Archive for the ‘Meşk Olsun’ Category

Senden bana zor bir miras, Bol çetrefil bol viraj

Posted by M. Sadık

Yeni TürküYeni Türkü’nün 1999 yılında çıkan “Yeni” albümünden sözleri Mete Özgencil’e müziği Derya Köroğlu’na ait olan güzelim şarkı. Lisedeyken Yeni Türkü’yü yeni yeni keşfettiğim zamanlarda dilime dolaşmıştı bu şarkı. Albüm çıkalı 11 yıl olmuş. Yeni Türkü’den 11 yıldır yeni albüm bekliyorum. Bakalım daha ne kadar bekliyeceğim…

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

(daha fazla…)

Roll Dergisi’nin Kapanma İhtimali Üzerine

Posted by M. Sadık

image

Öğrenciye Layık Olmak

Posted by M. Sadık

imageElimizde iki CD’niz var: 2001 tarihli “Buluşmalar” ve yeni yayınlanan “Karışık Düşünceler -Buluşmalar 2″. İlk “Buluşmalar”, hem Türk sanat müziği, hem halk müziği albümü, aynı zamanda flamenkoyla iç içe geçmiş, caza da yakın duran bir deneysellik barındırıyor.

Mutlu Torun: Evet, bu albümü satıcının hangi rafa koyacağına karar vermesi epeyce zor. (gülüyor) Bu albüm aslında Türk müziğiyle klasik Batı müziğinin, cazın ve flâmenkonun ayrı ayrı birleşmesi. Ama sadece Türk müziği de var içinde. Türkiye nasıl yaşıyorsa, benim gitar ve udla ilişkim de öyle. Doğuyla Batı arasında bir oraya bir buraya kayan vaziyette yaşıyoruz. Türkiye’nin müziği de böyle.

Nasıl karar verdiniz ilk kaydı yapmaya?

“Buluşmalar”, benim 60. doğum yılıma rastladı. O tarihten dört-beş yıl Önce Kalan Müzik’ten Hasan Saltık bana istediğim müziği yapabileceğimi söylemişti. Öylece kaldı o konuşma. Daha sonra İş Bankasıyla “Toska’dan Heybeli’ye” diye bir albüm yaptık. Erol Uras’ın söylediği Serdar Yalçın’ın düzenleyip piyano çaldığı. Ruhi Ayangil’in kanun, benim ud çaldığım bir albümdü. Aynı grupla bir de Tango Turko” albümü yaptık. Daha sonra İş Bankası’na kendi projemi önerdim, kabul ettiler. Kendileri çıkaramadıkları için yapımcılığı Kalan Müzik üstlendi. (daha fazla…)

Değirmenimden Türküler

Posted by M. Sadık

Öncelikle Kalan Müzik’e bi teşekkür etmek gerek. Maçkalı Hasan, Birol Topaloğlu, Kazım Koyuncu gibi başucu sanatçılarından sonra Fatih Yaşar, Şevval Sam, Marsis derken müzik arşivim bolca Karadeniz müziği albümü ile doldu.  Bunların arasında öyle bir albüm varki daha uzun süreler parçalarını ipod’umdan silinmeyeceğe benziyor. Albümdeki eserlerin çoğunu ilk defa dinledim. Karaduman, Başundaki Çemberun, Ninnay Gülüm ve albümdeki favori eser Megrel halk şarkısı olan, mızıka sesini ilk defa bir albüm kaydında dinlediğim Skan Maskvama şarkısı. (daha fazla…)

Rıhtıma varmayan ceset elbette hatırlanmaz

Posted by M. Sadık

Şehrin gürültüsü, hengamesi almış başını yürüyor. Gün geçmiyor ki devasa bir heyula gibi çöreklenmesin insanın boğazına. Metropol sıkıntısı, Batı’ya öykünen öyküleri andırıyor.

Ruh, huzura ve sükuna yelken açma yarışında ne yazıktır ki, hep mağlup oluyor. Büyükşehir, adamın ruhunu boğmak için var gücüyle çalışıyor. Büyükşehir çalışıyor, çalıştıkça çark gibi dönüyor ve kızgın dişlilerinin arasında bireyleri öğütüyor, kim olduklarını önemsemeden. Yutağa tutunan bir nefes gibi yaşam arzusu. Ne yutuluyor, ne aksırıkla kovulacak gibi. Baş ağrısının tetikçileri kol geziyor caddelerin taklı, ışıklı hengamesinde.

Hermann Hesse, yoldaşı Siddhartha Gautama’nın elinden tutup, diyar diyar gezdiriyor ve ruhun melodisini dinletiyordu, dinlendikleri ilk ağaç altında. Yaprakların seslerini işitmekle yetinmiyor, ağaçların arasında tozan nehrin uğultusundan dinlentiler çıkartıyordu. Bir orman sessizliğine bürünmüş, sonbahar yapraklarının hışırtısıyla yürütüyordu ahbabını.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

(daha fazla…)

Ege’nin karşı kıyısından aşk şarkıları

Posted by M. Sadık

Tamamı ’in bestelerinden oluşan Lonely Land, AJS Müzik tarafından yayınladı. Erkan Oğur, Halil Karaduman ve Ercan Irmak, enstrümanlarıyla albüme katkıda bulunan sanatçılar arasında yer alıyor.

Buzukinin ilk duyulduğunda insana neşeli gelen ama içinde yoğun duygular barındıran tiz sesi Yunan müziğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak sadece buzuki yoktur Anadolu coğrafyasının renkli kültürel dokusuyla beslenen Yunan müziğinin içinde. Bağlama, kanun, santur, gitar, ud ve kemanla kol kola ilerler buzukinin sesi. Christos Tsiamoulis

Yunan müziğinin en önemli besteci ve ud virtüözlerinden Christos Tsiamoulis, adını eski bir Yunan efsanesinden alan Ege’yi şarkılarıyla birleştiriyor. Perdesiz gitarıyla harikalar yaratan Erkan Oğur, kanun üstadı Halil Karaduman ve neyzen Ercan Irmak da bu birleştirme işinde Tsiamoulis’e enstrümanlarının gücüyle, yardım eden müzisyenler arasında. Yunanistan’ın en önemli kadın vokallerinden Lizeta Kalimeri’nin buğulu sesiyle tamamlanan müzikli şiirin içinden beyaz yelkenli gemiler geçiyor. Gemilerin içinde Yunan müziğini var eden renklerin ney, kanun, kopuz ve zurna gibi doğu enstrümanlarıyla birlikteliğinden meydana gelen armoni var.

2004 yılında, Yunanistan’da, Libra Müzik Şirketi tarafından yayınlanan ve tamamı Christos Tsiamoulis’in bestelerinden oluşan Lonely Land isimli albüm, geçen aylarda, AJS Müzik tarafından Türkiyeli sanatseverlere sunuldu. Albümde, sözleri Christos Tsiamoulis, Lizeta Kalimeri, Aris Apostolopoulos, Eleni Perinou, Ilias Katsoulis, Sophia Thomopoulou ve Yannis Tsourolous tarafından yazılan, birbirinden güzel ve etkileyici 14 aşk şarkısı yer alıyor. Müzik evrensel bir dildir ve anlatmak istediklerini seslerle anlatır herkese, o yüzden sözleri bilmediğiniz bir dilde yazılmış olsa da, etkileyici bu şarkılar. Lonely Land’daki eserler, Yunanca bilmeyenlere de aşkın barındırdığı her türlü rengi aktarma gücüne sahip. Ancak içinden beyaz yelkenliler geçen ve Ege’nin karşı kıyısından gelen şarkıları, anlamını bilerek dinlemek isteyenler için şarkı sözlerinin tercümeleri de eklenmiş albümün içindeki tanıtım kitapçığına.

TSIMOULIS’İN MÜZİĞİ • Bestecinin, vokallerin ve müzisyenlerin birlikteliğiyle derinleşen ve zenginleşen şarkılarda, Yunan müziğinin başta Hasapiko ve Zeybekiko olmak üzere birçok formunu bulmak mümkün. Bunun dışında, Bizans ve Anadolu müziklerinin etkileri de hissediliyor bazı eserlerde. Şarkılarının düzenlemelerini de kendisi yapan Christos Tsiamoulis’in muhteşem müzik bilgisi ve geleneksel Yunan halk müziğiyle ilişkisinin ona müziğini nasıl ney, klarnet, lir, ud ve kanunla bezeme yeteneği kazandırdığına hayranlık duyuyorsunuz. Müzik kendi ekseninde ilerliyor ve şarkılardan oluşan denizin içinde salınarak ilerleyen beyaz yelkenliler, kalbinizin derinliklerine doğru süzülmeye başlıyor. Tsiamoulis Ensemble

Sokrates Sinopoulos, Iraklis Vavatsikas, Manolis Pappos, Nikos Sidirokastritis, Vangelis Karipis, Sotiris Lemonidis, Halil Karaduman, Erkan Oğur ve Ercan Irmak, Tsimoulis’in müziğine hayat veren müzisyenler arasında ilk akla gelenler. Tsiamoulis ise ud, saz, bulgari, bağlama ve tar ile kendi eserlerinin yorumlanmasına katkıda bulunuyor.

Üçüncü sıradaki My Heart is a Catboat, albümde yer alan en etkileyici şarkılardan. Piyanonun çerçevesini çizdiği melodiyi Halil Karaduman kanunla zenginleştiriyor. Ardından Erkan Oğur’un gitarı, buzuki, keman, ud ve vurmalılarla el ele yürümeye başlıyor. Bir de Lizeta Kalimeri’nin insanda hüzün ve derinlik duygusu uyandıran sesi katılınca müziğe, sesler bir yaz yağmuru gibi yağmaya başlıyor üzerinize.

Kalimeri, albümün ikinci şarkısı Our First Kiss’i, Manolis Lidakis’le birlikte yorumlanmış. Altıncı sırada yer alan ve oryantal tınılar taşıyan Just Turn around My Heart ise yine Lidakis’in sesinde hayat buluyor.

 

Felsefeye dansla vücut veren usta: Maurice Béjart

Posted by M. Sadık

Dansçı/koreograf Maurice Bejart, 22 kasımda, Lozan’da mavi gözlerini hayata kapattı. Öyle bir dünya vatandaşına Fransız demeye dilim varmıyor ama Marsilya’da doğmuş, işte. Bejart’ın "tamamıyla tesadüf" dediği dans serüveninin, vücudunun zayıflığı  nedeniyle doktorunun dans dersi almasını önerdiği 14 yaşında başladığı söylenir. Oysa tarih daha eskidir. 1927′de Marsilya’da doğan Bejart’ın dansa ruh işlemesinin temeli filozof olan babası  Gaston Berger’in etkisiyle başlar. Babası gibi felsefe eğitimi alır. Daha sonra din değiştirerek Sufi olmasında bu felsefi etkinin rolü büyük olacaktır.

maurice bejart
(daha fazla…)

İşte Dünya Burada

Posted by M. Sadık

işte dünya burada aşkım,
başka yere koşmai toprak ve su
ama ateş ve berebarinde hava da burada.
Kaynaştılar ve ışıkla beraber karanlığa
tahammül etmek için, dansa başladılar.
Sebepler, yalanlar, seni oluşturdu ve aralarındaki aşklar süsler oluşturdu.
Teknende kürek çekmeye devam et,
kandini tamamıyla denizde bulursan,
kanat iste rüzgardan ve kurtarılacaksın.
Meyvesi olan ağaçlar dik, bulamazsan,
kaybedilen Aden için ağla ve hissedeceksin.

Erkan Oğur: Kopuz
Ercan Irmak: Ney
Iraklis Vavacikas: bayian
Hristos Cioamiolis: ud,rein,stick
Sokratis Sinopoulos: kemençe
Sotiris LEmonis: piano
Yiannis PApazahariakis: klasik gitar
Yiannis Plagianos: bas
Nikos Sidirokastritis: tumba

 

Nezih Uzel’den

Posted by M. Sadık

Kudsi Erguner ve Nezih Uzel
"Kudsi Erguner’in Paris’te oluşu ile geleneği oraya taşıdık. Kudsi o yıllarda mimarlık okuyordu. Ben de ara sıra Paris’e giderdim. Geceleri fazla dolaşmaz, bir yerlerde toplanıp eskilerin deyimi ile "esma surerdik". Sonunda konser vermek üzere sahneye çıktık, ne var ki etrafıma baktığımda hep tanıdık yüzlerle karşılaştım, sanki evde veya tekke’de gibiydik. Aradan 40 yıl geçti, ne o insanlar bizden ayrıldı, ne de biz onlardan ayrıldık, sonra sayıları arttı. Neden dinliyorlar hep merak ediyordum. Ama ben okuyunca, Kudsi de ney üfleyince iyi oluyor, Kudsi’den baska hiçbir Ney beni rahatlatmıyor. Bir ömür böyle geçti, belki birkaç yıl daha geçer. Sonra ben sağ ben selâmet. Biz gideriz, sesimiz size kalır. Kalın sağlıcakla."

Kıyıların ardı; kıyıların ardı’ndan kıyıların ardı’ndakiler…

Posted by M. Sadık

Sirlarumi SöyledumKıyıların Ardı

Söz-Müzik: Fatih Yaşar

Sirlarumi söyledum
Dağlara dumanlara
Ben yazarken ağladum
Okurken de sen ağla

Kalem ilen çizmişler
Sevduğumun kaşıni
Saklasun sisler benum
Gölerumun yaşini

Bu benum sevduğumi
İstanbule vermişler
Ha bu benum yazumi
Yarden ayri yazmışler

*bozo: lazcada “kız” anlamına gelen Bozomota’nın kısa söylenişi

 

  (daha fazla…)