Rıhtıma varmayan ceset elbette hatırlanmaz
Posted by M. Sadık
Şehrin gürültüsü, hengamesi almış başını yürüyor. Gün geçmiyor ki devasa bir heyula gibi çöreklenmesin insanın boğazına. Metropol sıkıntısı, Batı’ya öykünen öyküleri andırıyor.
Ruh, huzura ve sükuna yelken açma yarışında ne yazıktır ki, hep mağlup oluyor. Büyükşehir, adamın ruhunu boğmak için var gücüyle çalışıyor. Büyükşehir çalışıyor, çalıştıkça çark gibi dönüyor ve kızgın dişlilerinin arasında bireyleri öğütüyor, kim olduklarını önemsemeden. Yutağa tutunan bir nefes gibi yaşam arzusu. Ne yutuluyor, ne aksırıkla kovulacak gibi. Baş ağrısının tetikçileri kol geziyor caddelerin taklı, ışıklı hengamesinde.
Hermann Hesse, yoldaşı Siddhartha Gautama’nın elinden tutup, diyar diyar gezdiriyor ve ruhun melodisini dinletiyordu, dinlendikleri ilk ağaç altında. Yaprakların seslerini işitmekle yetinmiyor, ağaçların arasında tozan nehrin uğultusundan dinlentiler çıkartıyordu. Bir orman sessizliğine bürünmüş, sonbahar yapraklarının hışırtısıyla yürütüyordu ahbabını.
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
Aşkı konuşmak kolay da, onu olmak zor. Âşık olmaktan söz etmiyorum, aşkı olmaktan ve oldurmaktan bahsediyorum. Aşkla kanatlanmaktan, âlemi yukarılardandan kalb gözüyle görebilmekten. ‘Kâh çıkarım gökyüzüne seyrederim âlemi/Kah inerim yeryüzüne seyreder âlem beni’. Aşk varlığın merkezini değiştirir. Önceki varlık düzeyimizden bir boşluğa atılırız, oradan yeni bir dünyaya, yeni bir varoluşa kement atmak isteriz. Hiçbir şey artık eskisi gibi değildir ve etrafımızdaki dünya bir deprem geçirircesine sallanmaktadır. ‘Ballar balını buldum/ Kovanım yağma olsun’ der Yunus.
Ben, bu yaşta, böyle bir ödül almaktan memnunum. Beni bu ödülle onurlandıranlara teşekkür ederim. Bugünü benimle paylaşan dostlarım da sağolun.
Enzo Ferrari tutkuları için yaşayan bir efsaneydi. Zor günler geçirmiş, zor bir insan. 18 yaşında, hem babasını hem de kardeşini kaybetmiş, iki yıl sonra yakalandığı rahatsızlık nedeniyle ölümden dönmüş, sonraları yapmak istediği şeyi başardığında ise, çok sevdiği oğlunun ölümüne tanık olmuş ve hayata gözlerini yumuncaya kadar, her gün O’nun yasını tutmuş bir insan.

