<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu &#187; ibrahim tenekeci</title>
	<atom:link href="http://msadik.com/tag/ibrahim-tenekeci/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://msadik.com</link>
	<description>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Aug 2010 11:16:00 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İbrahim Tenekeci</title>
		<link>http://msadik.com/alti-cizili-satirlar/ibrahim-tenekeci.htm</link>
		<comments>http://msadik.com/alti-cizili-satirlar/ibrahim-tenekeci.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 19:35:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Altı Çizili Satırlar]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim tenekeci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/alti-cizili-satirlar/ibrahim-tenekeci.htm</guid>
		<description><![CDATA[1 Eylül  1970 yılında Kastamonu&#8217;nun Taşköprü ilçesinde doğdu. Lise eğitimini  yarıda bırakıp edebiyata yöneldi. Bir dönem kitapçılık yaptı.
İlk şiiri 1988 yılında yayınlandı. Sonrasında ağırlıklı olarak Dergâh,  Kırklar, Derkenar, Merdiven, Endülüs, Kardelen, Düş Çınarı ve Kaşgar  dergilerinde göründü. 1998-99 yılları arasında Sağduyu gazetesinde  kültür sanat editörü ve köşe yazarı olarak çalıştı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Verdana; color: #000000;"><a href="http://msadik.com/wp-content/uploads/2010/07/ibrahimt.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-680" style="margin: 5px;" title="ibrahimt" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2010/07/ibrahimt-113x300.jpg" alt="" width="113" height="300" /></a>1 Eylül  1970 yılında Kastamonu&#8217;nun Taşköprü ilçesinde doğdu. Lise eğitimini  yarıda bırakıp edebiyata yöneldi. Bir dönem kitapçılık yaptı.<br />
İlk şiiri 1988 yılında yayınlandı. Sonrasında ağırlıklı olarak Dergâh,  Kırklar, Derkenar, Merdiven, Endülüs, Kardelen, Düş Çınarı ve Kaşgar  dergilerinde göründü. 1998-99 yılları arasında Sağduyu gazetesinde  kültür sanat editörü ve köşe yazarı olarak çalıştı. 1999&#8242;dan beri Milli  Gazete&#8217;de köşe yazarlığı ve düşünce sayfası editörlüğü yapmaktadır.  2000-2005 yılları arasında, 36 sayı yayınlanan Kırklar dergisinin genel  yayın yönetmenliğini yaptı. Aynı yıllar içinde, Birey ve Birun  yayınlarında dizi editörlüğü yaptı, kırk civarında şiir, hikâye ve  deneme kitabının yayınlanmasına vesile oldu.</span></p>
<p>Ağır Misafir adlı eseriyle, 2008 yılında, Türkiye Yazarlar Birliği  tarafından &#8220;Yılın Şairi&#8221; seçildi. Aynı yıl, &#8220;Yılın Yazarı&#8221; ödülünü de  aldı.<br />
Evli ve beş çocuk babasıdır.</p>
<p>ESERLERİ<br />
Şiir: Üç Köpük, Peltek Vaiz, Güzellik Uykusu, Giderken Söylenmiştir,  Ağır Misafir.</p>
<p>Deneme: Uçuş Denemeleri, Son Düzlük, Üzgünlük</p>
<p>Ayrıca üç kitap halinde Dergâh dergisi Şiir, Hikâye ve Yazı  Güldesteleri&#8217;ni yayına hazırladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/alti-cizili-satirlar/ibrahim-tenekeci.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Herkesi yormak istiyorum</title>
		<link>http://msadik.com/siiriyet/herkesi-yormak-istiyorum.htm</link>
		<comments>http://msadik.com/siiriyet/herkesi-yormak-istiyorum.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 13:14:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiiriyet]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim tenekeci]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=372</guid>
		<description><![CDATA[
Uzun zamandır şiir kitabı yayınlamayan şair İbrahim Tenekeci, Giderken Söylenmiştir adını verdiği kitapla okuyucularını selamladı. Birun Yayıncılık&#8217;tan çıkan kitap, şairin dört yılının mahsulü, kimisi epeyce uzun 20 şiirini biraraya getiriyor. Tenekeci ile son kitabını merkeze alarak şiiri, hal ve gidişatı, hayat ve ölümü konuştuk.
AHMET S. YASİN
Dört yıl aradan sonra şiir kitabı yayınladınız. Bu uzun bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="İbrahim Tenekeci" href="http://msadik.com/wp-content/uploads/2009/11/ibrahimtenekeci.jpg"><img class="size-full wp-image-373 alignleft" style="margin: 8px;" title="ibrahimtenekeci" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2009/11/ibrahimtenekeci.jpg" alt="ibrahimtenekeci" width="158" height="220" /></a></p>
<p>Uzun zamandır şiir kitabı yayınlamayan şair İbrahim Tenekeci, Giderken Söylenmiştir adını verdiği kitapla okuyucularını selamladı. Birun Yayıncılık&#8217;tan çıkan kitap, şairin dört yılının mahsulü, kimisi epeyce uzun 20 şiirini biraraya getiriyor. Tenekeci ile son kitabını merkeze alarak şiiri, hal ve gidişatı, hayat ve ölümü konuştuk.</p>
<p>AHMET S. YASİN<br />
<strong>Dört yıl aradan sonra şiir kitabı yayınladınız. Bu uzun bir süre değil mi? Ve dört yılda yirmi iki şiir az değil mi? </strong></p>
<p>Dört yıl, genç şairler için uzun bir süredir. Fakat şiirini oturtmuş, üslubunu bulmuş, okuyucusunu oluşturmuş ve yerini garantilemiş bir şair için uzun bir süre değildir. Hatta kısa bir süredir.</p>
<p><strong>Kitabın adı Giderken Söylenmiştir. Böyle bir kitap ismi karşısında, mutlaka şunu sormak gerek: Hayırdır, yolculuk mu var? </strong></p>
<p>Siz bana yolcu olmayan birini gösterin, ben de sorunuza cevap vereyim&#8230;</p>
<p><strong>Giderken Söylenmiştir&#8217;e baktığınızda, bunu diğer şiir kitaplarınızın üstüne koyduğunuzu söyleyebilir misiniz? </strong></p>
<p>Bunu benim değil okuyucuların ve eleştirmenlerin söylemesi gerekir. Yine de &#8216;kişi ne yaptığını bilmeli&#8217; sözünü siper alarak şunları söylemek istiyorum: Ben dört şiir kitabımı da üst üste koydum. En altta Üç Köpük, en üstte Giderken Söylenmiştir. Nasıl &#8220;iki günü eşit olan ziyanda ise&#8221; iki şiiri eşit olan da öyledir.<span id="more-372"></span></p>
<p><strong>Peki şiirinizin nereye gittiği noktasında neler söyleyebilirsiniz? </strong></p>
<p>İlk şiirlerimi yazdığım yıllarda İsmet Özel ile Cemal Süreya arasında bir kapı açmak istiyordum. Şimdi ise, sadece iyi şiirler yazmak istiyorum. Tabii bu, iddiamdan vazgeçtiğim şeklinde değil, artık iddialı olduğum şeklinde okunmalı. Birinci dönemde yazdığım şiirlerde sözü yormamaya ve çapaksız bir üslup oluşturmaya gayret ediyordum. Şimdi ise derinlikli şiirler yazıp herkesi yormak ve düşündürmek istiyorum. Ben bu şiirleri yazarken nasıl yoruluyorsam, okuyucu da okurken yorulmalı. Bütün bunlar, şiirimin gittiği yeri değil, şairin geldiği yeri işaret ediyor.</p>
<p><strong>Şiirinizde tedirginlik, rahatsızlık ve neşemizi kaçıran bir şeylerin varlığı her fırsatta karşımıza çıkıyor. Şiirinizin hayatın çelişkilerinden beslendiğini söyleyebilir miyiz? </strong></p>
<p>Hayatın değil, insanın çelişkilerinden beslenen ve buluşa dayanan bir şiir yazıyorum. İşlerin yolunda gitmesi sadece kazanca endekslenince, hiçbir şey yolunda gitmemeye başladı: Ambalaj içindekini solladı, döneklik esneklik olarak yutturuldu, kapıya değil de kasaya yakın oturanlar itibar gördü, konusuzluk konu-anlamsızlık anlam oldu, kadınlar arzu nesnesine, erkekler ise birer manyağa dönüştürüldü. Şimdi ben, bunlardan şikayet etmeyeyim de ne yapayım?</p>
<p><strong>Dünyada gündem hayli yoğun. Savaşlar, ölümler, vahşet&#8230; Siz ise, şiirlerinizle dikkatleri içimize, içimizin derinliklerine yöneltiyorsunuz ısrarla. Bunu neden yapıyorsunuz? </strong></p>
<p>Şiir insanın özüdür. Özünden kopan, insanlığından da kopar. Bugün Amerika ve İngiltere halkının başına gelen de budur. Çevremize baktığımız zaman, insanların kendi sesine kulak vermediğini, habire başkalarının sesine dikkat kesildiğini görüyoruz. İstiyorum ki, insanlar kendi seslerine de kulak versinler. Beni dış dünyanın gündemi değil, daha çok iç dünyamızın gündemi ilgilendiriyor. İnsanların dışarıya doğru değil, içeriye doğru yolculuk yapmalarını öneriyorum. Tabii bu demek değil ki, dünyadan ve günlük hayattan kopsunlar. Aslında tam tersini söylüyorum: Dünya insanın içidir ve içine kapanan insan, aslında dünyaya açılmış olur. Dünya sadece manşetlerden, ana haber bültenlerinden, gazetecilerin yazdıklarından ibaret olmadığına göre; içine kapanan kişi, başkalarının gösterdiğini değil, kalbinin gösterdiğini görür.</p>
<p><strong>Bütün şiirlerinizde bariz bir şekilde kendini gösteren metafizik göndermelerin son kitabınızda artarak devam ettiğini görüyoruz. Mesela &#8220;Beni göresin diye yaşıyorum ey ölüm&#8221;, &#8220;Tekrar başa dönelim, evet ölüme&#8221; diyorsunuz. Ölüme neden bu kadar sık vurgu yapıyorsunuz? </strong></p>
<p>Ölümün adını her anışımda, insanlara uyarı atışı yapıyorum. Çünkü insanlar, maalesef ölümlü olduklarını unuttular. Bu unutuş, herkesi hırs kanseri yaptı. Dikkat ederseniz; artık mezarlıklarımızı şehrin çok uzaklarına taşıyoruz. Çünkü ölülerimizin yüzünü görmek istemiyoruz. Acıdır ki, &#8220;her canlı ölümü tadacaktır&#8221; ayeti bile günlerce tartışma konusu oldu. Bakın, ben Kağıthane&#8217;de oturuyorum ve Kağıthaneliler ölülerini Kağıthane&#8217;ye değil, Hasdal Mezarlığı&#8217;na gömüyorlar. Tesadüfe bakın ki, bütün bu bölgenin çöpleri de Hasdal çöplüğünde toplanıyor. Özetlersek; benim amacım, ölümü insanların gündemine sokmaktır.</p>
<p>Hüzün yüklü humor çizgisini geliştiriyor</p>
<p>ŞEHRİBAN ALTINDAĞ<br />
İbrahim Tenekeci Birun Yayınları&#8217;ndan çıkan yeni şiir kitabı &#8216;Giderken Söylenmiştir&#8217;de ilk kitabı &#8216;Üç Köpük&#8217;te yakaladığı ve sonraki kitaplarında yer yer hüzün yüklü o ince humor çizgisinden devşirdiği lirik soluğu geliştirerek sürdürüyor. Tenekeci&#8217;nin şiiri hep bir buluşun heyecanını uyandıran mısralarla ilerliyor. İlk kitabından beri okuduğum her şiiri, bende çok daha büyük ve henüz tamamlanmamış bir bütünün parçaları intibaını uyandırıyor. Kimi zaman bir iç çekiş var onda. &#8220;bir annenin elindeki pazar çantası/bilmezdim nasıl büker bir babanın belini&#8221;. Kimi zaman da &#8220;ah! bu kadar mezarı arasında ne büyür / ey ölüm, gel otur şuraya&#8221;. Tenekeci&#8217;nin şiirlerinde okurunda kolaycacık söylenivermiş duygusunu uyandıran bir akıcılık vardır. Ancak bu sadece görünüştedir. Derinmiş yanılsamasını uyandıran içi boş imajlar bataklığına rastlanmadığı için &#8216;zor olan&#8217; tercih kolaymış düşüncesini uyandırır zira. Bunun bir sebebi de pekçok mısrasının okurunda uyandırdığı &#8216;aşinalık&#8217;tır şüphesiz. Şair şiirinde kurduğu &#8216;ben&#8217;de &#8216;biz&#8217; diyebileceğim bir bütüne atıfta bulunarak, ortak duygusal haritamızı pafta pafta çıkarıyor. &#8220;iki kere yoruldum, ateşe atılırken bir / ismailin gözünü bağlarken bir de&#8221; Bu şiir teselli vermiyor okura. Aksine teselli aramamaya çağırıyor. Zorlu bir sefere yani. Ancak bu, yeryüzünü olağanüstü acılarla dolu bir mekan olarak görmesinden kaynaklanmıyor. Çok daha sahih, çok daha sahici bir imgelem dünyası var Tenekeci&#8217;nin. Hiç şüphesiz zaman ve kader karşısında bir isyanın sesi değil onun şiiri. Daha çok zamanın ve kaderin sahibine mütevekkil bir eda ile teslim oluş dile getiriliyor.</p>
<p>20/Haziran/2004 &#8211; Yenişafak Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/siiriyet/herkesi-yormak-istiyorum.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek Tabaka</title>
		<link>http://msadik.com/siiriyet/yuksek-tabaka.htm</link>
		<comments>http://msadik.com/siiriyet/yuksek-tabaka.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 12:58:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiiriyet]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim tenekeci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=368</guid>
		<description><![CDATA[
Bildiğimiz uykulardan değil bu,
Arı görmemiş bal, kumasşız elbise,
Katilin yazdığı güven mektubu&#8230;
Aziz midir su, yüzme bilene?
Ölmez ömrüm varsa, gelirim sana.
Ateşin başına oturmuş, canın-
Düşüyor kadınlar  ve çocukların
Toz kondurmamak için toprağa.
Alnı açık bir bahar, evet, bu sensin
Yormaz seni sevgilinin dağları&#8230;
Uzak bir hatıra olan sevincin
Varsın bulamasın kimi dalları.
Kuşlar uyurken göğe yükselen,
Çağıracak çayırlar sadece seni!
Artıkyıl, hepimizin ömründen,
İkinci bitirdik, cihan harbini&#8230;
Der [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="İbrahim Tenekeci" href="http://msadik.com/wp-content/uploads/2009/11/ibrahim_tenekeci.jpg"><img class="size-full wp-image-377  alignright" style="border: 2px solid black; margin: 8px;" title="ibrahim_tenekeci" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2009/11/ibrahim_tenekeci.jpg" alt="ibrahim_tenekeci" width="181" height="227" /></a></p>
<p>Bildiğimiz uykulardan değil bu,<br />
Arı görmemiş bal, kumasşız elbise,<br />
Katilin yazdığı güven mektubu&#8230;<br />
Aziz midir su, yüzme bilene?</p>
<p>Ölmez ömrüm varsa, gelirim sana.<br />
Ateşin başına oturmuş, canın-<br />
Düşüyor kadınlar  ve çocukların<br />
Toz kondurmamak için toprağa.</p>
<p>Alnı açık bir bahar, evet, bu sensin<br />
Yormaz seni sevgilinin dağları&#8230;<br />
Uzak bir hatıra olan sevincin<br />
Varsın bulamasın kimi dalları.</p>
<p>Kuşlar uyurken göğe yükselen,<br />
Çağıracak çayırlar sadece seni!<br />
Artıkyıl, hepimizin ömründen,<br />
İkinci bitirdik, cihan harbini&#8230;</p>
<p>Der Yasin, Han Yunus, bazı milletler<br />
Kasımın kaçı bugün, eski hesapla?<br />
Selam vermeden geçiyor günler,<br />
Bana bakmak düşüyor, bombalar sana!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/siiriyet/yuksek-tabaka.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Giderken söylenmiştir &#8211; İbrahim Tenekeci</title>
		<link>http://msadik.com/alti-cizili-satirlar/okudum-bitti/giderken-soylenmistir-ibrahim-tenekeci.htm</link>
		<comments>http://msadik.com/alti-cizili-satirlar/okudum-bitti/giderken-soylenmistir-ibrahim-tenekeci.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 May 2008 18:59:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okudum Bitti]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim tenekeci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Taşların İ&#231;indeki
Bir annenin elindeki pazar &#231;antası
bilmezdim nasıl b&#252;ker bir babanın belini
y&#252;z&#252; g&#246;z&#252; olmayan p şekilsiz korkular
bilmezdim nasıl b&#252;ker bir babanın belini
&#231;i&#231;eklerin emzirdiği o k&#252;&#231;&#252;k kanatlılar.
kısmışım sesimi lambayı kısar gibi
i&#231;ine kapanık bir taşım şimdi,
g&#246;z&#252;m olsaydı eğer d&#252;nya nimetlerinde 
pekala bulurdum onları bir &#231;&#246;pl&#252;kte,
bir şey ki dilimin varmadığı
kuşların &#231;arpmadığı u&#231;arken g&#246;kte-
g&#252;nler gelip ge&#231;ti, hi&#231; direnmedim
suyu yıkayan allah, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Taşların İ&ccedil;indeki</p>
<p class="MsoNormal"><o:p></o:p>Bir annenin elindeki pazar &ccedil;antası<br />
bilmezdim nasıl b&uuml;ker bir babanın belini<br />
y&uuml;z&uuml; g&ouml;z&uuml; olmayan p şekilsiz korkular<br />
bilmezdim nasıl b&uuml;ker bir babanın belini<br />
&ccedil;i&ccedil;eklerin emzirdiği o k&uuml;&ccedil;&uuml;k kanatlılar.<img width="200" vspace="5" hspace="5" height="313" align="right" alt="Giderken S&ouml;ylenmiştir" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/image/okudum/giderken.jpg" /></p>
<p>kısmışım sesimi lambayı kısar gibi<br />
i&ccedil;ine kapanık bir taşım şimdi,<br />
g&ouml;z&uuml;m olsaydı eğer d&uuml;nya nimetlerinde <br />
pekala bulurdum onları bir &ccedil;&ouml;pl&uuml;kte,<br />
bir şey ki dilimin varmadığı<br />
kuşların &ccedil;arpmadığı u&ccedil;arken g&ouml;kte-</p>
<p>g&uuml;nler gelip ge&ccedil;ti, hi&ccedil; direnmedim<br />
suyu yıkayan allah, sulayan ormanları<br />
&ouml;p&uuml;p başıma koyduğum g&ouml;ky&uuml;z&uuml; kadar aziz <br />
bağışladı bana, suskun olmayı</p>
<p class="MsoNormal"><o:p></o:p><o:p></o:p>III</p>
<p>kapıya yakın otururdum eskiden <br />
korsancılık oynardım tek g&ouml;zl&uuml; evlerde<br />
isterdim ki habire &ccedil;ınlasın kulaklarım<br />
beni ansın g&ouml;ky&uuml;z&uuml; bile.</p>
<p>yok artık <br />
beni suya g&ouml;t&uuml;ren o g&uuml;zelim nedenler,<br />
&ccedil;&uuml;r&uuml;yerek geliyor bana gelen ne varsa<br />
cenazeye &ouml;l&uuml;den &ouml;nce gelenler:</p>
<p>yaşasın diyorlar, yaşamayı hak eden<br />
varsın bulunmasın &ccedil;orabımızın teki<br />
g&uuml;l&uuml;msemek i&ccedil;in ne g&uuml;zel neden<br />
tapu işlemleri ve yemek tarifleri.<br style="" /><br />
<!--[if !supportLineBreakNewLine]--><span id="more-13"></span><br style="" /><br />
<!--[endif]--><i style="">kendine yazık eden<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal">&#8212;&#8212;&#8212;<br />
hep kendine d&ouml;k&uuml;yor t&uuml;t&uuml;n kolonyasını,<br />
&#8212;<br />
kuş<br />
kuludur kanadının</p>
<p class="MsoNormal"><o:p></o:p><i style="">II<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal">&#8212;&#8211;<br />
kimsenin bilmediği g&ouml;bek adıyla<br />
&#8212;-<br />
bir elif miktarı uzat boynunu<br />
budur işte, şeklimiz şem&acirc;limiz.</p>
<p><i style="">&ouml;zet g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler</i></p>
<p>ahşap bir d&uuml;nyanın herhangi bir k&ouml;şesinde<br />
kim direnebilir bit bandonun ritmine.</p>
<p><i style="">olmayan</i><span style="">&nbsp; </span></p>
<p class="MsoNormal">nereye bakıyorsun, orası yok ki.<br />
elma bah&ccedil;eleri, eski insanlar<br />
duruyor d&uuml;nde, bir şey diyecek gibi<br />
&ccedil;i&ccedil;eği burnunda bir demet nergis<br />
gibi duruyor, şaşırmış sanki.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p></o:p>Herkes yattıktan sonra, ben ona<br />
sesli d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r orman, kuş sesleri vs<br />
yoktur orada t&uuml;rk&ccedil;esi bozuk olan,<br />
diye anlatıyorum, artık olmayan<br />
g&uuml;cenmiş g&uuml;zelliği, o kutlu ikindiyi<br />
hak ge&ccedil;mesin diye durduğum zaman.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p></o:p><i style="">Gen&ccedil; g&ouml;r&uuml;nmek isteyen</p>
<p></i>suyu kurutuyorlar derine inmek i&ccedil;in,<br />
&hellip;&hellip;.<br />
g&ouml;z&uuml;m&uuml; kapasam ve a&ccedil;tığımda<br />
bilsem hangi dert &ouml;zl&uuml;yor beni<br />
hangi dağ ayakta zor duruyor<br />
g&ouml;z&uuml;m&uuml; a&ccedil;sam ve g&ouml;rmesem kimseyi.<br />
<i style=""><br />
<br style="" /><br />
<!--[if !supportLineBreakNewLine]--><br style="" /><br />
<!--[endif]--><o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal"><i style=""><o:p>&nbsp;</o:p></i></p>
<p class="MsoNormal"><i style=""><o:p>&nbsp;</o:p></i></p>
<p class="MsoNormal"><i style="">Terden bembeyaz<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal"><i style=""><o:p>&nbsp;</o:p></i></p>
<p class="MsoNormal">Şu sıkıntı, ne kadar d&uuml;şk&uuml;n bana<br />
&hellip;&hellip;.</p>
<p>d&uuml;nlerin biriktiği bu yongalıkta<br />
seni de severim yolumun &uuml;st&uuml;ndeysen<br />
kar olur yağarım terden bembeyaz<br />
nedensiz sevin&ccedil;ler alırım sana<br />
baksam da g&ouml;rmem aşk gibi kurnaz<br />
g&uuml;n bitti ve şaşırdık, bir kez daha<br />
kaldırıp baktık, birer birer evlerin<br />
ve dağların denizlerin altına.</p>
<p>seni yoksulkern g&ouml;rd&uuml;m, daha g&uuml;zeldin<br />
gel ey mahcubiyet, saklan arkama.<br />
<br style="" /><br />
<!--[if !supportLineBreakNewLine]--><br style="" /><br />
<!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">giderken s&ouml;ylenmiştir</p>
<p class="MsoNormal">
seviyorum aklımın almadığı şeyleri<br />
titriyorum emin olduğum zaman<br />
evlerin ev halkının ve devletlerin<br />
gidiyorum bıraktığı boşluktan.</p>
<p>nefes alıp emek veren, insan g&ouml;r&uuml;nce ka&ccedil;an<br />
gereksiz harcamalar gibi herkesin<br />
canını sıkan ve sonra bırakan<br />
gidiyorum, bu kesin.</p>
<p>II</p>
<p>ancak uyurken rabbime nazım ge&ccedil;er.</p>
<p>III</p>
<p>s&ouml;zc&uuml;k yapımında kullanılan <br />
bir şeydir senin g&uuml;l&uuml;ş&uuml;n.<br />
herkes g&uuml;zeldir sustuğu kadar<br />
sen de g&uuml;zelsin, bu m&uuml;mk&uuml;n</p>
<p>ne kaldı geriye aslına uygun olan,<br />
tutumlu g&uuml;neş, girişken g&uuml;n<br />
gibi sen kaldın, eli ekek tutan<br />
bir bah&ccedil;e kadar d&uuml;zg&uuml;n.</p>
<p>adres değişikliği</p>
<p>topa vurmak i&ccedil;in o kadar a&ccedil;ıldı ki<br />
topu bulamadı bir daha,<br />
diyorum ben insana;<br />
şaşırmayan ne bilsin.</p>
<p>Kur&rsquo;an okunurken susuyor herkes<br />
ge&ccedil;iş &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; onundur &ccedil;&uuml;nk&uuml;.<br />
b&uuml;t&uuml;n &ccedil;i&ccedil;ekleri otob&uuml;s tutar,<br />
diye yazmışım, koklayıp g&uuml;l&uuml;.<br />
<br style="" /><br />
<!--[if !supportLineBreakNewLine]--><br style="" /><br />
<!--[endif]--></p>
<p class="MsoNormal">su&ccedil;luluk duygusu</p>
<p>II</p>
<p>kalkmaya hazırlanan misafiri severim</p>
<p>
<i style="">&uuml;z&uuml;lmek i&ccedil;in gerekli malzemeler</i></p>
<p>kirleniyor su insana yaklaştık&ccedil;a</p>
<p>
II</p>
<p>bir yaprağı kim &ccedil;izer ağa&ccedil;tan daha iyi.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal"><i style="">Işıklandırma &ccedil;alışmaları<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal">
biz doktora gideriz, ya bir kuş hastalansa</p>
<p>VI</p>
<p>bayram namazını şaşırmak kadar doğal</p>
<p>VIII</p>
<p>budur işte d&uuml;nyanın s&ouml;ylediği<br />
g&ouml;lleri ırmakları kurutan şarkı<br />
uzatır her akşam sevgili g&uuml;neş<br />
suların i&ccedil;ine yorgun ayaklarını<br />
kapılar kapanır tertemiz bir g&uuml;venle<br />
almıştır herkes alacağını.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">Hayır duası</p>
<p>bir &ccedil;i&ccedil;ek d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n, yerini eğenmeyen<br />
&ccedil;i&ccedil;ek işte, herkese nazı ge&ccedil;en<br />
solar &ccedil;i&ccedil;ek, beğenmezse yerini<br />
yani sen, yani ben.</p>
<p>g&ouml;k herkesin iyi duru &uuml;st&uuml;nde.<br />
g&ouml;k işte, boşluğu boşver deme<br />
kurt da kurtlanır onun altında<br />
ilk &uuml;&ccedil;e girenler de.</p>
<p>&ccedil;imenleri g&ouml;r&uuml;r g&ouml;rmez ah dedim<br />
bir toprak kalmış sesini y&uuml;kseltmeyen<br />
toprak iştei anladın mı ey fani<br />
sadece odur, yaşını g&ouml;stermeyen.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p class="MsoNormal">&Ouml;fkesi ge&ccedil;miş olan</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>&nbsp;</o:p></p>
<p><span style="font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;;">Ellerinden &ouml;penin &ccedil;ok olmasın ey d&uuml;nya!</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="page-break-after: always;"><span style="display: none;">&nbsp;</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/alti-cizili-satirlar/okudum-bitti/giderken-soylenmistir-ibrahim-tenekeci.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
