&uuml;nmek&#8230; Hi&ccedil; ses &ccedil;ıkarmadan okuyup eve gidip piyanonuzla ya da gitarınızla &ccedil;alabiliyorsanız, bana g&ouml;re o zaman nota okuyorsunuzdur. Y&uuml;ksek m&uuml;zik eğitimi alan arkadaşlar bunu yapıyor. O anlamda bir eğitimden bahsediyorum. Y&uuml;ksek seviyede m&uuml;zikleri s&ouml;yl&uuml;yorum. M&uuml;zisyen size g&ouml;re veya bir&ccedil;oklarına g&ouml;re, belki bana g&ouml;re de, eğitimsiz de olabilir. Saf doğasıyla, duygusuyla hareket eden, sadece kendi i&ccedil;inden gelen ihtiyacına g&ouml;re hareket eden birisi de m&uuml;zisyen olabilir.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Biraz &ouml;nce m&uuml;zik bana yardım ediyor dediniz. Hayata tahamm&uuml;l etmeye mi, kendinizi ifade etmeye mi, neye yardım ediyor?</p>
<p class="MsoNormal">Yaşamada kolaylık sağlıyor bana. Bir kere mutlu bir insanım. Beni mutlu ediyor. Ben hi&ccedil; kimseyle kavgalı değilim. Barışık bir insanım. Bana i&ccedil; huzuru sağlıyor. M&uuml;ziğin bana sağladığı en &ouml;nemli şey. Terapik bir tarafı var. Bunun &ccedil;ok faydasını g&ouml;r&uuml;yorum. M&uuml;zikle bir&ccedil;ok şeyi ifade edebildiğim i&ccedil;in b&ouml;yle bir rahatlama oluyor&#8230; Bir d&ouml;nem sabahları &ccedil;ok kemence &ccedil;aldım. Uyanıyorsun, daha din&ccedil; kalkıyorsun. Kemen&ccedil;ede &ccedil;ok enerji gizli&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Uzun s&uuml;redir perdesiz gitarınızla tanınıyorsunuz, ama şimdi kopuzunuz &ouml;n planda g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor&#8230; Hatta kopuzun hayatınızı değiştirdiğini s&ouml;yl&uuml;yordunuz&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Ben &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k yaşta da bağlama &ccedil;aldım. Altı yaşımda başladım. Ama etrafımda onu anlayabileceğim, anlamamı sağlayacak bir olanak, ortam yoktu. Kopuzla ilişkim aradan kırk sene ge&ccedil;tikten sonra, &quot;Eşkıya&quot; filminin m&uuml;ziğini yaparken tesad&uuml;fen başladı. Eşkıya 96&#8242;da yapıldı. Ondan beş yıl &ouml;ncesine gidiyor aslında, beş yıl &ouml;nce o kopuzu g&ouml;rd&uuml;m ben bir yerde, beş yıl o adama gittim geldim&#8230; Duvarda asılı duruyordu. &Ouml;nceleri birka&ccedil; g&uuml;n seyrettim, dokundurtmadılar da&#8230; Sonra anladılar vaziyeti gide gele, bir g&uuml;n &quot;al bak&quot; dediler. Baktım, acayip bir simetrisi var, elimizdeki sazlara benzemeyen bir simetrisi var. Ben simetriye &ccedil;ok meraklıyımdır. G&ouml;zlerim miyop, astigmattır, o kadar uzakları g&ouml;rmez ama, simetrisiz olan şeyleri &ccedil;ok iyi g&ouml;r&uuml;r&uuml;m. Sazları hi&ccedil; &ouml;l&ccedil;meden yaparım. &Ouml;yle bir &ouml;zelliğim var. &Ccedil;ok kabaca &ccedil;izerim tabii. &Ouml;l&ccedil;meden yontarım, ama &ouml;l&ccedil;&uuml;lerim eşit &ccedil;ıkar. O kopuzda da onu g&ouml;rd&uuml;m. Sanki komp&uuml;t&uuml;rle hesaplanıp &ouml;l&ccedil;&uuml;lm&uuml;ş, &ouml;yle yapılmış gibiydi. Beni en &ccedil;ok etkileyen yanı o oldu. Sesi de &ccedil;ok etkiledi. Ge&ccedil;mişten gelen bir sesi var. Bağlama gibi g&ouml;r&uuml;nse de, bağlamaya benzemiyor. Onu insalar bağlamayla karıştırıyor. Kopuzla bağlama arasında tını olarak fark olduğu gibi, yapım olarak da fark var.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Armonik yapısı da sizi &ccedil;ok etkilemiş&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Bir armoni geliyor ki, o işin yansı, &ccedil;ok &ouml;nemli bir konu. Daha doğrusu terk &quot; edilmiş bir konu.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Serdar Ateşer, ge&ccedil;en sayımızda, t&uuml;rk&uuml;lerde m&uuml;thiş bir enerji olduğunu, &ccedil;eşitli sebeplerle o enerjinin yok olduğunu ve yeniden ortaya &ccedil;ıkarılması gerektiğini s&ouml;ylemişti. Siz ne dersiniz?</p>
<p class="MsoNormal">M&uuml;ziğin kendisi zaten bir enerji bi&ccedil;imi. Bir, fizik olarak bir enerjisi var. Frekanslarla ilgili. İki, psikolojik olarak bir enerjisi var.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Her enstr&uuml;manda da aynı mı?</p>
<p class="MsoNormal">Enstr&uuml;man tuhaf bir şey. O sadece frekansı &uuml;reten, sinyal veren şey. Sesin rengi &ouml;nemli değil. Frekans renkten muaftır.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Uyandırdığı etki de mi aynı?</p>
<p class="MsoNormal">Uyandırdığı etki farklıdır. B&uuml;t&uuml;n sesler bir mantık sırasına dizildiğinde ve bir moda, makama oturtulduğunda bir renk ortaya &ccedil;ıkıyor. Bunların b&uuml;t&uuml;n&uuml;n&uuml;n de insanlar &uuml;zerinde bir etkisi var. Mesela Uşşak makamının rengi başka, Rast makamının rengi bambaşka. Bu seslerin enerjileri de var. M&uuml;ziğin de enerjisi var. T&uuml;rk&uuml;lerde de var. T&uuml;rk&uuml;lerdeki ritimler belli bir zek&acirc; seviyesinin &uuml;st&uuml;ndeler. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;nya ritimlerine baktığımız zaman kolay anlaşılır, 4/4&#8242;l&uuml;k ritimler karşımıza &ccedil;ıkıyor. Bu ekonomiyle, teknolojiyle de ilgili bir şey, ama kolay anlaşılır, aksatmayan ritimleri uygun g&ouml;r&uuml;yorlar. B&ouml;yle bir manası olabilir. Bizde ise Orta Anadolu&#8217;da, Doğu Anadolu&#8217;da bunlar olduğu gibi, artı olarak aksayan gruplardan oluşan ritimler var ki, bu yoğun bir enerji bi&ccedil;imi. &quot;Bunun bilgin olanları var, durağan, &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k zamanlardan oluşanları var ki, ritim a&ccedil;ısından derya bir zenginlik. Bu doğru. Serdar&#8217;ın dediği enerji, bu ritmik unsurdan kaynaklanıyor olsa gerek.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Peki niye enerji dışa aksetmiyor?</p>
<p class="MsoNormal">Onun da &ccedil;ok nedeni var. Bu biraz da dinleyene bağlı. Ben mesela, bir bozlak sesi duyduğum zaman -doğru basılmış bir akortla &ccedil;alan, s&ouml;yleyen, fakat bu da anlaşılması g&uuml;&ccedil; bir konu ama- bir icracıdan, tavrı veren o bozlak sesini duyduğum zaman y&uuml;ksek bir enerjiyle doluyorum. Bu kendi algılamam tabii&#8230; Enerjinin alınabilmesinde ritmik unsur &ouml;nemli. Bir m&uuml;zisyen değil de sıradan bir insan &ouml;nce ritmi algılıyor. Renkleri, sesleri, notaların birbirleriyle ilişkileri, melodiler, sesler arasındaki mesafeler &ccedil;ok normal algılanmaya başlıyor. İnsanları ilk etkileyen ritim. Bu ritim hissi de insanlara doğru verilirse insanlara enerji nakli olabiliyor. Bizim insanımız 9/8&#8242;liğe rahatlıkla alkış tutar, ama &ccedil;ok basit olan 4/4&#8242;l&uuml;ğe eşit alkışlan tutamaz.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Par&ccedil;aların pop&uuml;ler olmasını da alkış tutulup tutulmaması belirtiyor galiba&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Eller havaya durumu! Bu bence ge&ccedil;ici bir şey. &Ccedil;oğunluğa hitap ritimle oluyor, bu doğru. Ritim demek organizasyon demek. Eğer o &ccedil;oğunluğu bir şekilde algılayabiliyorsanız, enstr&uuml;manlarınıza uygulayabiliyorsanız, &ccedil;ok kocaman bir enerji ortaya &ccedil;ıkıyor.</p>
<p class="MsoNormal">Demircioğlu: Peki, uzun havalarda ritim yok, ama enerji var?</p>
<p class="MsoNormal">Oğur: Onlarda i&ccedil; ritim var. Y&uuml;zeysel manada bir ritim yok, ama bir devinim vardır, onun b&uuml;y&uuml;k bir zamanı vardır. Enerjisi tabii ki var. Ses &ouml;nemli. Ses varsa enerji de vardır.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Sizin m&uuml;zikle dinleyici olarak ilişkiniz nasıl, mesela neler dinliyorsunuz?</p>
<p class="MsoNormal">Dinleme konusunda sorunluyum &ccedil;ok. Bir m&uuml;zik par&ccedil;ası ne kadar d&uuml;r&uuml;st&ccedil;e yapılmışsa, onu duyduğum zaman hissedebiliyorum.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">İlginizi &ccedil;eken, sizde yer eden neler var b&ouml;yle?</p>
<p class="MsoNormal">Mesela Bartok keman kon&ccedil;ertosu&#8230; Veysel, Neşetin bazı sesleri, iki &ouml;l&ccedil;&uuml; i&ccedil;inde birka&ccedil; makam değiştirebiliyor olabilmesi, bunları dinleyebiliyorum&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Debussy nasıl geliyor size?</p>
<p class="MsoNormal">Debussy&#8217;yi de dinledim, ondan da &ccedil;ok etkilendim. Sadece ufki olması, seslerin ilişkilerinin bug&uuml;ne kadar anladığımız tonal manada olmayışının verdiği değişiklik etkilemişti beni.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Buralardan kimler, neler?</p>
<p class="MsoNormal">Sokakta &ccedil;alan &ccedil;ingeneyi mesela rahatlıkla dinleyebiliyorum. O anda eğri b&uuml;ğr&uuml;, doğru yanlış, canlı bir şey &uuml;reten kişiyi dinleyebiliyorum. Ama bir pop m&uuml;ziği veya yurttan sesler bilmem ne korosunu| veya sanat m&uuml;ziği diye yapılan gariplikleri dinleyemem. Bazı caz m&uuml;zisyenlerini, daha emprovizeye y&ouml;nelik m&uuml;zikleri, ama zırva şeklinde olmayan emprovizeye yakın m&uuml;zikleri dinliyorum. &Ccedil;eşitli d&ouml;nemlerde m&uuml;ziğinden etkilendiğim, hayatımda etkilendiğim kişiler var. Mesela, Miles Davis beni etkilemişti. Bir d&ouml;nem John McLaughlin gitar nedeniyle, y&uuml;zeysel olarak etkilemişti. Klasik gitar konusunda bazı etkilendiğim kişiler olmuştu, onlardan biri de &ccedil;alma konusunda John WiIliams&#8230; T&uuml;rkiye&#8217;deki m&uuml;ziklerde Tamburi Cemil Bey etkilemişti. Bağlama konusunda, doğrusunu s&ouml;ylemek gerekirse, etkilendiğim pek kimse olmadı. Bağlama bakire duruyor. Onun daha &ccedil;ok işi var. Ama kim iyi &ccedil;alıyor, kim beceriyor bu işi, anlayabiliyorum. Ses konusunda M&uuml;nir Nurettin&#8217;in Fransa&#8217;ya gitmeden &ouml;nceki d&ouml;nemlerine ait s&ouml;ylediği şeyler, Hafız Burhan, hafız sesleri&#8230; Gazel, yani emprovize şeklinde sesi kullanma bi&ccedil;iminden makam a&ccedil;ısından &ccedil;ok şey &ouml;ğreniyoruz. Caz gibi geliyor bana.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Nusrat Fateh&#8217;i nasıl buluyorsunuz?</p>
<p class="MsoNormal">Ben &ccedil;ok az dinledim onu. Dinlediğim kadarıyla bir s&uuml;r&uuml; yanlış ses duydum. Bizde bir-iki gazelhan var ki, mukayese bile edilmez. Eteğine bile değemez Nusrat. Gazelhanların yaptıktan m&uuml;ziği değil de, ses renklerini, kullanma bi&ccedil;imlerini ve akortlu hallerini takdir ediyorum. Bir daha olabilecek bir şey herhalde. Mesela Hafız Burhan&#8217;ın rengi &ouml;yle. Hafız Kemal var 1900 başlarından. Ama T&uuml;rkiye&#8217;deki bu gazel k&uuml;lt&uuml;r&uuml;, ses kullanma bi&ccedil;imi pek yaygın olmadan yok olduğu i&ccedil;in ve de m&uuml;zik bi&ccedil;iminin makamsal olması nedeniyle, Batı k&uuml;lt&uuml;r&uuml;yle, m&uuml;ziğiyle zor bağdaştığı i&ccedil;in pek yayılma imk&acirc;nı olamadı. Ama insan sesi Batı&#8217;da başka t&uuml;rl&uuml;, Doğu&#8217;da başka t&uuml;rl&uuml; algılanıyor. Batı bas sesleri uygun sesleri uygun g&ouml;r&uuml;yor, Doğu ise tiz sesleri. Evet, bu kadar b&uuml;y&uuml;k fark var. Batıyla Doğunun hi&ccedil;bir zaman fizik olarak birleşmeyeceği gibi, anlaşması da, m&uuml;zikte birleşmesi de m&uuml;mk&uuml;n değil.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">B&uuml;lent Orta&ccedil;gil&#8217;le beraberliğinizin bu kadar zamandır s&uuml;rmesinin nedeni ne?</p>
<p class="MsoNormal">0, &ccedil;eşitli evreler halinde: ilk evresi, aileler, babalar tanışıyor. Ben uzun zaman Elazığ&#8217;daydım. Ortaokul d&ouml;neminde yazları İstanbul&#8217;a gelirdim. B&uuml;lent benim &ccedil;ocukluğumu bilir yani. Ben, gitar ve onunla ilgili m&uuml;zikleri B&uuml;lent&#8217;lerde g&ouml;rd&uuml;m. Gitarı onlar vasıtasıyla tanıdım. B&uuml;lent&#8217;in m&uuml;ziği başlangı&ccedil;ta tabii yabancı k&ouml;kenli bi&ccedil;imdeydi. Sonra kendi m&uuml;ziğine d&ouml;nme bi&ccedil;iminde şekillendi. Esas m&uuml;zikal beraberliğimiz 80 yılında başladı. 0 g&uuml;n bug&uuml;nd&uuml;r devam ediyor.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Anlayış olarak, m&uuml;zikal olarak uyuşmanızdan &ouml;t&uuml;r&uuml; herhalde&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">B&uuml;lent &ccedil;ok iyi bir gitarcıdır aslında. &Ccedil;ok iyi bir şarkı yazandır. T&uuml;rkiye&#8217;de kendine eşlik eden en iyi gitarcı diyebilirim. Gitar konusunda ondan &ccedil;ok şey &ouml;ğrendim başlangı&ccedil;ta. Biraz okul gibi oldu. Onun m&uuml;zik kurgusu, zek&acirc;sı, seviyesi hep etkilemişti beni. S&ouml;z &#8211; m&uuml;zik ilişkisi veya melodi mantığı kayda değerdi, &ccedil;ok &uuml;st seviyedeydi. Armonisi &ccedil;ok g&uuml;zeldi. Onun gitarı orkestra gibidir. Akortlarında bası da, orta sesleri de duyarsın&#8230; M&uuml;zik kurgulamayı B&uuml;lent&#8217;ten &ouml;ğrendim. Ne okullardan, ne kendi ge&ccedil;mişimden&#8230; Belki folklorun etkisi olmuştur, o ayrı. B&uuml;lent&#8217;le bunu &ccedil;ala &ccedil;ala geliştirdim. Sonra ben gitar a&ccedil;ısından daha ileri seviyede olmaya başladım. Bu sefer benim &ccedil;aldığım gitar sesleri, T&uuml;rk m&uuml;ziği seslerini de i&ccedil;inde almaya başladı. B&uuml;lent&#8217;in ise halk m&uuml;ziğiyle, T&uuml;rk m&uuml;ziğiyle hi&ccedil; ilişkisi yoktu. Dinlemezdi bile. Bir m&uuml;ddet sonra iş tersine d&ouml;nmeye başladı. Benden duyduğu sesleri almaya başladı. &Ouml;yle bir alışveriş oldu aramızda. Şimdi biz B&uuml;lent&#8217;le &ccedil;aldığımız zaman, B&uuml;lent bana şu akor, bu akor demez. Oturur &ccedil;almaya başlar. Ben de &ccedil;almaya başlarım. Bir şeyler ortaya &ccedil;ıkar. Kayıtlanınız da &ouml;yledir. Partisyonlarım filan yoktur. Girerim bir seferde &ccedil;alarım. En uzun beraberliğim B&uuml;lent&#8217;le olmasına rağmen, her &ccedil;aldığımızda başka bir şey &ccedil;alıyorum. Yoksa beraberlik devam edemez.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Orta&ccedil;gil&#8217;in s&ouml;zlerini nasıl buluyorsunuz?</p>
<p class="MsoNormal">B&uuml;lent&#8217;in s&ouml;zlerini &ccedil;ok seviyorum. G&ouml;n&uuml;l ister ki B&uuml;lent s&ouml;zlerini, bir kitapta toplasın. M&uuml;ziksiz olarak, sadece okunarak anlaşılsın. Tam şiir anlamında değil, ama anlaşılma anlamında diyorum. O s&ouml;zler insanların g&ouml;zlerinin &ouml;n&uuml;nde ş&ouml;yle birka&ccedil; saniye, okuma s&uuml;resince dursun. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; o s&ouml;zlere biraz dikkat etse okuyan &ccedil;ok derin şeyler g&ouml;rebilir. M&uuml;zikle o derinliğe ulaşılamıyor. Bence B&uuml;lent&#8217;in s&ouml;z&uuml;, m&uuml;ziğinden &ccedil;ok daha yukarıda. M&uuml;zik onu daha aşağıya &ccedil;ekiyor bana sorarsanız. M&uuml;ziğine katılan her şey, her aranjman unsuru s&ouml;zlerini biraz daha eritiyor, anlaşılmamasını sağlıyor. O y&uuml;zden B&uuml;lent&#8217;in s&ouml;zleri &uuml;st&uuml;ne insanlar biraz d&uuml;ş&uuml;nmeli, ne diyor bu adam diye. B&uuml;lent&#8217;in b&uuml;y&uuml;k bir enerjisi ve inancı var. Israrla ben bunu s&ouml;yleyeceğim diyor, insanların kafasına vura vura, soka soka&#8230; Oyuna devam! Diyeceğim, &ccedil;eşitli renklerde olmak telvine geliyor. İsmail&#8217;le olan beraberliğimiz de telvinde bir b&ouml;lge. Bundan sonra İsmail kendi alb&uuml;m&uuml;n&uuml; yapacak. Ben biraz caz m&uuml;ziğiyle uğraşmak istiyorum. &Ouml;yle bir ihtiyacım var. Birka&ccedil; yıldır biraz beni hayli sarsan bi&ccedil;imde.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Nasıl bir ihtiya&ccedil; bu?</p>
<p class="MsoNormal">Ş&ouml;yle: Bir triom var. O trio ile abstrakt, o anda &uuml;retilen, hi&ccedil;bir &ouml;n &ccedil;alışması olmayan m&uuml;zik yapıyorum. Ama zırvalama bi&ccedil;imde de değil, mantık i&ccedil;inde. Birisinin bir m&uuml;zik sesini &ccedil;ıkardıktan sonra &ouml;b&uuml;r&uuml;n&uuml;n de onu algılayarak, ona katkıda bulunarak, o anda kurgusunu yaparak saniyeler i&ccedil;inde oluşan bir m&uuml;ziği, motifi hareketlendirmek. 0 temanın &uuml;zerinde emprovizeler yapmak&#8230; Sen de bilmiyorsun, o anda kendi bilinmeyenini &ccedil;alıyorsun. Bir resim &ccedil;iziyorsun, bir hava &ccedil;ıkıyor, kendi dışına &ccedil;ıkıyorsun. Hem kendini yeniliyorsun veya &ccedil;alamıyorsan k&ouml;t&uuml;l&uuml;yorsun, eskitiyorsun&#8230; İşte b&ouml;yle bir m&uuml;zik. Kullanılan enstr&uuml;manlar bas, davul ve benim biri perdeli, diğeri perdesiz olan iki saplı gitarım. Yeni bir m&uuml;zik peşindeyim sistem ve aralıklar olarak. Belki armoni bir olduğu i&ccedil;in onunla bir şey yapamayız, ama icra bi&ccedil;imi olarak yeni bir m&uuml;zik. İnsanların algılaması ve duyum a&ccedil;ısından da yeni bir bi&ccedil;imin peşindeyim. O y&uuml;zden sarsılıyorum biraz. Bir de insanların &ouml;n&uuml;nde bir şey yokken hani bir ressamın kafasında bir şey yokken resme başladığı gibi m&uuml;ziğe başlamak bana daha enteresan geliyor.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">&quot;Eşkıya&quot; ile &uuml;nlendiniz. Pek &ccedil;ok programa &ccedil;ağrıldınız. 0 zamana kadar pek &ccedil;ok şey yapsanız da, insanlar sizi &quot;Eşkıya&quot; ile tanıdı. O d&ouml;nemde bir t&uuml;r haksızlık duygusu yaşadığınız oldu?</p>
<p class="MsoNormal">Hi&ccedil;bir zaman b&ouml;yle bir şey hissetmedim. Benim i&ccedil;in değişen bir şey olmadı. Arkadaşlarım, yakın &ccedil;evrem g&ouml;r&uuml;yorlar zaten. &quot;Eşkıya&quot; filmi benim i&ccedil;in tamamen tesad&uuml;f bir şey. Olmayabilirdi de. Olması da benim i&ccedil;imde bir şey değiştirmedi. Benim dışımda bir şeyler değişmiş olabilir. Bazı insanlar &ccedil;ok . paralar kazandılar. Onlara yaramış olabilir.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Siz kazanamadınız mı?</p>
<p class="MsoNormal">Bu işten en az parayı ben kazandım. Ama, ben de kazandım. Benim standardım, &ouml;l&ccedil;&uuml;lerim i&ccedil;erisinde &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir para.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">&quot;Eşkıya&quot; filmiyle ilgili olarak &quot;Atv Ana habere &ccedil;ıktığınızda filan, kullanıldığınızı d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;n&uuml;z m&uuml;?</p>
<p class="MsoNormal">Klip konusunda kullanıldığımı d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Abuk subuk g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler vardı. Atv konusunda ise, ilk &ouml;nce reddetmiştim. Sonra zaman aralıkları ile tekrar tekrar ısrar ettiler. Yetkili kişiler ve arkadaşlarım o programın 25 milyon tarafından izlendiğini s&ouml;yleyerek bir bi&ccedil;imde ikna ettiler beni. Zaten iki-&uuml;&ccedil; dakika bir şeydi. &Ccedil;ıktım, bir şey de diyemedim. İki satır bir şeyler s&ouml;yledim. Televizyon bana &ccedil;ok ilkel geliyor. Orada yaşanan şeyler, tekniği, simetrisi, &ccedil;aycısından ışık&ccedil;ısına kadar her şeyi &ccedil;ok ilkel bir kurum olarak geliyor. Televizyona inanmıyorum. T&uuml;rkiye&#8217;deki haline de inanmıyorum. &Ccedil;ocukların gelişme s&uuml;recindeki psikolojilerini etkileyen zararlı bir kurum olarak g&ouml;r&uuml;yorum.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">&quot;Eşkıya&quot; film olarak nasıl buldunuz?</p>
<p class="MsoNormal">Ben filmci değilim. Filmcilik a&ccedil;ısından bakıldığında herhalde &ccedil;ok fazla sorun vardır.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">M&uuml;ziği her şey bittikten sonra mı yaptınız?</p>
<p class="MsoNormal">Aslında filmin m&uuml;ziği başkasına verilmiş. O vazge&ccedil;tiği i&ccedil;in beni buldular. &Ccedil;ekimler bitmişti. Beni buldular. Kazancı Bedih&#8217;in film i&ccedil;inde de olan sahnesindeki m&uuml;zik ile Uğur Y&uuml;cel&#8217;in s&ouml;ylediği şarkı dışında m&uuml;zik yoktu. Diğerlerini ben yaptım.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Filmin &quot;sinema&quot; tarafı bir yana, anlattığı &ouml;yk&uuml;y&uuml; nasıl buldunuz?</p>
<p class="MsoNormal">&Ouml;yk&uuml;den bir şey almadım. Filmin konusundan ziyade orada g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m bir-iki renk, kişi, hareket, lastik ayakkabı, su, bir leh&ccedil;e; b&ouml;yle şeyler beni etkilemişti. O da benim sadece kendi ge&ccedil;mişimle ilgili bulduğum bağlantılardan kaynaklanan noktalar. Bunlar beni y&ouml;nlendirdi. Filmle &ouml;zel bir ilişkim yok. Eşkıya kavramı bambaşka bir ,., şey. Orada anlatılanla alakası yok. Film bence Amerikan action-movie&#8217;lerinin k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kopyası gibi bir şey. Eşkıya kavramına &ccedil;ok az değinmişler. Eski bir eşkıya fotoğrafı vardı, tek ger&ccedil;ek oydu. Ben eşkıya tanıdım. &Ouml;yle değildi.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Nerede tanıdınız?</p>
<p class="MsoNormal">Ben &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;kken, babam Elazığ&#8217;da doktorluk yaparken baltayla kafası u&ccedil;urulmuş bir adam getirdiler. Onu getirenin bir tarafında kafası kopmuş adam, diğer tarafında bir &ccedil;uval para var. Getiren de bir eşkıya. Babama &quot;ya bu adamı dirilt ya da seni &ouml;ld&uuml;r&uuml;r&uuml;m&quot; diyor.,</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Babanız ne yaptı?</p>
<p class="MsoNormal">Adamı d&ouml;vd&uuml;. Parayı da attı. &Ouml;lm&uuml;ş adamı dirilt diye getirmişler. Farkında değiller getirenler, heyecanlılar. Babam onlara bir şok etkisi yaptı, &ccedil;ok kızdı, bağırdı &ccedil;ağırdı ve d&ouml;vd&uuml; onları. O parayı alsaydı, &ccedil;ok zengin olabilirdik.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Hayatınızda iz bırakan bir film oldu mu?</p>
<p class="MsoNormal">Siz filme inanıyor musunuz? Ben inanmıyorum. Ama ilgimi &ccedil;eken &ouml;yk&uuml;ler var. Hitchcock&#8217;un &quot;Kuşlar&quot;dı beni etkilemişti. Korkmuştum. O korku hi&ccedil; aklımdan &ccedil;ıkmaz.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Kitap da var mı b&ouml;yle?</p>
<p class="MsoNormal">Şimdi aklıma gelmiyor ama Harput&#8217;la ilgili d&ouml;rt ciltlik &quot;Harput Ahengini defalarca okumuşumdur. Nietzsche&#8217;nin &quot;B&ouml;yle Buyurdu Zerd&uuml;şf&uuml;nden de etkilenmiştim. Fim konusuna geri d&ouml;nersek, ben filme inanmıyorum ama filmin i&ccedil;inde bir&ccedil;ok sanatın olduğunu g&ouml;rebiliyorum. Fakat ger&ccedil;ekte var olmaması beni d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;r&uuml;yor. Vizyon faslı araya mesafe koymama neden oluyor. İnsanların bir yere tıkılıp filmin karşısına ge&ccedil;meleri de ayrı konu&#8230; Filmi seyrederken karşılarına ge&ccedil;ip bir bakabilsek keşke*..</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Alb&uuml;m&uuml;n&uuml;z&uuml; alanlar konusunda bir fikriniz var mı? Sanki kendi kuşağınıza hitap ediyormuş gibi&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Ş&ouml;yle bir hedef, k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir miktarda da olsa, kafamdan ge&ccedil;mişti: Kaset almayan bir orta tabaka var. Yaşlı bir tabaka da var. Benim ulaşmak istediğim hedeflerden biri oydu. Bazıları belki &ccedil;ocukluk g&uuml;nlerini hatırlayabilir, bazıları değişik bulabilir&#8230; Bazıları da arabesk bulmuştur&#8230; (G&uuml;l&uuml;yor)</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Hi&ccedil; s&ouml;z yazmamayı mı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsunuz?</p>
<p class="MsoNormal">K&uuml;&ccedil;&uuml;k k&uuml;&ccedil;&uuml;k karaladığım s&ouml;zlerim var benim de. Bazen konuşma lisanının dışında s&ouml;zler de edebiliyorum kendimce. Ama benim sorunum hen&uuml;z m&uuml;zikle. S&ouml;z&uuml; m&uuml;ziklemek olarak zaman zaman, &quot;g&uuml;l alırlar g&uuml;l satarlar / &ccedil;arşı pazar g&uuml;ld&uuml;r g&uuml;r&uuml; bestelemek istiyorum. Kafamın i&ccedil;inde o kadar &ccedil;ok armoni, dinlediğim m&uuml;zikler var ki, aşure gibi, &ccedil;orba gibi. O kadar &ccedil;ok ihtimal var ki &uuml;rettiğimi sandığım şeyde. Stravirfski&#8217;nin obua partisi bug&uuml;n karşına &quot;g&uuml;ld&uuml;r g&uuml;r olarak &ccedil;ıkabilir.</p>
<p class="MsoNormal">Aşure g&uuml;zel bir şey&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">(G&uuml;lerek)&#8230; Aşure g&uuml;zeldir tabii. Hele i&ccedil;inde nar tanesi, ekşi nar olursa&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Aşure gibi bir m&uuml;zik de k&ouml;t&uuml; olmaz herhalde&#8230;</p>
<p class="MsoNormal">Adamların senfonisine bakıyorsun, ana temasıyla bir halk şarkısından alınmış ya da eski bir ozandan. Onu alıp dantel gibi işliyorlar. Aslında &ccedil;ok ileri m&uuml;zisyenler bile beste yapmıyorlar, dantel yapıyorlar/iplik var ortada, g&uuml;zel bir dantel işliyorlar. O y&uuml;zden beste konusunda &ccedil;ok titizim. Bug&uuml;ne kadar olmamış bir sistem belki yaratılabilir. G&ouml;n&uuml;l bunu istiyor&#8230;</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">M&uuml;ziğe ilk başladığınız yıllarda &ccedil;ok tela kişiye eşlik ettiniz, bunlara mecbur kalmasaydım şu anda başka noktadaydım ya da bu alb&uuml;m yıllar &ouml;nce &ccedil;ıkabilirdi dediğiniz oldu mu?</p>
<p class="MsoNormal">Zaman zaman oldu, ama ben onu kendi i&ccedil;imde &ccedil;&ouml;zd&uuml;m. Kendi kendime kızdığım zaman b&ouml;b&uuml;rlenip, &quot;ulan sizin yaptığınız besteleri ben havalara &ccedil;aldım gitti&quot; diyorum. Ama, dediğim gibi, en niteliksiz bir m&uuml;zik i&ccedil;erisinde bile kendimce bir şey yapmaya &ccedil;alışıyorum. O m&uuml;zik par&ccedil;asından bir şey &ouml;ğrenmeye &ccedil;alışıyorum. Her şey bana bir şey &ouml;ğrettiği i&ccedil;in bir kaybım olduğunu sanmıyorum. Zaman ise bir kayıp değildir. Zaman kaybolmaz. Zamandan insan muaftır ayrıca. İnsanın zamanı kaybolamayacak kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir şey. Bunun haricinde zaman tekrar edilen bir şey. Zaman kaybolmaz, insan kaybolur.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">S&ouml;yleşi : Siren İDEMEN &#8211; Ulaş &Ouml;ZDEMİR / Roll Dergisi &copy;</p>
<div style="page-break-after: always;"><span style="display: none;">&nbsp;</span></div>
<p><!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/ben-ahlak-pesindeyim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

