Şebo’nun dönüşü

‘Deli kız’ ilk kez 15 yaşında sahneye çıktı. Şimdi 30′ların olgunluğunu yaşıyor. "45′ime geldiğimde yine müzik yapacağım ama giderek yalınlaşacağım" diyor
Kaldığı otelin lobisinde buluştuğumuzda başında rengarenk bir kukuleta, yüzünde muzip bir gülücük vardı. Türkiye’nin rock yıldızı olduğuna inanmakta zorlanırdınız. 1997 başında onu bir müzik şirketinin bürosunda ilk kez gördüğümde de aynı şaşkınlığı yaşamıştım. Yine başında gündelik bir bere vardı. Tanıyamadım. Oysa ilk klibi Yağmurlar çıkmış, şarkı dillerde gezer olmuştu.
Sonraki aylar boyunca Kadın dışında albüm dinlemeyecek, nerede bir Şebnem Ferah konseri yakalarsam gidip izleyecektim.
Adı televolelerde hiç gezinmedi ama kısa zamanda rock denince akla gelen isim oldu.
Kemancı’da, Saklıkent’te, ODTÜ’de defalarca izledim onu…
Ve her çıkan albümünde Kadın’ın tadını aradım.
2009 için bugünden bir öneri: “90’ıncı 19 Mayıs’ı gençlere verelim”
Farklı bir 19 Mayıs hayali
İlk ve son kez lise son sınıftayken katılmıştım 19 Mayıs gösterilerine… Seçildiğim için çok sevinçliydim çünkü tam da bahar sınıf penceresine abanmışken derslerden yırtmak için eşsiz bir bahaneye kavuşmuştum.
Haftalarca okulda, beden eğitimi hocasıyla “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” düsturuyla çalıştıktan sonra birkaç gün de Hipodrom’da bütün okullarla birlikte genel prova yapmış, o arada harika arkadaşlar bulmuştuk.
Unutamadığım sahne şudur:
Elimizde sopalar, dilimizde marşlarla şeref tribünü önünden geçerken, dönemin modasına uygun olarak sağcı olanlarımız sağ kollarını, solcu olanlarımız da sol kollarını kaldırarak selamlamıştı devlet zevatını…
70’lerin final gösterisiydi bu…
Sonra o sopaları o “sağlam kafa”larda kırdılar zaten…






