Bende giderdim

1960”lı yıllar, Elazığ akıl hastanesinden deliler kaçar, Elazığın cadde ve sokaklarına dağılır.

423 deli kaçmıştır.

O zamanın ünlü doktoru Mutemet Bey hastanenin başhekimidir.

Doktor bey ne yapalım derler ?.

Mutemet Bey bana bir düdük verin ve arkama yapışarak gelin der.

Doktor önde birkaç personeli arkasında tren-tren oynayarak Elazığı dolaşır.

Bütün deliler bu kuyruğa girer vagon olur.

Hastaneye geldiklerinde sayı 612 kişidir…

Tags   devamını oku
Benim Hırçın Sevgilim

Benim Hırçın Sevgilim

- Kader nedir bilir misin?

- Sevdiğin kişi için, tesadüflerden bir köprü inşa etmektir.

Tags   devamını oku

Bir tek sen kaldın

Bir tek sen kaldın rüyalarımı hayra yoran.
Mütebessim bir yüzle gözlerimi dinlendiren.
Şimdi de ki; olsun, bu da geçer!

Bir tek sen kaldın hayatımda, dualarına sırtımı yasladığım.
De ki; olsun, bunlar da geçer.

Tarık Tufan.

Tags   devamını oku

Gizlice Söyle Bana

“Her şeyi anlamak zorunda değiliz. Kaç yaşında olduğunu anlamak için kesilir mi bir ağaç.

Bir dalgıç nasıl siler gözyaşlarını.

Kederli günlerde bağlanmaya daha açık oluyor insan. Ama zaten her şey yolunda giderken kim sevebilir.

Bizi bir araya getiren sebepler ayıran sebeplerle aynı. Ama şimdi bunlar biraz hüzünlü konular özet geçelim.

Cep telefonu ışığında ameliyat yapan doktorlar var Afrika’da ben burada kapıyı açamıyorum.

Ben burada o kadar ciddi konuşuyorum ki şaka yaptığımı zannediyorsun.

Oysa kanamak da bir gülüştür yeryüzünde.”

Hayatımızı değiştirecek insanlar sessiz sedasız geçtiler yanımızdan. Onları görmedik yoktu kara atları.

Ne öğrendik onca bulmacadan: Çinekop Lüfer balığının küçüğüdür. Resimdeki şarkıcıyı yolda görmüştük bir seferinde. Sıhhiye köprü altında o mahşer yeri provasında. Çok daha fazla şey öğrenmiştik.

Bazen bir hikâye tutuşmuş iki eldir, kenetlenmiş on parmaktır. Şimdi gizlice söyle bana, saklı düşler ne demektir. Yağmur ne demektir terk ne demektir.

İşte o zaman anlayacağız yeniden gitmek ne demektir.”

Tags   devamını oku

Kangurunun Arka Cebi

Fred Flight, yemekhanedeki kavfada kopan sol kolunun, 13 yıldır görmediği annesine gönderilmesini istediğinde, Alcatraz Hapishanesi’nin yöneticileri, Flight’ın talebine olumlu yanıt verdiler ve kol önce bir naylon torbaya konularak, evlat hasreti çeken Bayan Flight’a postalandı. Bir yıl sonra, futbol oynarken düşen Fred’in sağ baldırına bir taş parçası saplandı; yara bir türlü iyileşmedi ve sonunda kangren olan bacak kesildi. Bacak da Bayan Flight’ın evine yollandı. Fred çektirdiği dişlerini, bir kulağını, sol serçe parmağını…. Annesine ulaştırdı. Hapishane yönetimi, müebbet mahkum sahtekarın büyük ölçüde ‘dışarı’ çıktığının farkına vardı ve organlarını birer birer annesine naklettiren Fred’e firara kalkıştığı gerekçesiyle hücre cezası verdi!

Murat Menteş
Aynalı Barikatlar S.117

  devamını oku

Bisiklet Hırsızları

SAGA Collection dvdlerinden daha önce Yurttaş Kane filmini seyretmiştim. Özenli bir şekilde hazırlanmış. Dvd de De Sica’yla çalışmak, Zavattini Belgeseli (“zavattini tek başına herşeydir ancak Vittorio de Sica, Zavattini olmadan hiçbir şeydir” diye bir söz de varmış), filmografi ve fotoğraf galeriside dvd de mevcut.  Gelelim filme; sinema haneme baba-oğul ilişkisini güzel anlatımı, yoksulluk, yoksulun yoksula yardımı ve en önemlisi de çaresizlik konularını anlatan bir film olarak kaydettim. Ve filmin çekimindeki özellikler. Başka bir blogda güzel bir test bile çözdüm. Filmden Birkaç ayrıntı;

- İtalyan Yeni Gerçekçilik akımının en iyi filmi, Bafta ve Golden Globe en iyi film ve Oscar’da en iyi yabancı film ödüllerini almış,

- Dvd’deki bilgilerden de Zavattini hakkında bir çok şey öğreniyoruz en önemlisi de kendisinin Yeni-Gerçekçiliğin kuramcılarından biri olduğu

- Filmde halktan insanlar oynuyor, başrol oyuncusu fabrika işçisi, kadın oyuncu gazeteci ve çocuk ise gerçek hayatta yine yoksul bir ailenin çocuğu (daha fazla…)

  devamını oku

Karanfil Parası

Bizde Bilirdik
Bilirdik el ele tutmayı
Gözgöze bakmayı bilirdik
Yürüyüp sahil boyu şiir okumayı
…Çiçek almayı
Üzerine bir dipnot sevgi düşmeyi bilirdik
doluydu ellerimiz kalplerimiz dolu
köşe başları siyaset tartışmalarından fırsat düşmezdi
biz de bilirdik yağmurda yürümeyi
ama parkamız taşımazdı incecik yağmuru
sızardı tenimize
rüyalar görmeyi de bilirdik
gecemiz işgal edilmişti karabasanlarca
dünde sallanır günde sallanır
bilirdik hisli şarkıları armağanı birbirimize bir borç
ondan olacak ki
türküler çağırdık geceler boyu
bilirdik şarap rengi denizin kokusunda
ay ışığı yakmayı
lakin yasaktı
bilirdik güneş altında sıhhate haiz olmayı
küf kokulu karanlıklar öğretti gençlikte solmayı
bilirdik tatmayı dünya mutfağında nice eşsiz lezzeti
lakin güneşi yoğurup koyduk aşımıza
bizde bilirdik sevgiliye karanfil almasını
lakin aç idik yedik karanfil parasını…

YILMAZ GÜNEY

Tags   devamını oku
Sayfa 9 & 22«...789101112....20....»