Samimî Türküler

Oğur ve Demircioğlu, Anadolu ezgilerini otantik yapılarını, anlamlarını ön plana çıkararak seslendiriyor. ”Eşkıya” filminin müziklerini yapan Erkan Oğur, film müziğinin ilgi görmesi üzerine İsmail Hakkı Demircioğlu’yla birlikte ”Gülün Kokusu Vardı” albümü kaydetmiş, iki yıl önce yayımlanan albüm müzik çevrelerinde takdirle karşılanmıştı. İki sanatçı geçen ay bu albümün devamı niteliğindeki ”Anadolu Beşik” adlı çalışmayı yayımladı.

Bu akşam ki konserde Oğur ve Demircioğlu, ağırlıklı olarak Doğu Anadolu türkülerini söyleyecek. Repertuarda Elazığ yöresinin az bilinen ”Ahçik” gibi türkülerinin yanı sıra, son yıllarda çok popüler olan ”Neden Geldim İstanbul’a” gibi eserler de yer alacak. Konserde Ege ve Karadeniz’den de türkülere yer verilecek.

Erkan Oğur, konserde küçük mekânlarda yakaladıkları yakın iletişimi, sıcaklığı yakalamaya çalışacaklarını söylüyor. ”Kendimizi mekânın taş atmosferinden soyutlayıp, evimizde, odamızda konuklarımızla söyleşiyormuş gibi içten, samimî bir üslûpla çalacağız. Düşündürücü, dinleyiciyi zaman içinde yolculuğa çıkaran bir konser olacak. Büyük bir şov olmayacak, içten söylenen türkülerle yaşayacağımız iki saatlik bir serüven olacağını söyleyebilirim sadece,” diyor.

Hürriyet © 1999

  devamını oku

Türküler Emin Ellerde

Türkiye’nin dünya çapındaki ünlü müzisyenlerinden olan Erkan Oğur, önümüzdeki günlerde yeni albümünü piyasaya çıkarıyor. İsmail Hakkı Demircioğlu’yla birlikte gerçekleştirdiği albümüne ”Gülün Kokusu Vardı” adını veren Oğur, türkü ağırlıklı bu çalışmasıyla çok ses getireceğe benziyor.

Uzun süredir hazırlıklarını sürdürdüğü albümünü sonunda piyasaya sürecek olan Oğur, türkülerin son yıllarda yıpratıldığını söyledi. Anadolu’nun zengin kültür hazinesinin korunması gerektiğini savunan sanatçı, ”Türküleri onlara kötülük yapmadan da kullanabiliriz” dedi. Artık türkülerde eski tatların yakalanamadığını söyleyen Oğur, albüme bu yüzden ”Gülün Kokusu Vardı” adını verdiğini belirtti. (daha fazla…)

Tags   devamını oku

Öğrenciye Layık Olmak

imageElimizde iki CD’niz var: 2001 tarihli “Buluşmalar” ve yeni yayınlanan “Karışık Düşünceler -Buluşmalar 2″. İlk “Buluşmalar”, hem Türk sanat müziği, hem halk müziği albümü, aynı zamanda flamenkoyla iç içe geçmiş, caza da yakın duran bir deneysellik barındırıyor.

Mutlu Torun: Evet, bu albümü satıcının hangi rafa koyacağına karar vermesi epeyce zor. (gülüyor) Bu albüm aslında Türk müziğiyle klasik Batı müziğinin, cazın ve flâmenkonun ayrı ayrı birleşmesi. Ama sadece Türk müziği de var içinde. Türkiye nasıl yaşıyorsa, benim gitar ve udla ilişkim de öyle. Doğuyla Batı arasında bir oraya bir buraya kayan vaziyette yaşıyoruz. Türkiye’nin müziği de böyle.

Nasıl karar verdiniz ilk kaydı yapmaya?

“Buluşmalar”, benim 60. doğum yılıma rastladı. O tarihten dört-beş yıl Önce Kalan Müzik’ten Hasan Saltık bana istediğim müziği yapabileceğimi söylemişti. Öylece kaldı o konuşma. Daha sonra İş Bankasıyla “Toska’dan Heybeli’ye” diye bir albüm yaptık. Erol Uras’ın söylediği Serdar Yalçın’ın düzenleyip piyano çaldığı. Ruhi Ayangil’in kanun, benim ud çaldığım bir albümdü. Aynı grupla bir de Tango Turko” albümü yaptık. Daha sonra İş Bankası’na kendi projemi önerdim, kabul ettiler. Kendileri çıkaramadıkları için yapımcılığı Kalan Müzik üstlendi. (daha fazla…)

Tags   devamını oku

Herkesi yormak istiyorum

ibrahimtenekeci

Uzun zamandır şiir kitabı yayınlamayan şair İbrahim Tenekeci, Giderken Söylenmiştir adını verdiği kitapla okuyucularını selamladı. Birun Yayıncılık’tan çıkan kitap, şairin dört yılının mahsulü, kimisi epeyce uzun 20 şiirini biraraya getiriyor. Tenekeci ile son kitabını merkeze alarak şiiri, hal ve gidişatı, hayat ve ölümü konuştuk.

AHMET S. YASİN
Dört yıl aradan sonra şiir kitabı yayınladınız. Bu uzun bir süre değil mi? Ve dört yılda yirmi iki şiir az değil mi?

Dört yıl, genç şairler için uzun bir süredir. Fakat şiirini oturtmuş, üslubunu bulmuş, okuyucusunu oluşturmuş ve yerini garantilemiş bir şair için uzun bir süre değildir. Hatta kısa bir süredir.

Kitabın adı Giderken Söylenmiştir. Böyle bir kitap ismi karşısında, mutlaka şunu sormak gerek: Hayırdır, yolculuk mu var?

Siz bana yolcu olmayan birini gösterin, ben de sorunuza cevap vereyim…

Giderken Söylenmiştir’e baktığınızda, bunu diğer şiir kitaplarınızın üstüne koyduğunuzu söyleyebilir misiniz?

Bunu benim değil okuyucuların ve eleştirmenlerin söylemesi gerekir. Yine de ‘kişi ne yaptığını bilmeli’ sözünü siper alarak şunları söylemek istiyorum: Ben dört şiir kitabımı da üst üste koydum. En altta Üç Köpük, en üstte Giderken Söylenmiştir. Nasıl “iki günü eşit olan ziyanda ise” iki şiiri eşit olan da öyledir. (daha fazla…)

Tags   devamını oku

Yüksek Tabaka

ibrahim_tenekeci

Bildiğimiz uykulardan değil bu,
Arı görmemiş bal, kumasşız elbise,
Katilin yazdığı güven mektubu…
Aziz midir su, yüzme bilene?

Ölmez ömrüm varsa, gelirim sana.
Ateşin başına oturmuş, canın-
Düşüyor kadınlar  ve çocukların
Toz kondurmamak için toprağa.

Alnı açık bir bahar, evet, bu sensin
Yormaz seni sevgilinin dağları…
Uzak bir hatıra olan sevincin
Varsın bulamasın kimi dalları.

Kuşlar uyurken göğe yükselen,
Çağıracak çayırlar sadece seni!
Artıkyıl, hepimizin ömründen,
İkinci bitirdik, cihan harbini…

Der Yasin, Han Yunus, bazı milletler
Kasımın kaçı bugün, eski hesapla?
Selam vermeden geçiyor günler,
Bana bakmak düşüyor, bombalar sana!

Tags   devamını oku
Sayfa 4 & 41234