'Benim Sinemalarım' Arşivi
16 Şubat 2010 @ 21:44 · Kategori: Benim Sinemalarım

Belayı bulma yolunda leyla’dan vazgeçmiş hukuk bürosunda görevli bir abimiz. Benjamín Esposito.
Tecavüz edilip öldürülen güzel bir bayan.
Bürodan arkadaşı Sandoval,
Leyla’nın ta kendisi, büronun müdüresi Irene,
Makdülün kocası Morales.
Eğer o olmasaydı olmazdı. Katil.
Filmi izledikten sonra “kısasa kısas” ceza yöntemini ve fotoğraf çektirirken her zaman makinaya bakmanın önemini anladım.
Birde en yakınındakine sevdiğini söyleyemenin dramatik hali. Yazıyı okumaya devam edin »
5 Aralık 2009 @ 13:34 · Kategori: Benim Sinemalarım
Warning: usort() [
function.usort]: Invalid comparison function in
/home/wwwpinh/public_html/wp-includes/link-template.php on line
119
Değer miydi ömrünü sinema diye bir hülyanın peşinde harcamaya? Değerdi… Bozkırın ortasındaki o küçücük köyden birini tanımıyoruz. Kimse de tanımayacak. Ama Ahmet Uluçay diye birini hep güzel bir gülümsemeyle, iyi şeylerle, mutlu anlarla hatırlayacağız Ahmet abi, hatırlayacaklar..
Sinema değildi senin derdin aslında. İçindeki huzursuzluğu dindirmekti. Çığlıktı, sesti, seslenmekti. Kıyamet koparmaktı belki. Bin yıllardır o kayaların dibinde, o ağaçların altında yatan sessizliği uyandırmaktı. Bunu yapacaktın sen, yaptın. Sinemayla olmasa şiirle, romanla, o da olmasa türkü söyleyerek yapacaktın. Biz, taşranın huzursuz çocuklarıydık Ahmet abi; ezeli mağluplar, imanlı Cioran’lardık bir bakıma! İçimizde birikmiş bir acı vardı; bir şey yapmasak, çığlık atmasak ölürdük kederden.
Yazıyı okumaya devam edin »
27 Ekim 2009 @ 14:44 · Kategori: Benim Sinemalarım
Warning: usort() [
function.usort]: Invalid comparison function in
/home/wwwpinh/public_html/wp-includes/link-template.php on line
119
Altın Portakal Film Festivali’nden yeni döndünüz… Nasıldı bu sene?
Bu sene iki günlüğüne gittim, şöyle ya da böyle diyebileceğim bir izlenim edinmedim o yüzden. Filmi izlemeye gittim. İlk defa sinemada insanlarla birlikte izledik. O konuda bile fazla izlenim edinemedim, çünkü festivaller belirli yerler oldukları için, festivale gelen, filmi izleyen hemen herkesin bir rolü var, –sinemacı, eleştirmen- öyle çok da basit ve olması gereken yerden bakılamıyor. Bir sinemacı bir sinemacının çalışmasına, bir eleştirmen ertesi gün yazacağı filme ya da bir sinema okulu öğrencisi beğendiği ve beklediği bir yönetmenin filmine bakıyor. Doğal olarak zorlanıyorlar. O yüzden “Tam bir izlenim edindim” diyemem. Festivaller giderek ideolojik bir çerçeveye oturmaya başladılar. Bir festivalin yapılma nedeni filmlerdir, festivalin kendisi artık başlı başına bir amaç. Filmlere, gelen konuklar da buna hizmet eden araçlar haline gelmeye başladı. Böyle bir gözlemim var. Genel olarak festival seven biri değilimdir, çok fazla da ilgilendiğimi söyleyemem. Yazıyı okumaya devam edin »
31 Mart 2009 @ 01:25 · Kategori: Benim Sinemalarım
Warning: usort() [
function.usort]: Invalid comparison function in
/home/wwwpinh/public_html/wp-includes/link-template.php on line
119
Kartvizitinin bir yanına (ki en önemli yandır o) ‘auteur’ (yaratıcı) sıfatını yerleştirdiğimiz yönetmenlerin, dertlerinin ne olduğunu kavramaya çalışırken, çoğu kez önceki filmlerinden geride kalan ayak izlerini takip ederiz. Kuşkusuz bir eleştirmen de, her yeni sınavda bahsi olunan yönetmenin filmlerine ilişkin, kendi yazdıklarına göz atar. Dolayısıyla Reha Erdem ve son çalışması ‘Hayat Var’ özelinde, hem yönetmenin, hem de kendi karaladıklarımın izini takip etmek istiyorum, izninizle. Yazıyı okumaya devam edin »