Drive (2011)
“…etrafında olmak başıma gelen en güzel şeydi”
Drive…Güzel film. Ryan Gosling iyice gençleşmiş. Oskar’a aday olacak kadar da oyunculuğunu ilerletmiş. İzleyin diyorum. Hikaye, oyunculuklar, çekimler gayet güzel. 50 üzerinden 40 verdim.
Yıldızlar Orkestrası
Songlines Dergisi en iyi 50 enstrümanist orkestra sanatçısını 2008 yılında seçmişti. Songlines etnikmüzik araştırmaları yapan dünyanın en güvenilir ve en iyi dergisi diyebilirim. O zamanlar listeyi gördüğümde tektek dinlerim, yeni sanatçılar keşfederim diye hepsini bi şekilde dinlemiştim. Türkiye’den Kudsi Erguner ve Erdal Erzincan var. Shankar, Rabih, Kayhan, Abdullah, Ghulam Hussain, Boban Markoviç, Gasparyan gibi birçoğunu daha önce keşfetiğim sanatçılarda vardı. Bu liste kişiden kişiye değişecektir. Benim gibi merak edenlere kaynak olsun diye internet ortamına aktarayım dedim. Sevdiğiniz enstrüman varsa Dünyada onu en iyi kimin çaldığını öğrenmek hakkınız. Benim gibi bütün sanatçıları tektek araştırarak ta keyifli bir Dünya turuna çıkabilirsiniz. Aslında benim siteye biraz müzik yazısı eklemem lazım. Mesela Bir Türkiye yıldızları listesi yapabilirim. Yaparım yani…
Zirveye Giden Yol
Filmin adı Zirveye Giden Yol. (The Ides of March) Bu yoldaki “mekruh” eylemleri toplayıp bir film yapmışlar. Dininin Abd anayasası olduğunu savunan kavruk tenli Başkan adayımızın oylarını beklediği halktan ziyade çalıştığı ajansla, rakibiyle, rakibinin ajansıyla ve kanaat önderleriyle olan çarpışık ilişkilerini anlatıyor. Oskara bi şekilde aday olur. Ödül bile alabilir. Puanım 7,5 bilemedin 8….Philip Seymour Hoffman ve Paul Giamatti de var filmde…..Aralık ayı oskar adaylarını izlemeye ayıdır. Yaklaşık 60 film var ve 20 tanesini izledim sayılır. Oskarlar açıklanmadan önce tahminlerim belli olur. Kesinlik kazanan en iyi yabancı film ödülü var. O da “Nadir’in Simin’den Ayrılışı”.İmdb’de 10 puan vermiştim şuanki puanı 8,6….adaylarda da bir Türk filmi var. Bir Zamanlar Anadolu‘da bu ödüle aday olacak. Kesinlik kazanan bunlar.
Emrah Serbes’le Sözünü Sakınmadan
Emrah Serbes’le Sözünü Sakınmadan (Video) from Sabit Fikir on Vimeo.
Makam Arabası
Halkın değil entelektüellerin hurafelerine yer veren program
TVNET’in yeni programlarından “Makam Arabası”nda, dünyanın dört bir yanından şarkılar eşliğinde entelektüel bir araba yolculuğu var.
İbrahim Paşalı şoförlüğünü yaptığı “Makam Arabası”nda, kendi arşivinden şarkıları, kitaplardan altını çizdiği satırları ağırlıyor ve kendi fikirlerini seslendiriyor.
Bu haftaki programda, medeniyeti Eski Yunan’la başlatmanın modern bir hurafe olduğu anlatılıyor. “Eski Yunanlılar da normal insanlardı, onlar da güzel şeylerden etkileniyorlardı” diyen ‘makam şoförü’ Paşalı, eski Yunanlıların da depremi ilahi ikaz olarak gördüklerini, zannedildiği gibi ortada “felsefenin aydınlattığı” bir ülke olmadığını söylüyor.
“Laiklik, niçin Rönesans’ın ve reformun çıktığı topraklarda çıkmadı?” sorusu da bu haftaki programın dikkat çekici sorularından.
Makam Arabası Pazar günleri Behzat Ç. ile aynı saatte. Genelde tekrarını izliyorum. Bu arada Tvnet’in internet sayfasını da çok beğeniyorum.
Okumanın kendisi saçma!
Eve gidip kitabı okumaya çalıştım. Beş sayfa sonra sıkıldım. Orhan Kemal iyi bir yazardı muhtemelen, beş sayfadan çıkardığım sonuç, ders kitaplarında okuduğum şeylerden daha güzel olduğuydu. Ama bana okumanın kendisi saçma geliyordu. Birinin anlatmak istediği birşey varsa, başından geçen ilginç bir hadise örneğin, doğrudan gelip bana anlatmasını beklerdim. Eğer bunu herkese birden anlatmak istiyorsa film falan çekmeliydi. Ayrıca filmlerde insanlar gülerler, ağlarlar, öpüşürler herşeyi görürsün. Kitaplarda böyle birşey yok, sadece her okuyana göre değişen yaklaşık hisler var, görüntüyü sen yapıştırıyorsun üstüne. Olmayan bir filmi kafanda çekmeye çalışıyorsun, hiçbirşey görmediğin halde herşeyi gördüğünü zannediyorsun. Ayrıca bir kitabı herkes aynı anda okuyamaz. Ama filmi pek çok kişi aynı salonda seyreder. Video bile olsa en azından iki üç kişi aynı anda seyredebilir. Ve tabii sevgilinle beraber seyrediyorsan el ele tutuşabilirsin, konuyu kaçırmayacak oranda öpüşebilirsin. Bunun da yarattığı bir enerji var. Film akar, kitap durur. Her neyse…O zamanlar kafam biraz karışıktı.
Emrah Serbes / Erken Kaybedenler








