Sadaka verdiniz. Sınıflaşma yarasına merhem oldunuz. Güçsüzleri korumada yasaların işe yaramadığını anladınız. Güzel, şimdi evinize…. dönün ve kullanmadığınız için kendi kendine çürüyen ama aslında başkalarının ihtiyacı olan eşyalarınıza gözlerinizi dikin. Şimdi milyonları olanlara değil, olmayanlara bakıyorsunuz. Gördünüz mü ne kadar zenginsiniz. …

Cahit Zarifoğlu Yaşamak S.162 1980 Akabe Yayınları

Tags   devamını oku

Mamak yada Olmamak

Kemal Burkay Türkiye’ye döndü. Ne için geldiğinin önemi yok. Bir katkı sağlayacağını sanmıyorum. Burkay memleketimin türküsünü yakan kişi. Yeni Türkü’nün seslendirdiği Mamak Türküsü. Mamak çöplüğü ve cezaevi ile bilinen bir yer veya öyle tanıtılmış bir yer. Çöplükte artık domates yetiştiriyorlar, enerji bile üreteceklermiş, kokusuda eskisi kadar yok artık. Karşısına İkea, Electroworld, LenoyMerlin, Metro gibi markalar geldi. Gökdelen bile dikilecek. Buralar Mamaklılar için değil zaten, çöplükte cezaevide öyle. Çankaya’da yer kalmadığı için Mamak’a yapıyorlar. Meclise alamadıklarını Mamak Cezaevine yolluyorlar.

Cezaevi ise Mamak’tan daha ünlüdür. Samsunyolundan Mamak’a doğru inerken solda askeriyenin içinde. Dışarıdan bakıldığında görünen bir yer değil.  Türk siyasetinde iki hapishanene de yatmanın önemi vardır. Diğerleri hapishane bile değildir. Diyarbakır ve Mamak hapishaneleri. Kemal Burkay, Sırrı Süreyya Önder, Mümtaz’er Türköne, Oral Çalışlar, Muhsin Yazıcıoğlu kendilerini bu hapishanede yetiştirmiş.

Sırrı Süreyya Önder’in anılarında sadece hapishane değil Mamak’ın kendiside var. Buralarda çalışmalar yapmış, sosyalist fikirlerini ilk önce Mamaklılara anlatmış. Şimdilerde Akp Hükümetinin en büyük seçim kampanyalarından biri olan Yeni Mamak Projesi haliyle Mamak’ta yapılacak. Her yer Toki olacak. Yaşadığım şehrin her tarafı Toki olacak. Ben sevmiyorum Tokiyi, saçmasapan, birbirine benzeyen, dışarıdan bakıldığında içinde insan oturduğunu göstermeyen garip binalar. Neyse yapmaya başladılar bile durun yapmayın diyemiycem.

Mamak askeriyeden tutun Lalahan, Hasanoğlan, Elmadağ ve Kırıkkale’nin havasının farklı bir özelliği var. Üzerinde hava boşluğu var. Yani bir füze attığınızda;  üzerinize alınmayın örnek veriyorum. Füzeyi atarsanız direkt olarak buralara düşmez. Etrafa savrulur ve sizde saldırıdan korunursunuz. İşte bu yüzden önemli askeri birlikler, devlet sığınakları, silah, bomba gibi önemli patlayıcılar hep bu bölgelerde yapılıyor. Ben Kayaş’ta oturuyorum. Kayaş’ta bir spor dalının Türkçeye çevrilmesiyle oluşmuş bir isim. Yüksekten serbest olarak atlama gibi bir spor. İlkokul Turizm kitaplarında Kayaş’ta hava turizmi yapıldığınıda okumuştum. Hava bedava olduğu için bir pazar teşkil etmediği için bunun ticaretini yapan olmadığı için pek bilinmiyor. Evet havamız çok güzeldir.

Trenle doğudan Ankara’ya gelenlerin ilkdurağı Kayaş tren istasyonu. Tren istasyonunun bahçesinde enfes bir çay ve pide salonu var. Burasıda çok güzeldir. Gelirseniz mutlaka uğrayın çünkü bu tür başka bir yerimiz yok. Aç kalırsınız yoksa. Neşet Ertaş ilk konserini burada vermiş. Kayaş’a konsere geldiğinde anlatmıştı. Emel Taşçıoğlu da burada konserler verirmiş.

Emrah Serbes’te öğrencilik yıllarında Misket Mahallesinde kalmış, yine Yavuz Bingöl, Selçuk Yöntem, Mehmet Ali Erbil, Zuhal Olcay  o zamanın ünlü Ankara  Konservatuarında okurken Mamak Abidinpaşa da oturmuşlar. Konservatuarda şuan Mamak Kültür Merkezi olarak faaliyet gösteriyor.

Mamak’ta gezecek yer pek yok. Bayındır Barajı yeni adıyla Mavi Göl’e gelin derim. Birde Hüseyin Gazi dağına çıkıp bir Fatiha okuyabilirsiniz. Leyla ile Mecnun’daki o Ankara panoramasını görmek isterseniz yine Mamak’a 50. Yıl parkına gelmeniz gerekecek.

Konudan konuya atladım ama bildiklerim bende kalmasın. Ben doğma büyüme Mamak Kayaş’lıyım. Bizim buralar hakkında bişeyler duyduğumda, okuduğumda, izlediğimde mutlaka ilgi gösterir bişeyler öğrenirim. Ankara merkez ilçelerinin en geri kalmışı Mamak’tır. Hala öyle. Yeni Mamak Projesi başladı başlayalı samsunyolu boyunca yıkık gecekondular mevcut. Eskiden o evlerin her birine bir ağaç düşerdi. Her evin bahçesinde bir ağaç olurdu. Üç boyutlu tasarım programlarında yeşillik yapmak, dere akıtmak, ağaç eklemek çok basittir. Hazır çizimler var. Kolayca ekleyebiliyorsunuz. Ama bunları gerçekten yapmak istediğinizde iş zorlaşıyor. Oturduğum mahallede bir tane ağaç yok. Park yok. O saçma sapan koşuyollarında yok. Belediye Başkanını da hiç sevmiyorum. Yazının başlığını da buraya bağlayacağım. Yeni Projeler adı üstünde proje, ama yıktıkları ağaçlar, harabe haline getirdikleri o gecekondular, ağır ağır işleyen bina yapımları bunlar gerçekte var olan şeyler. 3-4 yıldır her taraf yıkık dökük. Mamak çöplüğü yerinden kaldırılmış bütün Mamak çöplük haline getirilmiş. ceza yiyen ve çekilen araçlar bile Mamak’ta. Başbakan’ın evine 8 dakika mesafede bir yer burası. Çankaya köşküne 15 dakika. Bi çıkıp gelseler buralara haklı olduğumu görecekler. Mamak yok oluyor. Ben hiçbişeye benzetemiyorum.

Tags   devamını oku
İmkansız Gibi Görünen Aşklar

İmkansız Gibi Görünen Aşklar

Takipçisi olduğum bloglardan Ekmekarası arkadaşlarının da teşvikiyle imkansız aşkını yazmış. Yazısı pek hoşuma gitti. Buyurun sizde okuyun.

“Allah aşkına şu aşağıdaki maddelerin toplandığı bir insan yok mudur? İnanıyorum ki vardır. Yoksa da umrumda değildir. Sevgiler.

1- Her şeyden önce bakımlı ol. Fiziğin çok önemli değil ama sıfatın çok önemli. Kıllarına tüylerine dikkat et, asap bozma.

2- Topuklu giyip ne benim ne de insanlığın beynini şişirme. Buna hakkın yok. (Bkz: Kenan Doğulu – Hiç Bana Sordun Mu?)

3- Dantelli şeylere merak sarma. 40’ından sonra zaten alaturka giyineceksin, gençken kasma. Renkli giy, hayatımı renklendir.

4- Bir siyasi görüşün kurbanı olma. Radikal tavırlar alma. Fikir üret, polemiğe gir, hakkını savun, sesini yükseltme.

5- Laf türbanlılara gelince atar tutar yapıp, gaylere gelince savunmaya geçme.

6- Ukala olma. Şunun şurasında hepimiz basit bir kuluz. Bir gün geberip gideceğiz. (Bkz: “İnsan acizdir, muhtaçtır, fazla artistlik yapmamalıdır.” – Ah Muhsin Ünlü)

7- Hayvanlar gibi kitap oku. Kitapsızlık yapma. Kitap tavsiye et, insanlara okuma bilinci aşıla, bana kitaplar öner.

8- Tarihe ve yeraltı edebiyatına ilgi duy. En azından Fatih Sultan Mehmed’in bir Osmanlı padişahı olduğunu bil. Hakan Günday veya Murat Menteş’in kitaplarından en azından birini okumuş ve yutmuş ol.

9- Bir müzik türünün kölesi olma. Çeşitleme yap. Sadece rock dinleyerek kulaklarının hakkını veremezsin, aptal olma.

10- Türk Sanat Musikisi hakkında genel bir bilgin olsun. Bir şarkı çaldığında “kürdili hicazkar makamında” dediğinde sana aşık olma ihtimalim %10 oranında artış gösterir. Bu müzikten nefret ediyorsan benim de nefretimi kazanma ihtimalin %90 oranında artış gösterir.

11- Mümkün mertebe Galatasaray’lı ol. Arada bir maçlara gideriz. Yok yok gitmeyiz. Tribüne sevgili sokma taraftarı değilim. Galatasaray taraftarıyım.

12- Şiir oku. Hatta yaz. Turgut Uyar, Cemal Süreya ve Özdemir Asaf gibi adamların en azından bir şiirini ezbere bil.

13- 13’ün uğursuz rakam olduğuna inanma. Batıl inançlar insanı köreltir. Allah’a inan, gerisi gelir.

14- Arada bir cuma nemazlarına giderim, oruç tutarım, tövbe estağfurullah derim. Bunlar seni soğutacaksa benden koşar adım uzaklaş. Benim dinim bana, senin dinin sanadır. (Bkz: Kafirun Suresi, 6.ayet)

15- Topluluk içine girince değişme. Kendini birilerine ispatlamak zorunda değilsin. Unutma toplulukla değil, benimle evleneceksin.

16- Tarihi eserlere saygın ve bilgin olsun. Tac Mahal’in Hindistan’da olduğunu bil. Hayat cafelerden barlardan ibaret değil, şımarma.

17- “Benim pek kız arkadaşım yok, erkeklerle daha iyi anlaşıyorum” dediğin zaman senden çaktırmadan soğur, en fazla 2 ay sonra ayrılırım. Feleğin şaşar, ruh sağlığın bozulur.

18- Dostlarımla arama girme, onlarla tanışmak isteme. Ben istediğim zaman tanışırsın. Unutma ki dostlar, sevgililerden daima daha önemlidir. Bunu hala öğrenemediysen Lise’ye 2.sınıftan yeniden başlamalısın.

19- Ayrıldığım zaman arkamdan beddua etme, insan ol. Aptal mısın sen? Belki bir gün yeniden birlikte oluruz? Hayat dramatik ve matematik. (Bkz: Sagopa Kajmer – İnsafa Gel)

20- Zengin biri değilim ama parasız da değilim. Menfaatçilik yapma. Tüm hesapları bana kitleme. Babamın tekel fabrikası yok ve cüzdanım da senin değil. Bunu evlenene kadar bil. Evlenince alırım sana bir akbil.

21- Çay iç, güzel çay yap, çaydan anla. (Bkz: “Çay, henüz her şey bitmedi demektir.” – Cezmi Ersöz)

22- Bir enstrüman kullanabil. Üflemeli olursa saygımı kazanırsın. Ergen tribine girip “eskiden gitar çalardım” deme. Hala çalıyor ol. Eskiden çalabiliyor şimdilerde çalamıyorsan, bu senin sadakatsiz bir insan olduğunu gösterir. Enstrümanına bile sadık olmalısın.

23- Kadere inan. El alem İstiklal Caddesi’nde yürürken kafasına cam düşüyor, yitip gidiyor. Hala niye inanmıyorsun? Sakat mısın sen?

24- Biraz ciddi ol.”

Tags   devamını oku

Murat Menteş – Sarsmayan Bir Ramazan Beni İlgilendirmiyor

İlk iftarımı Murat Menteş’in Ramazan taşlamalarıyla açtım. Twitter’da Tnt’de iftar programına çıkacağını duyunca hem ilk defa Tnt kanalını izleme şansını hem de uzun zamandır tv’de göremediğim Menteş’i izleme şansı buldum.
Programı Kudsi Erguner’in albümlerinden tanıdığım ve güzel bir solo albümü de bulunan Halil Neciboğlu sunuyor.  Bi ara değinirim fakat Türkiye’de beğendiğim bir kaç hafızdan biri. En sevdiğim ise Yunus Balcıoğlu. İleride eski ramazanlar diye bir konu açılırsa Balcıoğlu’ndan mutlaka bahsedecem.

Konuklar arasında Diyanetin torpillilerinden Mustafa Akgül hoca ve programdan bi gün sonra yani bugün kendine adliye yolu görünen Uğur Arslan da vardı.

Menteş ilk başlarda gayet sakindi. Dolmabahçe Sarayında olmanın verdiği şaşkınlıktan olsa gerek yoksulluk edebiyatına giriş yaptı ve program sonuna kadar devam etti. Haklımıydı tabii ki de haklıydı. Menteş sermaye gaddarlığından nasibini almış biri. Gerçek Hayat, Nokta, Kılavuz gibi sermayesiz dergilerden sonra Star Gazetesi, Tvnet, Cine5 gibi islami sermaye temsili medya organlarında çalıştı. Neyse ki çalışmıyor artık onlarla veya çalıştırtmıyorlar.

Geçen sonbahar eski dergileri halamgile yakmaya gönderirken Gerçek Hayat’tan bir yazarın Murat Menteş gibi yazdığını farkettim. Acaba Menteş müstear isimle de kitaplar yazıyormuydu? Klark’ta da bu yazardan bahsetmişti. Şule Yayınlarında çalıştığı zamanlar çıkardıkları kitaplar pek güzeldi. Ali Ünal ile beraber editörlük yapıyordu. İşte bu Ali Ünal ile bağlantılı bir yazar daha var. O olabilir! Neyse teorim kesinleşene kadar açıklamayacağım.

Program  iftar saatine denk geldiği için kayıt altına aldım ve beğendiğim bir kısmını da yuğtuba yükledim. buyurun izleyin.

Tags   devamını oku
Konu ben değilim ki

Konu ben değilim ki

Beni boş ver. Konu ben değilim ki. Hiçbir zaman da olmadım.

Asıl sen kimsin? Senin heyecanların neler, tutkuların neler, hayallerin neler?

Şu hayatta başın sıkıştığında ilk kimi ararsın? Seni karşılıksız seven insan kimdir, ne bok yersen ye seni bağrına basacak insan kimdir? Eğer böyle biri varsa bu akşam onu ara, halini hatrını sor bu vesileyle. Yoksa sen de bir gün benim gibi yapayalnız kaldığında ufacık birşey danışmak için bile arayacak kimseyi bulamazsın. Bu sözlerimi harcanmış yıllarımın manifestosu olarak kabul edebilirsin. Çünkü büyük bir tecrübeyle konuşuyorum, tecrübe ıstıraptır güzelim ve zannettiğinden çok daha fazla ıstırap çektim.

İstersen sonra yine araşalım, daha 64 dakika bedava konuşma hakkım var çünkü.

Tags   devamını oku
Bob Dylan – Dinlemek

Bob Dylan – Dinlemek

Bob Dylan çok şekil bir sanatçı. Şarkı sözleri, hayatı, duruşu ile pek sevdiğim kaliteli sanatçılardan biri. Beni Orada Arama filmi ile biraz bilgi sahibi olmuştum. Fanları bu filmi yetersiz görmüşler.  Artık okuma listeme bir Bob Dylan hayat hikayesi eklemem gerekecek. Bu sözü de pek hoşuma gitti.

Tags   devamını oku
Ne öğrendik…

Ne öğrendik…

ne öğrendik bu aşktan: insan bir gün herkesi unutabilir

Emrah Serbes

Tags   devamını oku
Sayfa 2 & 7123456....»