<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd"
xmlns:rawvoice="http://www.rawvoice.com/rawvoiceRssModule/"
>

<channel>
	<title>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu &#187; Okudum Bitti</title>
	<atom:link href="http://msadik.com/category/alti-cizili-satirlar/okudum-bitti/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://msadik.com</link>
	<description>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Jan 2012 11:03:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
<!-- podcast_generator="Blubrry PowerPress/2.0.4" -->
	<itunes:summary>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</itunes:summary>
	<itunes:author>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu</itunes:author>
	<itunes:explicit>no</itunes:explicit>
	<itunes:image href="http://msadik.com/wp-content/plugins/powerpress/itunes_default.jpg" />
	<itunes:subtitle>Ellerinden öpenin çok olmasın ey dünya!</itunes:subtitle>
	<image>
		<title>M. Sadık Erdoğan Web Bloğu &#187; Okudum Bitti</title>
		<url>http://msadik.com/wp-content/plugins/powerpress/rss_default.jpg</url>
		<link>http://msadik.com/category/okudum-bitti</link>
	</image>
		<item>
		<title>İbrahim Altay &#8211; Evsiz</title>
		<link>http://msadik.com/ibrahim-altay-evsiz.html</link>
		<comments>http://msadik.com/ibrahim-altay-evsiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 10:56:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okudum Bitti]]></category>
		<category><![CDATA[evsiz]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim altay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=1531</guid>
		<description><![CDATA[Biz insanlar, cüceler ülkesine düşmüş Gülliver gibiyiz. Bir sabah dalgalar bizi bir kıyıya atıyor. Uyanıyor ve bakıyoruz ki bizi küçük sicimlerle, düştüğümüz yere bağlamışlar. Üzerinizde cüceler dans ediyor. O küçük bağların ve cücelerin aslında hiçbiri bizi orada tutacak kadar güçlü değil ama hepsi bir araya geldiğinde yerden kalkmanıza engel oluyor. Alışkanlıklar, günlük rutin işler, elektrik devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://msadik.com/wp-content/uploads/2012/01/evsiz_590.jpg" rel="lightbox[1531]" title="Biz insanlar, cüceler ülkesine düşmüş Gülliver gibiyiz. Bir sabah dalgalar bizi bir kıyıya atıyor. Uyanıyor ve bakıyoruz ki bizi küçük sicimlerle, düştüğümüz yere bağlamışlar. Üzerinizde cüceler dans ediyor. O küçük bağların ve cücelerin aslında hiçbiri bizi orada tutacak kadar güçlü değil ama hepsi bir araya geldiğinde yerden kalkmanıza engel oluyor. Alışkanlıklar, günlük rutin işler, elektrik faturası, su faturası, randevular vs… Bu bağlardan kopabilmeyi denemek, hep yapmak istediğim bir şeydi. Buna bir de bilimsel araştırma sosu ekledim."><img class="aligncenter size-full wp-image-1535" title="evsiz_590" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2012/01/evsiz_590.jpg" alt="" width="590" height="420" /></a></p>
<blockquote><p>Biz insanlar, cüceler ülkesine düşmüş Gülliver gibiyiz. Bir sabah dalgalar bizi bir kıyıya atıyor. Uyanıyor ve bakıyoruz ki bizi küçük sicimlerle, düştüğümüz yere bağlamışlar. Üzerinizde cüceler dans ediyor. O küçük bağların ve cücelerin aslında hiçbiri bizi orada tutacak kadar güçlü değil ama hepsi bir araya geldiğinde yerden kalkmanıza engel oluyor. Alışkanlıklar, günlük rutin işler, elektrik faturası, su faturası, randevular vs… Bu bağlardan kopabilmeyi denemek, hep yapmak istediğim bir şeydi. Buna bir de bilimsel araştırma sosu ekledim.</p></blockquote>
<p>diyor İbrahim Altay. Genç adam Los Angeles’a sinema eğitimi almak için gelir ve bir gün, “evsiz” olup sokaklarda yaşamaya karar verir. Amerikan filmlerine aşinaysanız bir film saati süresi içinde rahatça okuyacağınız, sürükleyici biraz absürd ama Altay’ın söylediğine göre hepside gerçek olaylar. Orson Welles “<strong>Mutlu bir son istiyorsanız bu, hikayeyi nerede bitirdiğinize bağlı</strong>” demiş. Altay tam yerinde bitirmiş hikayeyi, kitap bir sayfa daha uzun olsaydı Altay’ı belkide kaybetmiş olacaktık.</p>
<p><a href="http://msadik.com/wp-content/uploads/2012/01/evsiz2_590.jpg" rel="lightbox[1531]" title="evsiz2_590"><img class="aligncenter size-full wp-image-1536" title="evsiz2_590" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2012/01/evsiz2_590.jpg" alt="" width="590" height="280" /></a><!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/ibrahim-altay-evsiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İbrahim Tenekeci &#8211; Kimsenin Kalbi</title>
		<link>http://msadik.com/ibrahim-tenekeci-kimsenin-kalbi.html</link>
		<comments>http://msadik.com/ibrahim-tenekeci-kimsenin-kalbi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 10:49:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okudum Bitti]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim tenekeci]]></category>
		<category><![CDATA[kimsenin kalbi]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=1527</guid>
		<description><![CDATA[denizin suyuna giden gemiler, uzunları yakmış geliyor kader…. Canının peşinden koşan insanlar Zincir çok kısa, yaşamak kadar. Gülleri güldüren hatır olmasa Bir ırmak niye akar? insanın içine insan sıkışmış…. araba tutuyor bile diyemez kamyona yüklenmiş giden koyunlar… Kuş kadar kaldı ömrüm, üzgünüm Derdim dururdum kendi kendime Bir yatağım olsa hergün akardım Akardım, durduk yere. herkes devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>denizin suyuna giden gemiler, uzunları yakmış geliyor kader….</strong></p>
<p>Canının peşinden koşan insanlar<br />
Zincir çok kısa, yaşamak kadar.<br />
Gülleri güldüren hatır olmasa<br />
Bir ırmak niye akar?</p>
<p><strong>insanın içine insan sıkışmış….</strong></p>
<p>araba tutuyor bile diyemez kamyona yüklenmiş giden koyunlar…</p>
<p><strong>Kuş kadar kaldı ömrüm, üzgünüm<br />
Derdim dururdum kendi kendime<br />
Bir yatağım olsa hergün akardım<br />
Akardım, durduk yere.</strong></p>
<p>herkes mahçuptur kalbine karşı;<br />
herkes mahçuptur kalbine karşı;<br />
herkes mahçuptur kalbine karşı;<br />
herkes mahçuptur kalbine karşı;<br />
herkes mahçuptur kalbine karşı;<br />
herkes mahçuptur kalbine karşı;<br />
herkes mahçuptur kalbine karşı;<br />
herkes mahçuptur kalbine karşı;<br />
herkes mahçuptur kalbine karşı;</p>
</div>
<p><!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/ibrahim-tenekeci-kimsenin-kalbi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burhan Sönmez &#8211; Masumlar</title>
		<link>http://msadik.com/burhan-sonmez-masumlar.html</link>
		<comments>http://msadik.com/burhan-sonmez-masumlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Jan 2012 22:50:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Okudum Bitti]]></category>
		<category><![CDATA[burhan sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[masumlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=1521</guid>
		<description><![CDATA[“Sır kitabı” taşıyan bir kadın, masum şiirlere inanır. Uykusuz bir adam, mezarlıklardan ve ölümün kıyısından geçerek hayata tutunmaya çalışır. Herkesin bir sırrı ve bir günahı vardır. Adamla kadın, bir gün kaderin kırık köprüsünde karşılaşırlar. Kadın “kitap falı” bakar, adam kendi kendine bozkır türküleri mırıldanır. Haymana Ovası’nda, Tahran’da ve Cambridge’te geçen hayatlar… Eski zamanların umudunu taşıyan devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>“Sır kitabı” taşıyan bir kadın, masum şiirlere inanır. Uykusuz bir adam, mezarlıklardan ve ölümün kıyısından geçerek hayata tutunmaya çalışır. Herkesin bir sırrı ve bir günahı vardır. Adamla kadın, bir gün kaderin kırık köprüsünde karşılaşırlar. Kadın “kitap falı” bakar, adam kendi kendine bozkır türküleri mırıldanır. Haymana Ovası’nda, Tahran’da ve Cambridge’te geçen hayatlar… Eski zamanların umudunu taşıyan bu romanda Burhan Sönmez, farklı rüzgârların savurduğu çok sayıda kahramanı usta bir incelikle bir araya getiriyor.</div>
<div>********************</div>
<div>Sus dinle rüzgar sana söylesin<br />
hangi rüya kolay bozulur ve<br />
Hangi rüyaya geridöner insan<br />
Sus dinle rüzgar sana söylesin<br />
Gül açar yel eser ince<br />
Leyli leyli sevdalı gence<br />
Bir ömür kuş kanadında kırık geçince<br />
Son nefeste insan neye hasret kalır<br />
Sus dinle rüzgar sana söylesin</div>
<div>************************</div>
<div>Günleri saymayı unutursa insan<br />
Ya çok mutludur ya da ölümü bekler mutsuzluktan<br />
Bir yağmur damlası kurtarabilir onu<br />
Veya birdost eliyle kalkıp gider hayat uyksundan</div>
<div>
************************</div>
<div>2011 yılının en beğendiğim kitaplarındandı. Sedat Simavi Edebiyat ödülüde kazandı. Başladığınız zaman bırakamayacaksınız. 160 sayfa bir çırpıda bitecek… Yaşlı bir bilge oturmuş size masallar anlatıyor gibi. Romanda bolca masal var ve devamlı bir masalın sonunu merak ediyorsunuz.</div>
<p><!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/burhan-sonmez-masumlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzakdoğu Sineması</title>
		<link>http://msadik.com/uzakdogu-sinemasi.html</link>
		<comments>http://msadik.com/uzakdogu-sinemasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2011 12:40:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim Sinemalarım]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Okudum Bitti]]></category>
		<category><![CDATA[uzakdoğu sineması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=1318</guid>
		<description><![CDATA[Kızılay Dost kitabevinden aldım kitabı. 100 sayfalık tadımlık güzel bir kitap. Aslında seri halinde çıkarmışlar. Alman, Latin Amerika, Rus ve Uzakdoğu Sineması olarak 4 tane kitap. İnternette yarım yamalak bilgiler edineceğime alırım kitabını okurum dedim. 6 tl fiyatı var. Çin, Hong Kong, Kore, Japon ve Vietnam sineması olarak bölümlendirilmiş. Festivaller, ödüller, filmler ve yönetmenler hakkında devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kızılay Dost kitabevinden aldım kitabı. 100 sayfalık tadımlık güzel bir kitap. Aslında seri halinde çıkarmışlar. Alman, Latin Amerika, Rus ve Uzakdoğu Sineması olarak 4 tane kitap. İnternette yarım yamalak bilgiler edineceğime alırım kitabını okurum dedim. 6 tl fiyatı var. Çin, Hong Kong, Kore, Japon ve Vietnam sineması olarak bölümlendirilmiş. Festivaller, ödüller, filmler ve yönetmenler hakkında da bilgiler var. Aslında bana sadece Kore sinemasını anlatan bir kitap lazım.  En sevdiğim ülke sinemalarının başında Kore sineması geliyor. Kitap Başkayerler yayınevinden çıkmış ve yazarı Rıza Oylum. Bu arada kapaktaki film Kore sinemasının en iyi filmi OldBoy&#8217;a ait.</p>
<p>&nbsp;<!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/uzakdogu-sinemasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mustafa Kutlu Güzeldir</title>
		<link>http://msadik.com/mustafa-kutlu-guzeldir.html</link>
		<comments>http://msadik.com/mustafa-kutlu-guzeldir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jul 2011 11:34:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Altı Çizili Satırlar]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Okudum Bitti]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa kutlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=1103</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/mustafa-kutlu-guzeldir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kapını aç</title>
		<link>http://msadik.com/kapini-ac.html</link>
		<comments>http://msadik.com/kapini-ac.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jun 2011 09:02:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Altı Çizili Satırlar]]></category>
		<category><![CDATA[Okudum Bitti]]></category>
		<category><![CDATA[samiha ayverdi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/kapini-ac.html</guid>
		<description><![CDATA[Kapını aç, kapını aç.. Sana geldim, kapını aç&#8230; Bu dünyâdan, aldım boyum ölçüsünü&#8230; Ezel ebed arasında, nice eyyam gezip tozdum&#8230; Sığamadım dü âleme, sana geldim, kapını aç&#8230; Yoldaşım var, çift kişiyim, günah benden hiç ayrılmaz&#8230; Tek değilsem n&#8217;olur sanki? Yer gök sığmış o kapıya&#8230; Bizi de al, kapını aç, kapını aç, kapını aç&#8230; Samiha Ayverdi devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kapını aç, kapını aç.. Sana geldim, kapını aç&#8230;<br />
Bu dünyâdan, aldım boyum ölçüsünü&#8230;<br />
Ezel ebed arasında, nice eyyam gezip tozdum&#8230;<br />
Sığamadım dü âleme, sana geldim, kapını aç&#8230;<br />
Yoldaşım var, çift kişiyim, günah benden hiç ayrılmaz&#8230;<br />
Tek değilsem n&#8217;olur sanki? Yer gök sığmış o kapıya&#8230;<br />
Bizi de al, kapını aç, kapını aç, kapını aç&#8230;</p>
<p><strong>Samiha Ayverdi / Hancı / S.14</strong><!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/kapini-ac.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İyiler ilk görüşte tanınmaz</title>
		<link>http://msadik.com/iyiler-ilk-goruste-taninmaz-2.html</link>
		<comments>http://msadik.com/iyiler-ilk-goruste-taninmaz-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Jun 2011 09:02:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Okudum Bitti]]></category>
		<category><![CDATA[emrah serbes]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/iyiler-ilk-goruste-taninmaz-2.html</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/iyiler-ilk-goruste-taninmaz-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bizim Büyük Çaresizliğimiz</title>
		<link>http://msadik.com/bizim-buyuk-caresizligimiz.html</link>
		<comments>http://msadik.com/bizim-buyuk-caresizligimiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 May 2011 17:20:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benim Sinemalarım]]></category>
		<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Okudum Bitti]]></category>
		<category><![CDATA[barış bıçakçı]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim yayınları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/bizim-buyuk-caresizligimiz-2.html</guid>
		<description><![CDATA[Sıkı bir dostluk… Aslında hikâye onların hikâyesi, Ender’in ve Çetin’in… Günün birinde hayatlarına bir genç kız girer. Şimdi düşünme, hatırlama ve kendini didikleme zamanıdır. “Nihal’e başından beri olduğumuzdan farklı göründük. Böyle gerekmişti. Koruyucu, kollayıcı, soğukkanlı, ne yapması gerektiğini bilen, Nihal düzgün yürüsün, üniversiteyi uzatmadan bitirsin, yaşadığı felaketten makul adımlarla uzaklaşsın diye asfalt döşeyen iki orta devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sıkı bir dostluk… Aslında hikâye onların hikâyesi, Ender’in ve Çetin’in… Günün birinde hayatlarına bir genç kız girer. Şimdi düşünme, hatırlama ve kendini didikleme zamanıdır.</p>
<p><em>“Nihal’e başından beri olduğumuzdan farklı göründük. Böyle gerekmişti. Koruyucu, kollayıcı, soğukkanlı, ne yapması gerektiğini bilen, Nihal düzgün yürüsün, üniversiteyi uzatmadan bitirsin, yaşadığı felaketten makul adımlarla uzaklaşsın diye asfalt döşeyen iki orta yaşlı, deneyimli erkek. Biri göbekli, diğeri kel.”</em></p>
<p>Barış Bıçakçı, bu çağa özgü lâf kalabalığından; dil, duygu, düşünce kirliliğinden paçalarına tek damla çamur bulaştırmadan çıkabilen, şaşırtıcı bir içışığı cömertçe yayan bir yazar. Nefes alır gibi, su içer gibi yazıyor.<span id="more-971"></span></p>
<p>1,5 yıllık kitabevi maceramda orayı çekilir kılan, sıkılmaz kılan tek şey belki de İletişim Yayınlarının kitaplarıydı. Sevdiğim kitapların çoğu bu yayınevinden çıkmıştı. Yeditepe İstanbul dizisinde Ali (Uğur Polat) Yusuf’un (Emre Kınay) Sazanların Tarihi kitabını İletişim yayınlarına götürür. Öyle bir hikaye sadece İletişim Yayınlarına yakışırdı. Orhan Pamuk’un ayrılmasıda yakıştı. Hasan Ali Topbaş, Barış Bıçakcı, Murat Menteş, Alper Canıgüz, Emrah Serbes, Cemil Meriç, Oğuz Atay en sevdiğim yazarlar bu yayınevinde.</p>
<p>Barış Bıçakcı ile ilk tanışmam Veciz Sözler kitabıyla oldu. Çok beğendim kitabı. Ondan sonra devamı geldi. Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra, Aramızdaki En Kısa Mesafe, Herkes Herkesle Dostmuş Gibi, Baharda Yine Geliriz… Ciddi ciddi bütün kitaplarını okumuşum. En sevdiğin yazarlar kim sorusuna Barış Bıçakcı cevabını vererek başlıyorum. Barış Bıçakcı hakkında pek bilgim yok. İnternette bir resmi bile yok. Ankara da ikamet ediyor.  Hakan Bıçakcı ile akrabalığı yok ama Sosyalist Cenan Bıçakcı ile bir akrabalığı olabilir diye düşünüyorum. Aslında böyle daha iyi. Bir yandanda insanın en sevdiği yazarının kime benzediğini nasıl biri olduğunu bilmemesi güzel bir durum.</p>
<p>Yönetmen Seyfi Teoman kitabın sinema filmini çekti. Başrolde İlker Aksum, Fatih Al ve Güneş Sayın rol alıyor. 15 Nisan’da sinemada izleyebileceğiz. Film hakkında daha sonra yazacam.</p>
<p>Bizim Büyük Çaresizliğimiz bir kaç alıntı yaparak bitireyim.</p>
<p><em><strong>benden okumak için kitap önermemi isteyenlerin kalbimi de istediklerini sanıyordum; hâlâ öyle!”</strong></em></p>
<p><em>“her şeyin geçip gittiğine, yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilir bizi? anılarımızı avuç dolusu su gibi her sabah yüzümüze çarpmanın işe yaramayacağına kim inandırabilir?”</em></p>
<p><strong><span style="color: #000080;"><em>N<span style="color: #000000;">ihal, daha doğrusu ona beslediğim yaşanmamaya mahkum aşk, beni bir erkeğe indirgemişti. İki yıl boyunca bütün sınıflandırmaları kadın ve erkek başlıkları altında yapmaya zorlamıştı. halbuki bulutlar da var, kediler de, her dem yeşil bitkiler, binlerce yıldır yeri değişmeyen taşlar, mutfakta bulaşıklar, kenarı kıvrılan kilimler, kar altında kalanlar, sınıflandırmalara tabi olmayanlar…. oysa ben, iki yıl boyunca, bir erkekten başka bir şey olamamıştım. aşkın insanı zenginleştirdiğini biliyorduk, fakirleştirdiğini de bilelim.</span></em></span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>sen yine kendini sevdin. Bense onu sevdim!</em></span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;"><em>Ortada iki erkek ve bir kadın varsa, edebiyat ve sinema başımıza taş yağdırır, kolla kendini!</em></span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Görüyorsun değil mi Çetin, üçbuçuk yaşındakiçocuk bile kendi deneyimlerinden bir yasa çıkarıyor! Başka türlü nefes alınmaz. Başka türlü yaşanmaz. Başka türlü aşk olmaz. Yaptıklarımızı olumlayan yasalar buluyoruz; sanırım aklımız böyle işliyor: Buyurgan iç huzurumuzun boynu bükük kölesi olarak.</em></span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;"><em>NİHAL VE BAŞKA HİÇBİR ŞEY</em></span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Uzaktakini çağırıyordu en uzaktakini.<br />
Mevsimlerin tekrar edemediği bir şeyi çağırıyordu,<br />
gelmesi mümkün olmayanı.<br />
Ve bir adım öne çıkıyordu mayıs.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Derindekini çağırıyordu, fırtınayı, tekneyi,</em><em><br />
yokluğu fark edilmeyeni.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>İyiliği çağırıyordu cücelerdeki, kamburlardaki,<br />
kendi içine kıvrılanı çağırıyordu<br />
gökadaların, çiçeklerin her şeryi içine alan sarmalını.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Parmağını ucuyla aşka dokunuyordu<br />
bir yıldızın ucuna dokunur gibi yanıp sönen.</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Yürüyordu sonra, birbirine açılan sokakların,<br />
meydanların, pazaryerlerinin ezberini bozuyordu:<br />
Darmadağınık bir şarkıydı,çağrısı.<br />
Yürüyordu koşuyordu kreşendo toz duman<br />
ne kadar eşlik etse de keman, dile gelmiyordu acısı </em></span></p>
<p><em><a href="../wp-content/uploads/2011/03/bbc2.jpg" rel="lightbox[971]" title="bbc2"><img class="aligncenter size-full wp-image-832" title="bbc2" src="../wp-content/uploads/2011/03/bbc2.jpg" alt="" width="333" height="500" /></a></em><!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/bizim-buyuk-caresizligimiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kim bilir, belki de ben bir güvercinim?</title>
		<link>http://msadik.com/kim-bilir-belki-de-ben-bir-guvercinim.html</link>
		<comments>http://msadik.com/kim-bilir-belki-de-ben-bir-guvercinim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Dec 2010 22:32:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okudum Bitti]]></category>
		<category><![CDATA[fatih altınöz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=722</guid>
		<description><![CDATA[Fatih Altınöz bir kaç kötü senaryo denemesinden sonra güzel bir kitapla karşımızda. Afilifilintalardaki banner&#8217;den görüp kitabı okumaya karar verdim. Murat Menteş&#8217;in de referansını unutmamak lazım. Gayet güzel eğlenceli komik ve tirajıkomik olaylar. İsmail abimizle de sıcak bir ortam kuruyorsunuz kitabı okurken. Yanlış düşünüyorsun, yuhh be ismail abi, içindeki sese başlatma ismail abi diyorsunuz. Kitap başladığı devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://msadik.com/wp-content/uploads/2010/12/kutsal-aile.jpg" rel="lightbox[722]" title="kutsal-aile"><img class="alignleft size-full wp-image-723" title="kutsal-aile" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2010/12/kutsal-aile.jpg" alt="" width="223" height="338" /></a>Fatih Altınöz bir kaç kötü senaryo denemesinden sonra güzel bir kitapla karşımızda. Afilifilintalardaki banner&#8217;den görüp kitabı okumaya karar verdim. Murat Menteş&#8217;in de referansını unutmamak lazım. Gayet güzel eğlenceli komik ve tirajıkomik olaylar. İsmail abimizle de sıcak bir ortam kuruyorsunuz kitabı okurken. Yanlış düşünüyorsun, yuhh be ismail abi, içindeki sese başlatma ismail abi diyorsunuz. Kitap başladığı gibi bitiyor. Bütün hikaye ismail abimizin kötü düşünceleri. İçindeki iki zıt kişiliğin kapışması. Kızılay Akçağ&#8217;dan aldım kitabı metroda okumaya başladım ve aynı günün akşamı sünnet düğünüyle kitabı bitirdim. Kitap bittiğinde İsmail abinin Üçün Birini almasıda hoşuma gitti..<span id="more-722"></span></p>
<p>&#8230;kadının yediklerini yemişim bende, içtiklerini içmişim. Dokuz ayımız beraber geçmiş. Şimdi Sor, mesela ıspanak sever nefret ederim; kereviz sever, tiksinirim; yer elması sever, kusarım; salep sever, ne zaman içsem midem tutar. Bu kadınla hayatımın bir döneminde beraber yemiş içmişiz. Kafa dengi olsa canım yanmaz. Seviyorum kendisini annem olduğu için yoksa işim olmaz. Metazori olmasa hayatta yiyip içeceğim biri değil. İç içe yaşamışız birbirimizden habersiz neredeyse bir yıl. O da bağırmış bende bağırmışım çıkarken. İkimizde haklıymışız bağırmakta; şimdi bakıyorum da. Temelli salmamış beni. Dayamış memeyi. O da metazori. Sanra bi büyüdüm abi, koydunsa bul da diyemiyorum tam dolu dolu. Tam gidemedim. GEzdim gene bi süre dizlerinin dibinde, ama aynı şeyleri yiyip içmeim bak.<!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/kim-bilir-belki-de-ben-bir-guvercinim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimi Sevsem Çıkmazı</title>
		<link>http://msadik.com/kimi-sevsem-cikmazi.html</link>
		<comments>http://msadik.com/kimi-sevsem-cikmazi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 17:47:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Sadık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okudum Bitti]]></category>
		<category><![CDATA[emrah serbes]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://msadik.com/?p=671</guid>
		<description><![CDATA[“Apartmanın girişindeki lambayı sen mi kırdın Bülent?” “Hangisini?” “Otomatik yanan, sensörlü lamba.” “Hayır.” “Komşu görmüş, yalan söyleme. Süpürge sapıyla kırmışsın dün gece.” Önüme baktım. “Neden kırdın?” Cevap yok. “Hasta mısın evladım? Söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle…” “Kırdımsa kırdım, ne olacak! Çok mu değerliymiş?” “Lamba senden değerli mi evladım, lambanın a&#8230; k&#8230;&#8230;yım, devamı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://msadik.com/wp-content/uploads/2010/06/mimo_stavbu_by_cahilus.jpg" rel="lightbox[671]" title="mimo_stavbu_by_cahilus"><img class="aligncenter size-full wp-image-819" title="mimo_stavbu_by_cahilus" src="http://msadik.com/wp-content/uploads/2010/06/mimo_stavbu_by_cahilus.jpg" alt="" width="800" height="622" /></a>“Apartmanın girişindeki lambayı sen mi kırdın Bülent?”<br />
“Hangisini?”<br />
“Otomatik yanan, sensörlü lamba.”<br />
“Hayır.”<br />
“Komşu görmüş, yalan söyleme. Süpürge sapıyla kırmışsın dün gece.”<br />
Önüme baktım.<br />
“Neden kırdın?”<br />
Cevap yok.<br />
“Hasta mısın evladım? Söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle…”<br />
“Kırdımsa kırdım, ne olacak! Çok mu değerliymiş?”<br />
“Lamba senden değerli mi evladım, lambanın a&#8230; k&#8230;&#8230;yım, lamba kim? Yöneticiye de dedim. Lambanızı s&#8230;yim, kaç paraysa veririz. Sen değerlisin benim için.”<br />
“Beni görünce yanmıyordu baba.”<br />
“Nasıl ya?”<br />
“Görmezden geliyordu, yanmıyordu. Kaç sefer yok saydı beni.”<br />
“E beni görünce de yanmıyordu bazen, böyle el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor.”<br />
“Hadi ya! Sahiden mi?”<br />
“Evet. Ucuzundan takmışlar. Bizimle bir alakası yok.”<br />
Babama sarıldım yıllar sonra.<!-- PHP 5.x --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://msadik.com/kimi-sevsem-cikmazi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

