Posts Tagged ‘ibrahim tenekeci’

İbrahim Tenekeci

Posted by M. Sadık

1 Eylül 1970 yılında Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde doğdu. Lise eğitimini yarıda bırakıp edebiyata yöneldi. Bir dönem kitapçılık yaptı.
İlk şiiri 1988 yılında yayınlandı. Sonrasında ağırlıklı olarak Dergâh, Kırklar, Derkenar, Merdiven, Endülüs, Kardelen, Düş Çınarı ve Kaşgar dergilerinde göründü. 1998-99 yılları arasında Sağduyu gazetesinde kültür sanat editörü ve köşe yazarı olarak çalıştı. 1999′dan beri Milli Gazete’de köşe yazarlığı ve düşünce sayfası editörlüğü yapmaktadır. 2000-2005 yılları arasında, 36 sayı yayınlanan Kırklar dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. Aynı yıllar içinde, Birey ve Birun yayınlarında dizi editörlüğü yaptı, kırk civarında şiir, hikâye ve deneme kitabının yayınlanmasına vesile oldu.

Ağır Misafir adlı eseriyle, 2008 yılında, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından “Yılın Şairi” seçildi. Aynı yıl, “Yılın Yazarı” ödülünü de aldı.
Evli ve beş çocuk babasıdır.

ESERLERİ
Şiir: Üç Köpük, Peltek Vaiz, Güzellik Uykusu, Giderken Söylenmiştir, Ağır Misafir.

Deneme: Uçuş Denemeleri, Son Düzlük, Üzgünlük

Ayrıca üç kitap halinde Dergâh dergisi Şiir, Hikâye ve Yazı Güldesteleri’ni yayına hazırladı.

Herkesi yormak istiyorum

Posted by M. Sadık

ibrahimtenekeci

Uzun zamandır şiir kitabı yayınlamayan şair İbrahim Tenekeci, Giderken Söylenmiştir adını verdiği kitapla okuyucularını selamladı. Birun Yayıncılık’tan çıkan kitap, şairin dört yılının mahsulü, kimisi epeyce uzun 20 şiirini biraraya getiriyor. Tenekeci ile son kitabını merkeze alarak şiiri, hal ve gidişatı, hayat ve ölümü konuştuk.

AHMET S. YASİN
Dört yıl aradan sonra şiir kitabı yayınladınız. Bu uzun bir süre değil mi? Ve dört yılda yirmi iki şiir az değil mi?

Dört yıl, genç şairler için uzun bir süredir. Fakat şiirini oturtmuş, üslubunu bulmuş, okuyucusunu oluşturmuş ve yerini garantilemiş bir şair için uzun bir süre değildir. Hatta kısa bir süredir.

Kitabın adı Giderken Söylenmiştir. Böyle bir kitap ismi karşısında, mutlaka şunu sormak gerek: Hayırdır, yolculuk mu var?

Siz bana yolcu olmayan birini gösterin, ben de sorunuza cevap vereyim…

Giderken Söylenmiştir’e baktığınızda, bunu diğer şiir kitaplarınızın üstüne koyduğunuzu söyleyebilir misiniz?

Bunu benim değil okuyucuların ve eleştirmenlerin söylemesi gerekir. Yine de ‘kişi ne yaptığını bilmeli’ sözünü siper alarak şunları söylemek istiyorum: Ben dört şiir kitabımı da üst üste koydum. En altta Üç Köpük, en üstte Giderken Söylenmiştir. Nasıl “iki günü eşit olan ziyanda ise” iki şiiri eşit olan da öyledir. (daha fazla…)

Yüksek Tabaka

Posted by M. Sadık

ibrahim_tenekeci

Bildiğimiz uykulardan değil bu,
Arı görmemiş bal, kumasşız elbise,
Katilin yazdığı güven mektubu…
Aziz midir su, yüzme bilene?

Ölmez ömrüm varsa, gelirim sana.
Ateşin başına oturmuş, canın-
Düşüyor kadınlar  ve çocukların
Toz kondurmamak için toprağa.

Alnı açık bir bahar, evet, bu sensin
Yormaz seni sevgilinin dağları…
Uzak bir hatıra olan sevincin
Varsın bulamasın kimi dalları.

Kuşlar uyurken göğe yükselen,
Çağıracak çayırlar sadece seni!
Artıkyıl, hepimizin ömründen,
İkinci bitirdik, cihan harbini…

Der Yasin, Han Yunus, bazı milletler
Kasımın kaçı bugün, eski hesapla?
Selam vermeden geçiyor günler,
Bana bakmak düşüyor, bombalar sana!

Giderken söylenmiştir – İbrahim Tenekeci

Posted by M. Sadık

Taşların İçindeki

Bir annenin elindeki pazar çantası
bilmezdim nasıl büker bir babanın belini
yüzü gözü olmayan p şekilsiz korkular
bilmezdim nasıl büker bir babanın belini
çiçeklerin emzirdiği o küçük kanatlılar.Giderken Söylenmiştir

kısmışım sesimi lambayı kısar gibi
içine kapanık bir taşım şimdi,
gözüm olsaydı eğer dünya nimetlerinde
pekala bulurdum onları bir çöplükte,
bir şey ki dilimin varmadığı
kuşların çarpmadığı uçarken gökte-

günler gelip geçti, hiç direnmedim
suyu yıkayan allah, sulayan ormanları
öpüp başıma koyduğum gökyüzü kadar aziz
bağışladı bana, suskun olmayı

III

kapıya yakın otururdum eskiden
korsancılık oynardım tek gözlü evlerde
isterdim ki habire çınlasın kulaklarım
beni ansın gökyüzü bile.

yok artık
beni suya götüren o güzelim nedenler,
çürüyerek geliyor bana gelen ne varsa
cenazeye ölüden önce gelenler:

yaşasın diyorlar, yaşamayı hak eden
varsın bulunmasın çorabımızın teki
gülümsemek için ne güzel neden
tapu işlemleri ve yemek tarifleri.

(daha fazla…)