Rıhtıma varmayan ceset elbette hatırlanmaz

Şehrin gürültüsü, hengamesi almış başını yürüyor. Gün geçmiyor ki devasa bir heyula gibi çöreklenmesin insanın boğazına. Metropol sıkıntısı, Batı’ya öykünen öyküleri andırıyor.

Ruh, huzura ve sükuna yelken açma yarışında ne yazıktır ki, hep mağlup oluyor. Büyükşehir, adamın ruhunu boğmak için var gücüyle çalışıyor. Büyükşehir çalışıyor, çalıştıkça çark gibi dönüyor ve kızgın dişlilerinin arasında bireyleri öğütüyor, kim olduklarını önemsemeden. Yutağa tutunan bir nefes gibi yaşam arzusu. Ne yutuluyor, ne aksırıkla kovulacak gibi. Baş ağrısının tetikçileri kol geziyor caddelerin taklı, ışıklı hengamesinde.

Hermann Hesse, yoldaşı Siddhartha Gautama’nın elinden tutup, diyar diyar gezdiriyor ve ruhun melodisini dinletiyordu, dinlendikleri ilk ağaç altında. Yaprakların seslerini işitmekle yetinmiyor, ağaçların arasında tozan nehrin uğultusundan dinlentiler çıkartıyordu. Bir orman sessizliğine bürünmüş, sonbahar yapraklarının hışırtısıyla yürütüyordu ahbabını.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

(daha fazla…)

Tags   devamını oku