izdüşüm: Müzisyen olmaya ne zaman karar verdiniz?
Erkan Oğur: Üniversiteler arasında bocalarken böyle bir karar dönemi oldu. Aslında tam bir karar değil. Sadece, ailem karşıydı müzisyen olmama. Ben de onlara uyum sağlamak için erteliyordum müzisyenliği. Daha sonra 1974-75 gibi bu ertelemeyi durdurdum. İlk enstrümanım sesimdi. Daha sonra 5-6 yaşımda keman. Ardından balta, cümbüş, ahenk gibi Elazığ’ın yöresel sazlarıyla ilgilendim. Okul döneminde elimize mandolin verdiler ama ben pek sevmedim. Yapı itibariyle kötü bir sazdı. Aslında bu keman hikayesi de ilginçtir. Bizim ailede müzisyen yoktu. Babamın yakın bir arkadaşı bir gün bana bir keman getirdi ve babama da bu çocuk keman çalsın dedi. Keman büyüktü, tam kemandı. Benim boyum kemanın yayı kadardı. Önce hevesimi alayım diye ailem kemanla ilgilenmeme ses çıkarmadı. Ancak ben üzerine fazla düşmeye başlayınca, kemanı yüksek bir yere kaldırdılar. bende onu oradan alıp, uzaklara kaçardım ve oralarda çalıp eve geri dönerdim. Daha sonra Elazığ’dan bir bayanla bir sene kadar metodik bir çalışmam oldu. O benim ilk hocamdı. Zaten müzik eğitimim de bu kadar aslında.
İzdüşüm: Peki hocam, hepimiz üniversite sınavına girerken aklımızda çelişkiler oluyor. Bazen istemediğimiz bölümlerde okumak zorunda bırakılıyoruz. Sizin de ailenizin etkisi olmasaydı üniversite eğitiminizi müzik üzerine mi yapmak isterdiniz?
Erkan Oğur: Dokuz yaşındayken dedem beni Ankara’ya konservatuara getirdi. Orada bir alman hoca beni test etti. Nen piyanoda on bir sesi ayırt ettim. Hoca da hemen gelsin dedi. Ancak babam izin vermedi. Keman eğitimi almayı çok istiyordum. Belki iyi bir kemancı olabilirdim.
İzdüşüm: Perdesiz gitar fikri nasıl ortaya çıktı.
Erkan Oğur: Onu tamamen türk müziği seslerini yakalamak için yaptım. Makam ve tavır ihtiyacımı karşılamak amaçlıydı biraz da.
Erkan Oğur’un Bülent Ortaçgil’le bir araya gelmesi ise hayli ilginç. Bülent ortaçgil’le beraberlik ne zaman gerçekleşti diye sorduğumuzda:
(daha fazla…)