Ara Güler ve Modernite

Posted by M. Sadık

Ara Güler çok kederli, bu İstanbul İstanbul değil diyor.

Moderniteyi hiç mi hiç onaylamıyor: Modernite fakirliktir diyor.

TRT 2’de yayınlanan Ustalarla Türkiye Defteri’nde Ara Güler’i izliyorum.

Öyle dertli ki İstanbul’un bu halinden: Rumelihisarı’nda bir sokak vardı diyor; fotoğraflar çekerdim o sokakta, yokuşlu, küçük, dar bir sokaktı, Arnavut kaldırımlı. O sokağa düşen yağmur bile hüzünlü düşerdi. Öyle bir sokaktı yani. Gittim aradım o sokağı orada, bulamadım, sokağı asfaltlamışlar, birkaç modern bina yapmışlar, yağmur oraya düştüğü zaman yağmur ağlıyor şimdi be…

İstanbul’un sokaklarında yürüyor Ara Güler, elinde fotoğraf makinesiyle, biraz kızgın adımları… Eski köprüde hayat vardı diye üzülüyor Galata Köprüsü için: Düşün ki kimler geçti o köprüden…

1948-50 yıllarında başlamış fotoğraf çekmeye Ara Güler, şimdi sokaklarda kompozisyon yapmak bile mümkün değil diye şikâyet ediyor, hiç tadı kalmadı İstanbul’un.

Röportajı verirken edası öyle ki, bizlerin de bazı şeylere kızmamızı istiyor adeta.
Doğrudur. İstanbullunun sahiplenmediği bir kent olarak İstanbul’u başkaları sahiplendi. Ara Güler’in bu kızgınlığı, aynı zamanda hepimizle ilgili ortak bir kefaret ödeme kızgınlığı olamaz mı acaba?

Ustalarla Türkiye Defteri, TRT’nin az sayıdaki düzgün yapımlarından biri. Konuyu grafik animasyon efektlere boğmayan, daha çok özünden yakalamaya çalışan iyi bir program.

Fotoğrafı tanık olarak gören bir fotoğraf sanatçısı o. Harran’a gittiğini, ufacık Harran’a bin iki yüz tane direk diken belediyeye çok kızdığını anlatıyor.

Türkiye’nin sahibi vatandaşların kendisidir diyor, iki lafın birinde. Bunun iyice bellenmesi gerektiğinde ısrarlı.
Ara Güler, bugün yaşayan az sayıdaki gerçek İstanbulludan biri. Ayrıca son birkaç Peralıdan biri aynı zamanda.Kızgın olmakta çok haklı.
Üç imparatorluğa başkentlik yapmış bu şehri bozuk para gibi harcayanlara çok kızgın. İstediği gibi fotoğraf çekemediği için çok üzgün. Yetkililerin duyarsızlığına çok kızgın.

 

 

 

Tags: , ,

This entry was posted on Cumartesi, Ağustos 30th, 2008 at 11:18 and is filed under Kopyala-Yapıştır. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Yorum Yazın