<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd"
xmlns:rawvoice="http://www.rawvoice.com/rawvoiceRssModule/"
>

<channel>
	<title>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu &#187; Şiiriyet</title>
	<atom:link href="http://msadik.com/category/siiriyet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://msadik.com</link>
	<description>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Jan 2012 11:03:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
<!-- podcast_generator="Blubrry PowerPress/2.0.4" -->
	<itunes:summary>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</itunes:summary>
	<itunes:author>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu</itunes:author>
	<itunes:explicit>no</itunes:explicit>
	<itunes:image href="http://msadik.com/wp-content/plugins/powerpress/itunes_default.jpg" />
	<itunes:subtitle>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</itunes:subtitle>
	<image>
		<title>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu &#187; Şiiriyet</title>
		<url>http://msadik.com/wp-content/plugins/powerpress/rss_default.jpg</url>
		<link>http://msadik.com/category/siiriyet</link>
	</image>
		<item>
		<title>Karanfil Parası</title>
		<link>http://msadik.com/karanfil-parasi.html</link>
		<comments>http://msadik.com/karanfil-parasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Jan 2011 11:49:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiiriyet]]></category>
		<category><![CDATA[yılmaz güney]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=747</guid>
		<description><![CDATA[Bizde Bilirdik Bilirdik el ele tutmayı Gözgöze bakmayı bilirdik Yürüyüp sahil boyu şiir okumayı &#8230;Çiçek almayı Üzerine bir dipnot sevgi düşmeyi bilirdik doluydu ellerimiz kalplerimiz dolu köşe başları siyaset tartışmalarından fırsat düşmezdi biz de bilirdik yağmurda yürümeyi ama parkamız taşımazdı incecik yağmuru sızardı tenimize rüyalar görmeyi de bilirdik gecemiz işgal edilmişti karabasanlarca dünde sallanır günde devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-751" href="http://msadik.com/karanfil-parasi.html/yilmaz-guney_4101_b"><img class="size-full wp-image-751 alignright" style="margin: 5px;" title="yilmaz-guney_4101_b" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2011/01/yilmaz-guney_4101_b.jpg" alt="" width="183" height="275" /></a>Bizde Bilirdik<br />
Bilirdik el ele tutmayı<br />
Gözgöze bakmayı bilirdik<br />
Yürüyüp sahil boyu şiir okumayı<br />
&#8230;Çiçek almayı<br />
Üzerine bir dipnot sevgi düşmeyi bilirdik<br />
doluydu ellerimiz kalplerimiz dolu<br />
köşe başları siyaset tartışmalarından fırsat düşmezdi<br />
biz de bilirdik yağmurda yürümeyi<br />
ama parkamız taşımazdı incecik yağmuru<br />
sızardı tenimize<br />
rüyalar görmeyi de bilirdik<br />
gecemiz işgal edilmişti karabasanlarca<br />
dünde sallanır günde sallanır<br />
bilirdik hisli şarkıları armağanı birbirimize bir borç<br />
ondan olacak ki<br />
türküler çağırdık geceler boyu<br />
bilirdik şarap rengi denizin kokusunda<br />
ay ışığı yakmayı<br />
lakin yasaktı<br />
bilirdik güneş altında sıhhate haiz olmayı<br />
küf kokulu karanlıklar öğretti gençlikte solmayı<br />
bilirdik tatmayı dünya mutfağında nice eşsiz lezzeti<br />
lakin güneşi yoğurup koyduk aşımıza<br />
bizde bilirdik sevgiliye karanfil almasını<br />
lakin aç idik yedik karanfil parasını&#8230;</p>
<p>YILMAZ GÜNEY<!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/karanfil-parasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öyle bir hayat yaşıyorumki</title>
		<link>http://msadik.com/oyle-bir-hayat-yasiyorumki.html</link>
		<comments>http://msadik.com/oyle-bir-hayat-yasiyorumki.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2010 23:02:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiiriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Nietzsche]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=534</guid>
		<description><![CDATA[Öyle bir hayat yaşıyorum ki, Cenneti de gördüm, cehennemi de Öyle bir aşk yaşadım ki Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de. Bazıları seyrederken hayati en önden, Kendime bir sahne buldum oynadım. Öyle bir rol vermişler ki, Okudum okudum anlamadım. Kendi kendime konuştum bazen evimde, Hem kızdım hem güldüm halime, Sonra dedim ki &#8220;söz ver kendine&#8221; devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://msadik.com/wp-content/uploads/2010/02/sevgilii.jpg" rel="lightbox[534]" title="sevgilii"><img class="alignnone size-full wp-image-550" title="sevgilii" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2010/02/sevgilii.jpg" alt="sevgilii" width="400" height="270" /></a><br />
Öyle bir hayat yaşıyorum ki,<br />
Cenneti de gördüm, cehennemi de<br />
Öyle bir aşk yaşadım ki<br />
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.<br />
Bazıları seyrederken hayati en önden,<br />
Kendime bir sahne buldum oynadım.<br />
Öyle bir rol vermişler ki,<br />
Okudum okudum anlamadım.<br />
Kendi kendime konuştum bazen evimde,<br />
Hem kızdım hem güldüm halime,<br />
Sonra dedim ki &#8220;söz ver kendine&#8221;<br />
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,<br />
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,<br />
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.<br />
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayati seyredersin.<br />
Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım<br />
Öyle çok değerliymiş ki zaman,<br />
Hep acele etmem bundan, anladım&#8230;</p>
<p>Nietzsche&#8217;den sevgilisi Salome&#8217;ye&#8230;<!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/oyle-bir-hayat-yasiyorumki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Münacaat</title>
		<link>http://msadik.com/munacaat.html</link>
		<comments>http://msadik.com/munacaat.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 18:15:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiiriyet]]></category>
		<category><![CDATA[ismet özel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=496</guid>
		<description><![CDATA[Bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı ölmedim genç olarak, ölmedim beni leylâk büklümlerinin içten ve dışardan sarmaladığı günlerde bir zamandı heves ettim gölgemi enginde yatan o berrak sayfada gezindirsem diye ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende. Vakti vardıysa aşkın, onu beklemeliydi genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için halbuki aşk, başka ne olsundu hayatın devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" style="margin: 8px;" title="gelsedetrenden" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2010/01/i-ozel.jpg" alt="" width="140" height="179" />Bu yaşa erdirdin beni, gençtim almadın canımı<br />
ölmedim genç olarak, ölmedim beni leylâk<br />
büklümlerinin içten ve dışardan<br />
sarmaladığı günlerde<br />
bir zamandı<br />
heves ettim gölgemi enginde yatan<br />
o berrak sayfada gezindirsem diye<br />
ölmedim, bir gençlik ölümü saklı kaldı bende.</p>
<p>Vakti vardıysa aşkın, onu beklemeliydi<br />
genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için<br />
halbuki aşk, başka ne olsundu hayatın mazereti<br />
demedim dilimin ucuna gelen her ne ise<br />
vay ki gençtim<br />
ölümle paslanmış buldum sesimi.</p>
<p>Hata yapmak<br />
fırsatını Adem&#8217;e veren sendin<br />
bilmedim onun talihinden ne kadar düştü bana<br />
gençtim ben ve neden hata payı yok diyordum hayatımda<br />
gergin bedenim toprağa binlerce fışkını saplar idi<br />
haykırınca çeviklik katardım gökyüzüne<br />
bir düşü düşlere dalmaksızın kavrayarak<br />
bulutu kapsayarak açmadan buluta içtekini<br />
tanıdım Ademoğlu kimin nesiymiş<br />
ter döküp soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.<br />
<span id="more-496"></span><br />
Çeşme var, kurnası murdar<br />
yazgım<br />
kendi avucumda seyretmek kırgın aksimi.</p>
<p>Gençtim ya, ne farkeder deyip geçerdim<br />
nehrin uğultusu da olur, dalların hışırtısı da<br />
gözyaşı, çiğ tanesi, gizli dert veya verem<br />
ne fark eder demişim<br />
bilmeden farkı istemişim.<br />
Vay beni leylâk kokusundan çoban çevgenine<br />
arastadan ırmaklara çarkettiren dargınlık!<br />
Yola madem<br />
çöllerdeki satrabı yalvartmak için çıkmıştım<br />
hava bozar, yüzüm eğik giderdim yine<br />
yaza doğru en kuduzuyla sürüngenlerin sabahlar<br />
yola devam ederdim.</p>
<p>Gençtim işte şehrin o yatık raksından incinen yine bendim<br />
gelip bana çatardı o ruh tutuşturucu yalgın<br />
onunla ben<br />
hep sevişecek gibi baktık birbirimize.<br />
Bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık.</p>
<p>Oysa bu sürgün yeri, bu pıtraklı diyar<br />
ne kadar korkulu yankı bulagelmiş gizlerimizde<br />
hani yok burda yanlışı yoklayacak hiç aralık<br />
bütün vadilere indik bir kez öpüşmek için<br />
kalmadı hiç bir tepe çıkılmadık<br />
eriyeydik nesteren köklerine sindiğimizce<br />
alıcı kuş pençesiyle uçarak arınaydık<br />
ah, bir olaydı diyorduk vakar da yoksanaydı<br />
doğruydu böyle kan telef olmasın diye çabalamamız<br />
ama kendi çeperlerimizi böyle kana buladık<br />
gönendi dünya bundan istifade<br />
dünya bayındırladı:<br />
Bir yakış, bir yanış tasarımı beride<br />
öte yakada benî âdem<br />
her gün küsülü kaldık.</p>
<p>Bunca yıl bu gücenik macera beni tutuklu kılan<br />
artık bu yaşa erdirdin beni, anladım<br />
gençken almadın canımı, bilmedim<br />
demek gökten ağsa bile tohum yürekten düşecekmiş<br />
çünkü hataya bağışık büyük hatadan beri nezaret yer<br />
çiğ tanesi sanmak ne cüret, gözyaşıymış<br />
insanın insana raptolduğu cevher.</p>
<p>Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana Yarabbi<br />
taşınacak suyu göster, kırılacak odunu<br />
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde<br />
bileyim hangi suyun sakasıyım Ya Rabbelalemin<br />
tütmesi gereken ocak nerde?<em></em><!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/munacaat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gelse de trenden</title>
		<link>http://msadik.com/gelse-de-trenden.html</link>
		<comments>http://msadik.com/gelse-de-trenden.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 22:36:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiiriyet]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[süleyman çobanoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=480</guid>
		<description><![CDATA[gelse de trenden ikimiz insek camları buğulu iki tas çorba bir kitap &#8212; çantana korkup tutunmuş kâğıdı samandan şiiri zorba ve o hışırdayan uykudan geçsek sobanın ayrımsız adaletinden çok büyük bir yağmur işte başlamış kimse çıkmayacak bugün evinden böyle susuyorum ben çok değiştim sense nasıl denir &#8212; hâlâ o kızsın dinle ağlayarak çıkrık sesini işte devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" style="margin: 8px;" title="gelsedetrenden" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2009/12/gelsedetrenden.jpg" alt="" width="167" height="250" />gelse de trenden ikimiz insek<br />
camları buğulu iki tas çorba<br />
bir kitap &#8212; çantana korkup tutunmuş<br />
kâğıdı samandan şiiri zorba</p>
<p>ve o hışırdayan uykudan geçsek<br />
sobanın ayrımsız adaletinden<br />
çok büyük bir yağmur işte başlamış<br />
kimse çıkmayacak bugün evinden</p>
<p>böyle susuyorum ben çok değiştim<br />
sense nasıl denir &#8212; hâlâ o kızsın<br />
dinle ağlayarak çıkrık sesini<br />
işte şu dünyada yapayalnızsın</p>
<p>her neyi dilesek burada olmaz<br />
en büyük erdemi bunun, susamak<br />
yalar yarasını içte bir geyik<br />
hepsi bu kadardır: adı yaşamak</p>
<p>Süleyman Çobanoğlu<!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/gelse-de-trenden.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Herkesi yormak istiyorum</title>
		<link>http://msadik.com/herkesi-yormak-istiyorum.html</link>
		<comments>http://msadik.com/herkesi-yormak-istiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 13:14:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiiriyet]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim tenekeci]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=372</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır şiir kitabı yayınlamayan şair İbrahim Tenekeci, Giderken Söylenmiştir adını verdiği kitapla okuyucularını selamladı. Birun Yayıncılık&#8217;tan çıkan kitap, şairin dört yılının mahsulü, kimisi epeyce uzun 20 şiirini biraraya getiriyor. Tenekeci ile son kitabını merkeze alarak şiiri, hal ve gidişatı, hayat ve ölümü konuştuk. AHMET S. YASİN Dört yıl aradan sonra şiir kitabı yayınladınız. Bu devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="Dört yıl aradan sonra şiir kitabı yayınladınız. Bu uzun bir süre değil mi? Ve dört yılda yirmi iki şiir az değil mi? " href="http://msadik.com/wp-content/uploads/2009/11/ibrahimtenekeci.jpg" rel="lightbox[372]"><img class="size-full wp-image-373 alignleft" style="margin: 8px;" title="ibrahimtenekeci" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2009/11/ibrahimtenekeci.jpg" alt="ibrahimtenekeci" width="158" height="220" /></a></p>
<p>Uzun zamandır şiir kitabı yayınlamayan şair İbrahim Tenekeci, Giderken Söylenmiştir adını verdiği kitapla okuyucularını selamladı. Birun Yayıncılık&#8217;tan çıkan kitap, şairin dört yılının mahsulü, kimisi epeyce uzun 20 şiirini biraraya getiriyor. Tenekeci ile son kitabını merkeze alarak şiiri, hal ve gidişatı, hayat ve ölümü konuştuk.</p>
<p>AHMET S. YASİN<br />
<strong>Dört yıl aradan sonra şiir kitabı yayınladınız. Bu uzun bir süre değil mi? Ve dört yılda yirmi iki şiir az değil mi? </strong></p>
<p>Dört yıl, genç şairler için uzun bir süredir. Fakat şiirini oturtmuş, üslubunu bulmuş, okuyucusunu oluşturmuş ve yerini garantilemiş bir şair için uzun bir süre değildir. Hatta kısa bir süredir.</p>
<p><strong>Kitabın adı Giderken Söylenmiştir. Böyle bir kitap ismi karşısında, mutlaka şunu sormak gerek: Hayırdır, yolculuk mu var? </strong></p>
<p>Siz bana yolcu olmayan birini gösterin, ben de sorunuza cevap vereyim&#8230;</p>
<p><strong>Giderken Söylenmiştir&#8217;e baktığınızda, bunu diğer şiir kitaplarınızın üstüne koyduğunuzu söyleyebilir misiniz? </strong></p>
<p>Bunu benim değil okuyucuların ve eleştirmenlerin söylemesi gerekir. Yine de &#8216;kişi ne yaptığını bilmeli&#8217; sözünü siper alarak şunları söylemek istiyorum: Ben dört şiir kitabımı da üst üste koydum. En altta Üç Köpük, en üstte Giderken Söylenmiştir. Nasıl &#8220;iki günü eşit olan ziyanda ise&#8221; iki şiiri eşit olan da öyledir.<span id="more-372"></span></p>
<p><strong>Peki şiirinizin nereye gittiği noktasında neler söyleyebilirsiniz? </strong></p>
<p>İlk şiirlerimi yazdığım yıllarda İsmet Özel ile Cemal Süreya arasında bir kapı açmak istiyordum. Şimdi ise, sadece iyi şiirler yazmak istiyorum. Tabii bu, iddiamdan vazgeçtiğim şeklinde değil, artık iddialı olduğum şeklinde okunmalı. Birinci dönemde yazdığım şiirlerde sözü yormamaya ve çapaksız bir üslup oluşturmaya gayret ediyordum. Şimdi ise derinlikli şiirler yazıp herkesi yormak ve düşündürmek istiyorum. Ben bu şiirleri yazarken nasıl yoruluyorsam, okuyucu da okurken yorulmalı. Bütün bunlar, şiirimin gittiği yeri değil, şairin geldiği yeri işaret ediyor.</p>
<p><strong>Şiirinizde tedirginlik, rahatsızlık ve neşemizi kaçıran bir şeylerin varlığı her fırsatta karşımıza çıkıyor. Şiirinizin hayatın çelişkilerinden beslendiğini söyleyebilir miyiz? </strong></p>
<p>Hayatın değil, insanın çelişkilerinden beslenen ve buluşa dayanan bir şiir yazıyorum. İşlerin yolunda gitmesi sadece kazanca endekslenince, hiçbir şey yolunda gitmemeye başladı: Ambalaj içindekini solladı, döneklik esneklik olarak yutturuldu, kapıya değil de kasaya yakın oturanlar itibar gördü, konusuzluk konu-anlamsızlık anlam oldu, kadınlar arzu nesnesine, erkekler ise birer manyağa dönüştürüldü. Şimdi ben, bunlardan şikayet etmeyeyim de ne yapayım?</p>
<p><strong>Dünyada gündem hayli yoğun. Savaşlar, ölümler, vahşet&#8230; Siz ise, şiirlerinizle dikkatleri içimize, içimizin derinliklerine yöneltiyorsunuz ısrarla. Bunu neden yapıyorsunuz? </strong></p>
<p>Şiir insanın özüdür. Özünden kopan, insanlığından da kopar. Bugün Amerika ve İngiltere halkının başına gelen de budur. Çevremize baktığımız zaman, insanların kendi sesine kulak vermediğini, habire başkalarının sesine dikkat kesildiğini görüyoruz. İstiyorum ki, insanlar kendi seslerine de kulak versinler. Beni dış dünyanın gündemi değil, daha çok iç dünyamızın gündemi ilgilendiriyor. İnsanların dışarıya doğru değil, içeriye doğru yolculuk yapmalarını öneriyorum. Tabii bu demek değil ki, dünyadan ve günlük hayattan kopsunlar. Aslında tam tersini söylüyorum: Dünya insanın içidir ve içine kapanan insan, aslında dünyaya açılmış olur. Dünya sadece manşetlerden, ana haber bültenlerinden, gazetecilerin yazdıklarından ibaret olmadığına göre; içine kapanan kişi, başkalarının gösterdiğini değil, kalbinin gösterdiğini görür.</p>
<p><strong>Bütün şiirlerinizde bariz bir şekilde kendini gösteren metafizik göndermelerin son kitabınızda artarak devam ettiğini görüyoruz. Mesela &#8220;Beni göresin diye yaşıyorum ey ölüm&#8221;, &#8220;Tekrar başa dönelim, evet ölüme&#8221; diyorsunuz. Ölüme neden bu kadar sık vurgu yapıyorsunuz? </strong></p>
<p>Ölümün adını her anışımda, insanlara uyarı atışı yapıyorum. Çünkü insanlar, maalesef ölümlü olduklarını unuttular. Bu unutuş, herkesi hırs kanseri yaptı. Dikkat ederseniz; artık mezarlıklarımızı şehrin çok uzaklarına taşıyoruz. Çünkü ölülerimizin yüzünü görmek istemiyoruz. Acıdır ki, &#8220;her canlı ölümü tadacaktır&#8221; ayeti bile günlerce tartışma konusu oldu. Bakın, ben Kağıthane&#8217;de oturuyorum ve Kağıthaneliler ölülerini Kağıthane&#8217;ye değil, Hasdal Mezarlığı&#8217;na gömüyorlar. Tesadüfe bakın ki, bütün bu bölgenin çöpleri de Hasdal çöplüğünde toplanıyor. Özetlersek; benim amacım, ölümü insanların gündemine sokmaktır.</p>
<p>Hüzün yüklü humor çizgisini geliştiriyor</p>
<p>ŞEHRİBAN ALTINDAĞ<br />
İbrahim Tenekeci Birun Yayınları&#8217;ndan çıkan yeni şiir kitabı &#8216;Giderken Söylenmiştir&#8217;de ilk kitabı &#8216;Üç Köpük&#8217;te yakaladığı ve sonraki kitaplarında yer yer hüzün yüklü o ince humor çizgisinden devşirdiği lirik soluğu geliştirerek sürdürüyor. Tenekeci&#8217;nin şiiri hep bir buluşun heyecanını uyandıran mısralarla ilerliyor. İlk kitabından beri okuduğum her şiiri, bende çok daha büyük ve henüz tamamlanmamış bir bütünün parçaları intibaını uyandırıyor. Kimi zaman bir iç çekiş var onda. &#8220;bir annenin elindeki pazar çantası/bilmezdim nasıl büker bir babanın belini&#8221;. Kimi zaman da &#8220;ah! bu kadar mezarı arasında ne büyür / ey ölüm, gel otur şuraya&#8221;. Tenekeci&#8217;nin şiirlerinde okurunda kolaycacık söylenivermiş duygusunu uyandıran bir akıcılık vardır. Ancak bu sadece görünüştedir. Derinmiş yanılsamasını uyandıran içi boş imajlar bataklığına rastlanmadığı için &#8216;zor olan&#8217; tercih kolaymış düşüncesini uyandırır zira. Bunun bir sebebi de pekçok mısrasının okurunda uyandırdığı &#8216;aşinalık&#8217;tır şüphesiz. Şair şiirinde kurduğu &#8216;ben&#8217;de &#8216;biz&#8217; diyebileceğim bir bütüne atıfta bulunarak, ortak duygusal haritamızı pafta pafta çıkarıyor. &#8220;iki kere yoruldum, ateşe atılırken bir / ismailin gözünü bağlarken bir de&#8221; Bu şiir teselli vermiyor okura. Aksine teselli aramamaya çağırıyor. Zorlu bir sefere yani. Ancak bu, yeryüzünü olağanüstü acılarla dolu bir mekan olarak görmesinden kaynaklanmıyor. Çok daha sahih, çok daha sahici bir imgelem dünyası var Tenekeci&#8217;nin. Hiç şüphesiz zaman ve kader karşısında bir isyanın sesi değil onun şiiri. Daha çok zamanın ve kaderin sahibine mütevekkil bir eda ile teslim oluş dile getiriliyor.</p>
<p>20/Haziran/2004 &#8211; Yenişafak Gazetesi<!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/herkesi-yormak-istiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek Tabaka</title>
		<link>http://msadik.com/yuksek-tabaka.html</link>
		<comments>http://msadik.com/yuksek-tabaka.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 12:58:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiiriyet]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim tenekeci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=368</guid>
		<description><![CDATA[Bildiğimiz uykulardan değil bu, Arı görmemiş bal, kumasşız elbise, Katilin yazdığı güven mektubu&#8230; Aziz midir su, yüzme bilene? Ölmez ömrüm varsa, gelirim sana. Ateşin başına oturmuş, canın- Düşüyor kadınlar  ve çocukların Toz kondurmamak için toprağa. Alnı açık bir bahar, evet, bu sensin Yormaz seni sevgilinin dağları&#8230; Uzak bir hatıra olan sevincin Varsın bulamasın kimi dalları. devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="İbrahim Tenekeci" href="http://msadik.com/wp-content/uploads/2009/11/ibrahim_tenekeci.jpg" rel="lightbox[368]"><img class="size-full wp-image-377  alignright" style="border: 2px solid black; margin: 8px;" title="ibrahim_tenekeci" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2009/11/ibrahim_tenekeci.jpg" alt="ibrahim_tenekeci" width="181" height="227" /></a></p>
<p>Bildiğimiz uykulardan değil bu,<br />
Arı görmemiş bal, kumasşız elbise,<br />
Katilin yazdığı güven mektubu&#8230;<br />
Aziz midir su, yüzme bilene?</p>
<p>Ölmez ömrüm varsa, gelirim sana.<br />
Ateşin başına oturmuş, canın-<br />
Düşüyor kadınlar  ve çocukların<br />
Toz kondurmamak için toprağa.</p>
<p>Alnı açık bir bahar, evet, bu sensin<br />
Yormaz seni sevgilinin dağları&#8230;<br />
Uzak bir hatıra olan sevincin<br />
Varsın bulamasın kimi dalları.</p>
<p>Kuşlar uyurken göğe yükselen,<br />
Çağıracak çayırlar sadece seni!<br />
Artıkyıl, hepimizin ömründen,<br />
İkinci bitirdik, cihan harbini&#8230;</p>
<p>Der Yasin, Han Yunus, bazı milletler<br />
Kasımın kaçı bugün, eski hesapla?<br />
Selam vermeden geçiyor günler,<br />
Bana bakmak düşüyor, bombalar sana!<!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/yuksek-tabaka.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dans et şampiyon</title>
		<link>http://msadik.com/dans-et-sampiyon.html</link>
		<comments>http://msadik.com/dans-et-sampiyon.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Sep 2009 20:49:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiiriyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=298</guid>
		<description><![CDATA[Dans et şampiyon, kimsesizler yurdundaki yalnız çocuklar için dans et. Çocuklar için salla yumruklarını. Kiralarını ödeyemeyen işsizler için dans et. Şu alçağın işini bitir. Meyhanedeki ayyaşlar için dans et şampiyon, kanserden ölen yoksul hastalar için, kefaletleri ödenmeyen sefil mahkumlar için, herkesin terkettiği eroinmanlar için, kocaları olmayan gencecik hamile kızlar için. Dans et şampiyon, savaş onlar devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 8px;" title="Dans Et Şampiyon" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/image/dansetsampiyon.jpg" alt="" width="200" height="150" />Dans et şampiyon, kimsesizler yurdundaki yalnız çocuklar için dans et. Çocuklar için salla yumruklarını. Kiralarını ödeyemeyen işsizler için dans et. Şu alçağın işini bitir. Meyhanedeki ayyaşlar için dans et şampiyon, kanserden ölen yoksul hastalar için, kefaletleri ödenmeyen sefil mahkumlar için, herkesin terkettiği eroinmanlar için, kocaları olmayan gencecik hamile kızlar için. Dans et şampiyon, savaş onlar için.</p>
<p>Bu aşağılık herifin işini bitir, çenelerini dağıt hepsinin. Düşkünler yurdundaki zavallılar için, emeklilik maaşı alamayan yaşlılar için, pis bir sokakta müşteri bekleyen yaşlı ve yorgun fahişele için&#8230; Meyhanelerde oturmuş demlenen bütün yalnız kalpler için, bilardo salonlarındaki yalnızlar için, sokak köşelerindeki yalnızlar için. Dans et şampiyon, savaş onlar için.</p>
<p>Temizlik işçileri için salla yumruklarını; hava limanlarında, otobüs duraklarında, benzin istasyonlarında yerleri süpüren küçük insanlar için. Savaş onlar için şampiyon.<span id="more-298"></span>Otellerde yatakları yapıp tuvaletleri temizleyen küçük odacı kızlar için dersini ver şu aşağılık herifin. Seni kurtaranlar senatör değildi, vali değildi, başkan değildi. Sokaktaki insanlar kurtardı seni. Şimdi sokaklar adına savaş, hadi yavrum işini bitir şu aşağılık herifin. Bu ring ikinize fazla. Hadi bitir işini, suratını paramparça et. Yoksullar adına şampiyon, yoksullar adına.</p>
<p>Hadi yavrum salla yumruklarını. Muhammet Ali&#8217;yi hiçkimse yenemez, hiçkimse. Sadece Cassius Clay yenebilir ama o da bu akşam aramızda değil.</p>
<p>Dans et şampiyon, hadi oğlum dans et.</p>
<p>(Bu sözler, Muhammet Ali&#8217;nin antrenörlerinden Bundini tarafından Zaire maçından önce Ali&#8217;ye fırlatılmıştır.)<br />
Türkçeleştiren: Hakan Albayrak<!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/dans-et-sampiyon.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gülbahar</title>
		<link>http://msadik.com/gulbaha.html</link>
		<comments>http://msadik.com/gulbaha.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2009 19:30:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiiriyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=251</guid>
		<description><![CDATA[özgürlük diyorsun hayaller mutluluklar mutluluk kağıt gemilere benzer gülbahar bulutlara benzer özgürlük istiyorsun ille de özgürlük tutabilirsen ellerinden gökyüzünün özgürsün gülbahar özgürsün merak et gülbahar bulutların nereye gittiğini takıl peşlerine, çılgın ol toprağı dinle gece yürü yalnız kal varsın bir gölgen bile olmasın deli desinler ardından. ey gülbahar ey sevgili sus ve hayal et.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="margin: 8px;" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2009/04/ozgurluk.jpg" alt="" width="200" height="150" />özgürlük diyorsun hayaller mutluluklar<br />
mutluluk kağıt gemilere benzer gülbahar<br />
bulutlara benzer<br />
özgürlük istiyorsun ille de özgürlük<br />
tutabilirsen ellerinden gökyüzünün<br />
özgürsün gülbahar özgürsün</p>
<p><span id="more-251"></span></p>
<p>merak et gülbahar<br />
bulutların nereye gittiğini<br />
takıl peşlerine, çılgın ol<br />
toprağı dinle<br />
gece yürü<br />
yalnız kal<br />
varsın bir gölgen bile olmasın<br />
deli desinler ardından.</p>
<p>ey gülbahar<br />
ey sevgili<br />
sus ve hayal et.<!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/gulbaha.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

