inicio mail me! sindicaci;ón

Erkan Oğur – İsmail H.Demircioğlu

Sessiz sedasız, ama derinden çalışmayı seven bir sanatçı Erkan Oğur. Titiz çalışmalarını fazla reklâm etmeden sürdürüyor, neyse ki belli bir dinleyici kitlesi de onun hakkını veriyor. Elimize ulaşan albümü son çalışması; Anadolu Beşik. İsmail Hakkı Demircioğlu ile birlikte Anadolu’nun halk ozanlarından derlenen türkülere yeni bir soluk vermişler.

Türküler, bildiğimiz bağlama, divan, cümbüş ve bendirin yanında Erkan Oğur’un çaldığı klasik gitar ve perdesiz klasik gitarla, orjinalliklerini yitirmeden zengin bir tınıya sahip oluyorlar. Hasan Saltık’ın yapımcılığını üstlendiği Kalan Müzik Yapım’dan çıkan albümdeki türkülerin düzenlemeleri Erkan Oğur’a ait.

Erkan Oğur klasik gitar, perdesiz klasik gitar, kopuz, cura, balta, cümbüş, davul ve kemençenin yanında vokalde;

İsmail H. Demircioğlu divan ve bağlamanın yanında vokalde;

İzzet Kızıl bendir, tabla, djembe’de;

Ferruh Yarkın, Bekir Sakarya davulda;

Cengiz Özkan bağlamada;

Ertan Tekin mey ve düdükte;

Süren Asaturyan düdükte Anadolu Beşik’e emek verenler.

ntvmsnbc.com ©

Erkan Oğur – “Fuad”


Warning: usort() [function.usort]: Invalid comparison function in /home/wwwpinh/public_html/wp-includes/link-template.php on line 119

“Kâlb öncesi zamanlar vardı. Sonra mucize gerçekleşti , kâlbin oluşum süreci tamamlandı. Emir geldi ve kâlb atmaya başladı… O ilk darbe ânı ve hareketin başladığı hayat noktası “Fuad” ile sarsılır cisim. Gücü vardır , sesi vardır , ritmi vardır. Kâlb, hayata hevesle , tüm gerçekliği ile başlar… Hızlanmalar, yavaşlamalar, heyecanlar, korkular, aşklar, mutluluklar, hüzünler, müzik, coşkular, keskin şoklar, gider bozuklukları, yetmezlikler, hastalıklar, durma ve yeniden başlamalar. Derken cisime gelen sinyal ve durma ânı . “Fuad”. En küçük sonsuzluktan, en büyük sonsuzluğa , yokluktan varlığa kâinatı başlatır “Fuad”. Orada artık ne son ne de ilk olmak tariflenemez. Mutlak varlık yegâne gerçektir .Kâlb öncesi, kâlb ânı, kâl sonrası sorularını kendime sormaktayım. Kâlbin kırıldığı an vardır ki, o hayat noktasından “Fuad”dan kırılır. Kâlbin en mutlu olduğu an “Fuad”dır. “Fuad”ile görür, duyar, dokunur, tadar, koklar, sever, gariplikleri sezer, hissederiz. Ve “Fuad” ile düşünürüz. Yeteneklerimizi, ve hatta hiçbir zaman keşfedemeyeceğimiz yeteneklerimizdir “Fuad” .Mantık kâlbimizde şekillenir ve nasibimiz ölçüsünde acımasız ya da sevgi dolu olabilir. Yazıyı okumaya devam edin »

Erkan Oğur & Bir Ömürlük Misafir


Warning: usort() [function.usort]: Invalid comparison function in /home/wwwpinh/public_html/wp-includes/link-template.php on line 119

Bazı müzisyenleri kategorize edemezsiniz. Onlar kendi başlarına ve kendi müzikleriyle başlı başına bir kategoridir zaten. Erkan Oğur da bu müzisyenlerden biri. Türk dinleyicilerin bugüne kadar özellikle de Mazhar-Fuat-Özkan, Bülent Ortaçgil, Fahir Atakoğlu ve Sezen Aksu başta olmak üzere diğer müzisyenlerle duyduğu özgün perdesiz gitar sesi, önce Almanya’da basılan ilk kişisel albümüyle sonunda Türkiye’deki raflarda da yerini aldı. Tam bir müzik şöleni olan albüm aslında bir öykünün notalarını içeriyor. Özgün bir “lutiye” olan Erkan Oğur’un perdesiz gitarından dökülen notalar dinleyiciye doyulmaz keyifler sunuyor.

Doğaçlama müziğin ve özellikle de cazın en keyifli yanlarından biri, bir öykünün müziğini dinlemek ya da bir müziğin öyküsünü okumaktır. Erkan Oğur’un bize hediyesi bu. Elazığ’da başlayan ve şekillenen bir yaşam o yörenin folklorundan, havasından ve suyundan izleri her notayla birlikte kulağımıza döküyor. Sarp dağlardan akan buz gibi suları Mor Dağlar’la görüyorsunuz. Şarkının eşsiz bestesi ve düzenlemesi, Erkan Oğur’un perdesiz gitarı, şarkının sonlarında yer alan sesi, Melik Yirmibir’in bası ve Arto Tunçboyacıyan’ın vurmalı çalgılardaki yorumlarıyla müthiş bir resim sunuyor bizlere. Yazıyı okumaya devam edin »

Erkan Oğur – Djivan Gasparyan

Bazı konserler vardır ki insana “insan” olduğunu hatırlatır. İşte 1 Ağustos akşamı Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosunda izlediğim Erkan Oğur – Djvan Gasparyan ikilisinin konseri de öyle bir konserdi.

Konser öncesinde tek bildiğim Djvan Gasparyan’ın dünyaca ünlü bir “Düdük” ustası olduğuydu. Hatta uzun zamandır da müziğinden bir örnek dinleme isteğindeydim. Ama bir türlü dinleme fırsatı da bulamamıştım. Çok yakın bir dostumun önerisi ile de konsere gitmeye karar vermiştim.

Erkan Oğur’un ismini duymayan yoktur herhalde. Kimilerine göre “Eşkıya” filmindeki “Fırat Türküsü” yorumu ile ismi duyulmuş olsa da öncesinde de “bilen zaten biliyordu” denebilecek bir sanatçı.

Djvan Gasparyan ise Ermeni asıllı bir “Düdük” ustası. Her iki sanatçı da dallarında söz sahibi kişilerdi ayrıca da bu tip birlikteliklere oldukça ender rastlanır. Bildiğim kadarıyla da bu birliktelik Kalan Müzik sahibi Hasan Saltuk’ın çabalarıyla gerçekleşmiş.

Daha konserin başında kendine has sakin sunumu ile mikrofonu alan Erkan Uğur, konserin ne kadar iddiasız ve sade olduğunu ilk sözlerinde özetledi; “Dinleyeceklerinizi bir çeşit müzikmiş gibi düşünün çünkü evde birbirimize çalarmışız gibi çalacağız”.

Bu tanımlamalardan sonra bizler de kendimizi evlerimizde (ama biraz rahatsız koltuklarda) zaman zaman soluksuz, zaman zaman da gözlerimizi kullanmadan da bazı güzellikleri görebildiğimiz konser yaşamaya başladık.

Djvan Gasparyan iki Düdükçü ile birlikte gelmişti. Erkan Oğur da Kemençe ve ritim sazları eşliğinde performansını sundu.

Erkan Oğur, karakteristik sounduyla çizgisini korurken, Gasparyan da Oğur’un tınısını çok güzel destekledi.

Zaman zaman sahne Gasparyan’ın idi. Trio olarak seslendirdikleri Ermeni halk ezgilerinin de çok sesli ve çağdaş armoni anlayışı ile seslendirilmiş olması da konserin dikkat çeken önemli noktalarıydı.

Oğur’un isteği ile Açık Hava’da bulunan herkesin bir ağızdan “Fırat Türküsü”ne eşlik etmesi de gerçekten yaşanması gereken bir deneyimdi.

Keşke ikilinin stüdyo kayıtlarını tamamladıkları albümün piyasaya çıkması bu konsere yetişebilseydi…

Tolga GÜLEN ©

HİÇ İçin 16 Bin $


Warning: usort() [function.usort]: Invalid comparison function in /home/wwwpinh/public_html/wp-includes/link-template.php on line 119

İki müziksever düşlerindeki CD’nin sponsorluğunu yaptı. Herşey, günlük hayatın boğucu temposundan bunalıp sükûnu bulabilecekleri, ruhlarına derman olacak bir CD düşlemekle başladı. Türküler olacaktı içinde: Mükemmeliyetçi ama mümkün olduğunca sade bir üslûpla çalınan nefesler, zeybekler, deyişler, semahlar. Fikir ekonomist Osman Genç’indi. Almanya’daki iş arkadaşı Aydoğan Cengiz’le parayı denkleştirdiler. Dostları Fatih Zülfikar’a teslim ettiler düşlerini. Erkan Oğur ve Okan M. Öztürk katıldı imece grubuna. Birkaç yüz CD bastırıp dostlarına dağıtmayı düşünürken prodüktör Hasan Saltık devreye girdi. Ve ortaya son yılların en ilginç albümlerinden biri, ‘Hiç’ çıktı.

1998 Eylül’ünde ılık bir sonbahar akşamı, Salacak’ta, Kızkulesi’ne bakan bir çay bahçesinde buluştular ilk kez. Üç kişiydiler: Yatırım danışmanlığı hizmeti veren bir şirketin müdürü Osman Genç, Devlet Klasik Türk Müziği Topluluğu’nda bendir çalan gönül dostu Mehmet Fatih Zülfikar ve onun topluluk arkadaşı Erkan Yarkın. Çaylarını yudumlarken düşlerini koydular masanın üstüne. Erkan Oğur’a ‘Hayalname’ adını verdikleri projelerini anlattılar. Yazıyı okumaya devam edin »

İzledik… Dinleyeceğiz

‘Yazı Tura’ filminin Erkan Oğur imzalı müzikleri Kalan Müzik’ten çıktı. Filmin müzikleriyle Altın Portakal kazanan Oğur, ‘Ödüller, hiçbir şey ifade etmiyor’ diyor

Uğur Yücel’in senaryosunu yazdığı ve yönettiği ‘Yazı Tura’ filminin, Erkan Oğur tarafından hazırlanan müzikleri Kalan Müzik etiketiyle yayımlandı. 11 dalda Altın Portakal kazanan ‘Yazı Tura’nın Erkan Oğur imzalı müzikleri de ödüle değer görüldü. 1996′da ‘Eşkıya’ filminin müziklerini de yapan Erkan Oğur, “Altın Portakal benim için hiç mühim değil. Ödüller, bana bir şey ifade etmiyor” diyor.

‘Yazı Tura’ ile ilk kez kamera arkasına geçen Uğur Yücel istediği için filmin müziklerini yaptığını belirten Erkan Oğur, Yücel’le çalışmaktan keyif aldığının altını çiziyor: “Filmlerde normalde senaryoyu yazan kişi de oturup müzik senaryosunu oluşturabilir. Yani senaryo yazan kişi de müzik tasarımını kendisi yapabilir, müzisyen de. Biz, ‘Yazı Tura’da Uğur Yücel’le bu konuda birlikte çalıştık.” Erkan Oğur, önce ‘Yazı Tura’nın montaj öncesi halini izleyip konuyu anladıktan sonra çalışmaya başlamış. Uğur Yücel’in istediği sahnelere, kendi uygun gördüklerini de ekleyerek müzikleri tasarlamış ve ortaya geniş bir repertuvara sahip bu albüm çıkmış.

‘Sürpriz’ klasikler Soundtrack albümde konuk sanatçı olarak yer alan Suren Asaduryan (duduk), Adnan Karaduman (keman) ve Ayşe Özbekligil (keman) dışında tüm enstrümanlar Erkan Oğur tarafından çalınıyor. Oğur’un perdesiz gitarıyla yorumladığı Eric Satie, Frederic Chopin ve J.S. Bach gibi klasik müzik bestecilerinin eserleri albümün en büyük sürprizi. Bunların yanı sıra, Itri’nın ‘Tekbir’i, ünlü ‘Dersim Dört Dağ İçinde’ türküsü ve ‘Zülfü Kâküllerin Amber Misali’ deyişinde Oğur, hem çalıyor hem söylüyor. ‘Hada’, ‘Garipler’, ‘Ağırlama’ ve ‘Görünmeyen’ ise Oğur’un bu film için yaptığı yeni besteleri.

Erkan Oğur, Uğur Yücel’le çalışmayı heyecan verici buluyor. Albümün kartonetinden anlıyoruz ki, bu durum Uğur Yücel için de geçerli: “Oyunculuk için ‘ruh göçü’dür derken ne anlatmak istiyorsam, Erkan’ın müziğinde de o var. Çalarken sazlarının ruhuna göçüyor.”

Türk halk müziğine perdesiz gitarıyla özgün yorumlar katan Oğur ‘Anadolu Beşik’, ‘Gülün Kokusu Vardı’ albümlerinde İsmail Hakki Demircioğlu ile çalıştı. Djivan Gasparyan ile ‘Fuad’ albümüne imza atan Erkan Oğur, ‘Hiç’ isimli albümünde Okan Murat Öztürk ile çalıştı. Kendi stiliyle Türk halk müziğine müzikal bir boyut ve mistisizm kazandıran Oğur’un ‘Bir Ömürlük Misafir’ ise ilk solo albümü.

Müjde Yazıcı – Radikal

Müzisyenin en caz hali


Warning: usort() [function.usort]: Invalid comparison function in /home/wwwpinh/public_html/wp-includes/link-template.php on line 119

Erkan Oğur, Turgut Alp Berkoğlu ve İlkin Deniz yıllar sonra bir araya geldi ve stüdyoya girdi.

Yıllardır müzik çevrelerinde kendince bir efsane halini alan Telvin grubu nihayet beklenen albümünü yaptı. İki CD’lik albüm, çağdaş cazın renklerini barındıran ve müzisyenlerin ustalıklarını sergileyen özel bir çalışma..

Telvin, Türkiyeli cazseverlerin yıllardır dillerinden düşürmediği, nadir verdiği konserleri nedeniyle mutlaka bir albüm çıkarması beklenen bir gruptu. Bu ilginin nedeni, Telvin’i oluşturan üç müzisyenin de kendi enstrümanlarında ülkenin en iyileri arasında olmaları. Gecikmenin önemli nedenlerinden biri üçlünün basçısı olan İlkin Deniz’in yıllardır ABD’de yaşıyor olması. Gitarist Erkan Oğur ve davulcu Turgut Alp Bekoğlu, İlkin Deniz dışında bir basçıyla stüdyoya giremiyorlardı. ABD’de bile başarılı konserler vermişlerdi. Çaldıkları hep ortak kompozisyonlardı. Dolayısıyla ancak beraber özenle çalabilirlerdi parçalarını. İşte bu trionun o beklenen albümü kısa süre önce nihayet yayımlandı. Hem de bir double albüm olarak. Yazıyı okumaya devam edin »

Samimî Türküler

Oğur ve Demircioğlu, Anadolu ezgilerini otantik yapılarını, anlamlarını ön plana çıkararak seslendiriyor. ”Eşkıya” filminin müziklerini yapan Erkan Oğur, film müziğinin ilgi görmesi üzerine İsmail Hakkı Demircioğlu’yla birlikte ”Gülün Kokusu Vardı” albümü kaydetmiş, iki yıl önce yayımlanan albüm müzik çevrelerinde takdirle karşılanmıştı. İki sanatçı geçen ay bu albümün devamı niteliğindeki ”Anadolu Beşik” adlı çalışmayı yayımladı.

Bu akşam ki konserde Oğur ve Demircioğlu, ağırlıklı olarak Doğu Anadolu türkülerini söyleyecek. Repertuarda Elazığ yöresinin az bilinen ”Ahçik” gibi türkülerinin yanı sıra, son yıllarda çok popüler olan ”Neden Geldim İstanbul’a” gibi eserler de yer alacak. Konserde Ege ve Karadeniz’den de türkülere yer verilecek.

Erkan Oğur, konserde küçük mekânlarda yakaladıkları yakın iletişimi, sıcaklığı yakalamaya çalışacaklarını söylüyor. ”Kendimizi mekânın taş atmosferinden soyutlayıp, evimizde, odamızda konuklarımızla söyleşiyormuş gibi içten, samimî bir üslûpla çalacağız. Düşündürücü, dinleyiciyi zaman içinde yolculuğa çıkaran bir konser olacak. Büyük bir şov olmayacak, içten söylenen türkülerle yaşayacağımız iki saatlik bir serüven olacağını söyleyebilirim sadece,” diyor.

Hürriyet © 1999

Türküler Emin Ellerde


Warning: usort() [function.usort]: Invalid comparison function in /home/wwwpinh/public_html/wp-includes/link-template.php on line 119

Türkiye’nin dünya çapındaki ünlü müzisyenlerinden olan Erkan Oğur, önümüzdeki günlerde yeni albümünü piyasaya çıkarıyor. İsmail Hakkı Demircioğlu’yla birlikte gerçekleştirdiği albümüne ”Gülün Kokusu Vardı” adını veren Oğur, türkü ağırlıklı bu çalışmasıyla çok ses getireceğe benziyor.

Uzun süredir hazırlıklarını sürdürdüğü albümünü sonunda piyasaya sürecek olan Oğur, türkülerin son yıllarda yıpratıldığını söyledi. Anadolu’nun zengin kültür hazinesinin korunması gerektiğini savunan sanatçı, ”Türküleri onlara kötülük yapmadan da kullanabiliriz” dedi. Artık türkülerde eski tatların yakalanamadığını söyleyen Oğur, albüme bu yüzden ”Gülün Kokusu Vardı” adını verdiğini belirtti. Yazıyı okumaya devam edin »

Roll Dergisi’nin Kapanma İhtimali Üzerine

image

Page 2 of 7«12345»Önceki yazılar...Last »